(3402 S. K. m. 9)
Dava: Taraflar arasında kadastro tespitinden doğan dava sonucunda verilen hükmün Yargıtay'ca incelenmesi davalı hazine tarafından istenilmekle temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşılmakla dosya incelendi, dosyadaki belgeler okundu. Tetkik hakiminin açıklamaları dinlendi. Gereği görüşüldü:
Karar: Kadastro sırasında 131 ada 99 parsel sayılı 31104.23 m2 yüzölçümündeki taşınmaz aynı ada 45 parsele uygulanan tapu kayıt miktar fazlası olarak hazine adına tespit edilmiştir. Davacı Hüseyin tapu kaydına satın alma ve zilyetliğe dayanarak dava açmıştır. Mahkemece davanın kısmen kabulü ile Fen bilirkişisi 7.6.2002 tarihli rapor ve krokisinde B harfi ile gösterilen 1762.17 m2'lik kesimin tespit gibi hazine adına, aynı rapor ve krokide A harfi ile gösterilen 29342.06 m2'lik kesimin ise aynı adanın son parsel numarası ile davacı adına tapuya kayıt ve tesciline karar verilmiş, hüküm davalı hazine tarafından temyiz edilmiştir.
Hazinenin temyizi dava konusu 99 parsel sayılı taşınmazın haritasında kırmızı renklerle taralı 1762,17 m2 yüzölçümünde davacı taraf adına tescile karar verilen bölüm ile ilgili hükme yöneliktir. Dava konusu taşınmaz dava dışı 45 parsel sayılı taşınmaza revizyon gören tapu kaydının miktar fazlası olarak hazine adına tespit edilmiştir. Davacı taraf tapu kaydına, kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine ve satın almaya dayanmıştır. Dava niteliği dikkate alındığında davacı tarafın dayandığı tapu kaydının revizyon gördüğü dava dışı 45 parsel sayılı taşınmaza dıştan komşu taşınmazları bir arada gösterecek şekilde geniş kapsamlı birleşik harita kadastro müdürlüğünden getirtilmeli, bundan sonra 45 parsel sayılı taşınmaza dıştan komşu parsellerin tespit tutanağı ve dayanağı belgeler Tapu Sicil Müdürlüğünden istenilmeli, tutanak bilirkişileri hazır olduğu halde yöreyi iyi bilen elverdiğince yaşlı, yerel ve uzman bilirkişi hazır olduğu halde dava konusu taşınmaz başında yeniden keşif yapılmalı, davacı tarafın dayandığı tapu kaydı revizyon gördüğü dava dışı 45 parsel sayılı taşınmaz göz önüne alınarak yöntemine uygun şekilde yerine uygulanmalı, kayıtlarda tarif edilen sınır yerleri yerel bilirkişiye açıklattırılmalı, uzman bilirkişiye düzenleyeceği haritada işaret ettirilmeli, bilinmeyen sınırlar hakkında taraflara tanık dinletme olanağı sağlanmalı, tapu kaydının uygulamasına ilişkin bilirkişi ve tanık sözleri, komşu parsellerin tespit tutanağı ve dayanağı kayıtlarla denetlenmeli, tapu kaydının dava konusu taşınmazı kapsamadığının belirlenmesi halinde hükme dayanak yapılan keşifte dinlenen bilirkişi ve tanık sözleri ile tespit tutanağı bilirkişilerinin beyanlarının birbirine aykırı olduğu dikkate alınarak tutanak bilirkişileri taşınmaz başında ayrı ayrı dinlenilmeli, bu aykırılık giderilmeli, uzman bilirkişiden keşfi izlemeye, bilirkişi sözlerini denetlemeye imkan verecek şekilde ayrıntılı gerekçeli rapor alınmalı, bundan sonra toplanan ve toplanacak tüm deliller birlikte değerlendirilerek sonucuna uygun bir karar verilmelidir.
Sonuç: Mahkemece bu olgular gözardı edilerek yazılı şekilde hüküm kurulması isabetsiz, davalı hazinenin temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde görüldüğünden kabulü ile hükmün BOZULMASINA, 18.09.2003 gününde oybirliği ile karar verildi.(¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy