(3402 S. K. m.11, 25, 26) (1086 S. K. m.7)
Dava: Taraflar arasında kadastro tespitinden doğan dava sonucunda verilen hükmün, Yargıtay'ca incelenmesi davalı hazine tarafından istenilmekle, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşılmakla, dosya incelendi. Dosyadaki belgeler okundu. Tetkik hakiminin açıklamaları dinlendi, gereği görüşüldü:
Karar: Kadastro sırasında 112 ada 1 parsel sayılı 10765949,33 m2 yüzölçümündeki taşınmaz devletin hüküm ve tasarrufu altında bulunan yerlerden olduğundan söz edilerek ham toprak niteliğiyle hazine adına tespit edilmiştir. Davacı Nedim tapulu yerlerinin 112 ada 1 parsel içinde tespit edildiğini öne sürerek kendisi ve müşterekleri adına tescil istemiyle dava açmış, keşifte dava konusu yeri göstererek tapu kayıt miktarı 280 m2 ile davasını sınırlandırmıştır. Yine yargılama sırasında davacı Nedim diğer tapu kayıt malikleri Kazım, Nazım ve Naim 'e davaya dahil etmiş, kendilerine duruşma günü tebliğ edilmiş, duruşmaya gelmemişlerdir. Mahkemece davanın kabulüne, fenbilirkişinin rapor ve krokisinde A harfi ile gösterilen 280 m2'lik kısmın 112 ada 1 parselden ifrazı ile davacı Nedim ve paydaşları Kazım, Nazım, Naim adlarına payları oranında tapuya tesciline karar verilmiş, hüküm davalı hazine tarafından temyiz edilmiştir.
Davalı hazinenin temyizi teknik bilirkişi İbrahim in 8.7.2002 tarihli haritasında A harfi ile gösterilen ve 112 ada 1 parselin dışında, yol boşluğu niteliği ile kadastro dışı bırakılan taşınmazla ilgili hükme yöneliktir. Kural olarak kadastro dışı bırakma işlemi de bir kadastro işlemidir. İlgililer tespit gününde taşınmazın başında hazır bulunmak suretiyle yol niteliği ile kadastro dışı bırakılan taşınmaz hakkında tutanak düzenlettirmemişlerdir. Tutanağı düzenlenmeyen taşınmazlarla ilgili davaların kadastro mahkemesinde görülmesi olanaksız, genel mahkemede çözümlenmesi zorunludur. Görev kamu düzenine ilişkin olup yargılamanın her aşamasında istek olmasa bile mahkemece resen gözetilmesi gerekir. Bu olgular dikkate alınarak yol boşluğu ile ilgili açılmış bulunan bu davada, dava dilekçesinin görev yönünden reddine, usulün 27. maddesi uyarınca dava dosyasının görevli hukuk mahkemesine gönderilmesine karar verilmesi gerekirken işin esası hakkında hüküm kurulması isabetsizdir.
Sonuç: Bu nedenlerle hazinenin yerinde görülen temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, 3.11.2003 gününde oybirliği ile karar verildi.(¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy