(3402 S. K. m. 14)
Dava: Taraflar arasında kadastro tespitinden doğan dava sonucunda verilen hükmün, Yargıtay'ca incelenmesi davacı Hazine tarafından istenilmekle, temyiz isteminin süresinde olduğu anlaşılmakla dosya incelendi, dosyadaki belgeler okundu, tetkik hakiminin açıklamaları dinlendi. Gereği görüşüldü:
Karar: Kadastro sırasında 122 ada 38 parsel sayılı 11800m2 yüzölçümündeki taşınmaz tapu kaydına dayanılarak Müslim ve müşterekleri adlarına tespit edilmiştir. Davacı Hazine tapu kaydı miktar fazlasının Hazine adına tescili gerektiğini ileri sürerek dava açmıştır. Mahkemece davanın reddine, çekişmeli parselin tespit maliklerinden bazılarının ölü olması nedeniyle yeniden hesaplanan payları oranında davalılar adına tesciline karar verilmiş; hüküm davacı Hazine tarafından temyiz edilmiştir.
Mahkemece dava konusu 38 parsel sayılı taşınmaza komşu olan 31 parsel sayılı taşınmaza revizyon gören tapu kaydının nizalı taşınmazı davalı kişi yeri olarak sınır gösterdiği böylece dava konusu taşınmaz yüzölçümünde tapu kaydı miktar fazlası bulunmadığı gerekçe gösterilmek suretiyle hüküm kurulmuştur. Ne var ki bu konuda mahkemece yapılan araştırma, inceleme ve uygulama hüküm vermeye yeterli değildir. Davacı hazine 38 parsel sayılı taşınmaza revizyon gören tapu kadının yüzölçümü fazlası olduğunu ileri sürerek dava açmıştır. Bu durumda kural olarak davalı tarafın tutunduğu ve 38 sayılı parsele revizyon gören 3.2.1940 tarih ve 90 numaralı tapu kaydının gereği gibi yerine uygulanması, sınırların sabit olup olmadığının belirlenmesi, değişir nitelikteki sınırları içermesi halinde tapu kaydı yüzölçümü fazlası üzerinde davalı taraf yararına zilyetlik koşullarının gerçekleşip gerçekleşmediğinin araştırılması gerekir. Diğer yönden Hazine tapu kaydı yüzölçümü fazlasına yönelik olarak dava açtığına göre tapu kaydının bu yere ait olduğunun kabulü gerekir. Yanlar arasındaki çekişme tapu kaydı yüzölçümü fazlasının bulunup bulunmadığı noktasında toplanmaktadır. Hal böyle olunca kadastro tespitine esas olan davalı tarafın tutunduğu 3.2.1940 tarih ve 90 numaralı tapu kaydının yöntemine uygun biçimde yerine uygulanması ayrıca anılan tapu kaydından Karayolları tarafından kamulaştırma yapıldığı ve kamulaştırma haritasının da dosya arasında mevcut bulunduğu anlaşılmış olmasına göre ayrıca var ise davalı tarafın tutunduğu tespite esas tapu kaydının iskanen oluştuğu da göz önünde tutularak krokisinin dahi bulunup bulunmadığı araştırılıp varsa getirtilip gereği gibi yerine uygulanıp kapsamının belli edilmesi tapu kaydı sınırlarında değişir nitelikteki sınırların bulunması halinde tapu kaydının yüzölçümüne değer verilmesi miktar fazlası var ise bu miktar fazlası üzerinde tespit gününe kadar davalı taraf yararına 3402 sayılı Kadastro Kanununun 14. maddesi hükmünde öngörülen taşınmaz edinme koşullarının gerçekleşip gerçekleşmediğinin araştırılması, az yukarıda belirtildiği gibi sınırların sabit olduğunun belirlenmesi halinde davanın reddine karar verilmesi gerekirken bu konularda yanılgıya düşülerek yazılı biçimde karar verilmesi isabetsizdir.
Sonuç: Hazinenin bu nedenlerle yerinde olan temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, 3.11.2003 gününde oybirliği ile karar verildi.(¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy