(3402 S. K. m. 13/B-b)
Dava: Taraflar arasında kadastro tespitinden doğan dava sonucunda verilen hükmün, Yargıtay'ca incelenmesi davacı İsmet tarafından istenilmekle, temyiz isteminin süresinde olduğu anlaşılmakla dosya incelendi, dosyadaki belgeler okundu, tetkik hakiminin açıklamaları dinlendi. Gereği görüşüldü:
Karar: Kadastro sırasında 131 ada 18 parsel sayılı 10532.64m2 yüzölçümündeki taşınmaz tapu kaydına, tapu dışı satın almaya, tapu dışı bağışlamaya, ifraza, paylaşmaya ve zilyetliğe dayanılarak davalı Hasan adına tespit edilmiştir. Davacı İsmet, aynı tapu kaydına, miras yolu ile gelen hakka dayanarak taşınmazın kendisi ve kardeşleri adına tescili istemi ile dava açmıştır. Mahkemece davanın reddine, taşınmazın davalı adına tapuya tesciline karar verilmiş, hüküm davacı İsmet tarafından temyiz edilmiştir.
Mahkemece dava konusu taşınmaz üzerinde davalı yararına taşınmaz edinme koşullarının gerçekleştiği gerekçe gösterilerek hüküm kurulmuş ise de yapılan inceleme, araştırma ve uygulama hüküm vermeye yeterli değildir. Kadastro tutanağında dava konusu taşınmazın 1970 yılında tapu maliki tarafından davalıya haricen satıldığı böylece tespit tarihine kadar 10 yılı aşkın sürenin dolduğu 24 yıla ulaştığı diğer bir anlatımla kadastro Kanununun 13/B-b maddesinde yazılı koşullarının davalı yararına gerçekleştiği yazılıdır. Dosyada bulunan 30.9.1985 tarihli senette ise bir taşınmazın Mehmet oğlu Mehmet tarafından davalı Hasan'a satıldığı yazılıdır. Ancak bu senette yazılı taşınmazın dava konusu taşınmaz olup olmadığı araştırılmamış davalıdan bu senede dayanıp dayanmadığı sorulmamış, bu senedin düzenlenmesinden önce arazi satışının yapılıp yapılmadığı senedin daha sonra düzenlenip düzenlenmediği böylece 3402 Sayılı Kanunun 13/B-b maddesinde yazılı koşulların davalı yararına gerçekleşip gerçekleşmediği tam olarak saptanmamıştır. Eksik soruşturma ile hüküm kurulamaz.
O halde tespit bilirkişileri yerel bilirkişi ve tarafların tanıkları birlikte dinlenerek ve davalıdan 30.9.1985 tarihli senede dayanıp dayanmadığı sorularak bu senette yazılı taşınmazın dava konusu taşınmaz olup olmadığı satışın hangi tarihte gerçekleştiği bu senedin satış tarihinden sonra mı düzenlendiği özellikle davalıya satışın kim tarafından yapıldığı açıklığa kavuşturulmalı, beyanlar arasında çelişki doğduğu takdirde giderilmeli, böylece tapu dışı satış koşullarının davalı yararına gerçekleşip gerçekleşmediği saptanmalı, toplanan ve toplanacak deliller birlikte değerlendirilerek sonucuna uygun karar verilmelidir.
Sonuç: Açıklandığı şekilde inceleme, araştırma ve uygulama yapılmaksızın hüküm kurulması isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenle yerinde görüldüğünden kabulü ile hükmün BOZULMASINA, 17.10.2003 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy