(3561 S. K. m. 2) (1086 S. K. m. 94/2) (492 S. K. m. 13)
Mülkiyetin tespiti istemiyle açılan davada mahkemece verilen karar davalılar tarafından incelenmesi istenilmekle temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşılmakla dosya incelendi. Dosyadaki belgeler okundu. Tetkik hakiminin açıklamaları dinlendi. Gereği görüşüldü.
Davacı MB izale-i şüyu davası açtığını, 2914 ada 28 parsel üzerinde bulunan binanın kendisine ait olduğuna itiraz edildiğini bu nedenle 28 nolu parsel üzerindeki binanın kendisine ait olduğunun tespiti için dava açmıştır. Mahkemece davanın kabulü ile 2914 ada 28 nolu parsel üzerindeki binanın davacıya aidiyetine, davacı tarafından yapıldığının tespitine karar verilmiş, hüküm davalılar tarafından temyiz edilmiştir.
Davalıların temyiz itirazları harç, masraf ve ücreti vekalete ilişkindir. Kural olarak davaya sebebiyet vermeyen taraflara, bir başka deyişle yasal hasım aleyhine masraf ve ücreti vekalet yüklenemez. Olayımızda İstanbul Vakıflar Bölge Müdürlüğü'nce verilen cevap layihasında mülkiyet iddiasında bulunulmadığı da belirtilmiştir. HUMK'un 94/2 maddesi uyarınca ilk oturumda adı geçen idare tarafından dava kabul edildiğine göre, davalıdan harç ve yargılama masrafı alınamayacağı kuşkusuzdur. Kayyımla ilgili olarak gerek yukarıdaki gerekçeye ve gerekse 3561 sayılı yasa ve harçlar kanununun 13/J maddesi gereğince kayyım harçtan muaftır. Hal böyle olunca harç ve mahkeme masraflarının davacı uhdesinde bırakılmasına karar verilmesi ve davacı taraf yararına ücreti vekâlete hükmedilmemesi gerekir. Mahkemece aksine düşünceyle bu yolda karar verilmiş olması isabetsizdir. Bu nedenlerle davalıların temyiz itirazları yerinde olup kabulü gerekmiştir. Ne var ki, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmeyeceğinden hüküm fıkrasının 2, 3 ve 4 numaralı bentlerinde yazılı "216.000.000.-TL hüküm harcından peşin alınan 54.000.000.-TL harcın mahsubu ile bakiye 162.000.000.-TL harcın davalılardan tahsiline, -davacı tarafından yapılan 200.000.000.- lira yargılama giderinin davalılardan tahsili ile davacıya ödenmesine, -takdiren 380.000.000.- lira nispi vekalet ücretinin davalılardan tahsili ile davacıya ödenmesine" sözlerinin hükümden çıkartılmasına, yerine "peşin harcın mahsubu ile bakiye 162.000.000.-TL harcın davacıdan tahsiline, -Yargılama giderlerinin davacı taraf uhdesinde bırakılmasına, -davalılarca davaya sebebiyet verilmediğinden davacı taraf yararına vekalet ücreti takdirine yer olmadığına" sözlerinin yazılmasına, hükmün düzeltilen bu şekli ile ONANMASINA -davalı Vakıf tarafından yatırılan temyiz harcının talep halinde iadesine, 29.09.2003 gününde oyçokluğu ile karar verildi.
KARŞI OY YAZISI
Ortaklığın giderilmesi davasında 16.7.2002 tarihli oturumda kayyım vekili dava konusu binanın davacıya ait olmadığını bildirmiş, mülkiyetin tespiti davası açmasını istemiştir. Bu durumda kayyım vekili bu davanın açılmasına açıkça neden olmuş ve bu davanın görülmesi sırasında hiçbir oturumda davayı kabul etmemiştir. Davalı Vakıflar vekili ortaklığın giderilmesi davasında binanın davacıya ait olduğunu açıkça kabul etmemiş, bu davanın görülmesi sırasında 28.11.2002 tarihli oturumda davanın reddine karar verilmesini istemiştir. Davaya açıkça kabul ettiğine dair hiçbir beyanı olmamıştır. Bu durum karşısında yargılama gideri ve vekalet ücretinin davalılara yükletilmesinde isabetsizlik bulunmamaktadır. Açıklanan nedenlerle hükmün onanmasına karar verilmesi gerekir. Kaldı ki, çoğunluk tarafından yargılama gideri ve vekâlet ücreti hakkındaki hüküm fıkraları kaldırılmak suretiyle hükmün düzeltilerek onanmasına karar verilmiş ise de bu görüşte de isabet bulunmamaktadır. Bu aşamada çoğunluğun hükmün bozulmasına karar vermesi gerekir. Zira kararla hakimin direnme olanağı ortadan kaldırılmış olmaktadır. Açıklanan nedenlerle çoğunluğun görüşüne katılmıyorum.
Full & Egal Universal Law Academy