(3402 S. K. m. 25)
Taraflar arasında kadastro tespitinden doğan dava sonucunda verilen hükmün Yargıtay' ca incelenmesi davalı Mustafa tarafından istenilmekle temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşılmakla dosya incelendi, dosyadaki belgeler okundu. Tetkik hakiminin açıklamaları dinlendi. Gereği görüşüldü:
Kadastro sırasında 2 parsel sayılı 12875 m2 ve 4 parsel sayılı 12500 m2 yüzölçümlerindeki taşınmazlar kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine ve bağışlamaya dayanılarak Hüseyin ve Cafer adlarına tespit edilmiştir. Kasım ve Üzdemir'in miras payına yönelik itirazlarının reddine, Mehmet'in mülkiyet hakkına dayalı itirazının feragat nedeniyle reddine, tespitin iptali ile tespit maliki Cafer'!n beyanına göre taşınmazların Mustafa adına tespitine karar verilmiştir. Itirazı reddedilen Kasım mirasçıları itiraz nedenine dayanarak dava açmışlar, yargılama sırasında Ebubekir ve paydaşları satın almaya dayanarak davaya katılmışlardır. Mahkemece "davacılardan kimlerin davasının kabulüne, hangi davacıların davalarının reddine karar verildiğinin ve taşınmazların kim ya da kimler adına tescile karar verildiğinin hüküm yerinde gösterilmesi" gereğine değinen Yargıtay bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonunda, katılan davacılar Ebubekir, Alaattin, Rıza, Hasan, Hüseyin, Mehmet Meter Hudo, Cemil, Vahyettin, Abdülkerim, Cimşit, Tahir, Hüseyin, Gefo 'nun davalarının kabulü ile 2 ve 4 parsel sayılı taşınmazların Ali, Hüseyin, Hasan, Ahmet, Mehmet, Meter, Hudo, Gefo, Kerim, Müşir, Ebubekir, Alaaddin, Cemil, Tahir, Memduh, Cimşit, Abdi, Vahyettin, Rıza Tufan ve Hüseyin adlarına iştirak mülkiyeti şeklinde tapuya tesciline, davacı Mehmet'in feragat nedeniyle reddine, davacı Kasım ve mirasçılarının davasının reddine, katılan davacılar Mehmet, Sulhattin, Tufan, Mehmet, Beşir, Yunus, Ömer, Şakir, İsmail, Hamit'in davalarının reddine karar verilmiş; hüküm davalı Mustafa tarafından temyiz edilmiştir.
Mahkemece dava konusu taşınmaz Hüseyin ve Cafer tarafından dosya arasında mevcut bulunan 1955 tarihli noter senedi ile davacılar tarafından satın alındığı gerekçe gösterilmek suretiyle hüküm kurulmuştur. Dava konusu taşınmazların kadastro tespit tarihleri 1954 yılıdır. Davacı taraf 1955 yılında satın aldığını ileri sürerek 1955 tarihli noterden tanzimli satış senedine dayanmıştır. Bu durumda davacı tarafın talebi tespit gününden sonraki satın almaya dayanmaktadır. Diğer bir anlatımla dava tespit tarihinden sonra doğan hakka yöneliktir. Tespit tarihinden sonra doğan hak ve çekişmelere kadastro mahkemesince bakılamaz. Hal böyle olunca davanın görev yönünden reddine, tutanak ve asıllarının tapu idaresine örneklerinin ilgili asliye hukuk mahkemesine gönderilmesine karar verilmesi gerekirken bu konuda yanılgıya düşülerek yazılı biçimde karar verilmesi isabetsiz, davalı tarafın bu nedenlerle yerinde olan temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, 06.10.2003 gününde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy