(1086 S. K. m. 237)
Dava: Mülkiyetin tespiti istemiyle açılan davada mahkemece verilen kararın incelenmesi hüküm davalılar kayyumu defterdar Sıtkı adına hazine vekili tarafından istenilmekle temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşılmakla dosya incelendi. Dosyadaki belgeler okundu. Tetkik Hakiminin açıklamaları dinlendi. Gereği görüşüldü:
Karar: Davacılar O.Hayati , A. Necati , Hatice 46 ada 5 parselde davalılarla müşterek malik olduklarını, davacı Hayati'nin taşınmaz üzerinde harap ve yıkılmak üzere olan evde tamirat yaptığını bu tamiratla taşınmazın çok fazla değer kazandığını T 2.Asliye Hukuk Mahkemesinin 2000/542 esas ve 2001/315 karar sayılı dava dosyasında bu hususun subut bulduğunu satış veya başka bir şekilde ortaklığın giderilmesi halinde diğer hissedarların tamirat bedeli kadar sebepsiz zenginleşeceklerini öne sürerek taşınmaza yaptırılan tamirat ile ek inşaatların bedeli ile bunun taşınmazın değerindeki artış oranının saptanması istemiyle Hatice, Atike, Sıdıka, Hüseyin, Fatma, Ziya, Emine, Gülsüm, Abdullah adına kayyım Sıtkı aleyhine dava açmışlardır. Mahkemece davanın kabulü ile 46 ada 5 parselde tapuya kayıtlı taşınmazın üzerindeki binanın tamirattan önceki eski değerinin 2.227.500.000 TL, binanın tamirat neticesi bugünkü değerinin 6.682.500.000 TL sonuç olarak tamirat neticesi binada meydana gelen değer artış bedelinin ise 4.455.000.000 TL olduğunun tespitine karar verilmiş; hüküm davalılar kayyumu defterdar Sıtkı adına hazine vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, tarafların paydaş bulundukları taşınmaz üzerindeki yapının tamiratı nedeni ile meydana gelen değer artışı oranının tespitine ilişkindir. Daha önce taraflar arasında görülen mülkiyetin aidiyetinin tespiti davasıyla binanın paydaşlara ait olduğu kesinleşmiştir. Henüz taraflar arasında görülmekte olan ortaklığın giderilmesi davası bulunmamaktadır. Kural olarak eda davası ile istenebilecek konuda tespit davası açılamaz. Diğer bir ifade ile davacının taşınmazın üzerindeki binanın tamiratı nedeniyle yaptığı masrafları diğer paydaşlardan, payları oranında bir eda davası ile isteyebileceğinden bu davada da binanın değerindeki artış mahkemece araştırılıp tespit olunacağından davacının bu davayı açmakta hukuki yararı bulunmamaktadır. Hukuki yarar davanın ön şartıdır. Mahkemece resen dikkate alınmalıdır. Bu nedenle davanın reddine karar verilmesi gerekirken yukarıda açıklandığı şekilde kabulüne karar verilmesi isabetsizdir.
Sonuç: Bu nedenle kayyumu temsilen hazine vekilinin temyiz itirazları yerinde görülmekle hükmün BOZULMASINA, 29.09.2003 gününde oybirliği ile karar verildi.(¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy