(3402 S.K. m.14) (1086 S.K. m.151)
Dava: Taraflar arasında kadastro tespitinden doğan dava sonucunda verilen hükmün, Yargıtay'ca incelenmesi davacı Hazine ve davacı Ayşe Baran tarafından istenilmekle, temyiz isteminin süresinde olduğu anlaşılmakla dosya incelendi, dosyadaki belgeler okundu, tetkik hakiminin açıklamaları dinlendi. Gereği görüşüldü:
Karar: Kadastro sırasında 232 parsel sayılı 164250 m2 yüzölçümündeki taşınmaz tapu kaydına, tapu dışı satın almaya, miras yolu ile gelen hakka ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayanılarak Hazineye de pay verilmek suretiyle Huti oğulları ölü Ömer, Süleyman ve paydaşları ile Hüseyin Akaydın adına tespit edilmiştir. Kadastro komisyonunca Mehmet Özaydın ve Şevket Özaydın'ın itirazlarının kısmen kabulüne, Ayşe Baran ve paydaşları vekilinin itirazlarının reddine, taşınmazın Hazine payı iptal edilmek ve payları yeniden belirlenmek suretiyle ölü Ömer, Süleyman, Emin, Abdülhamit ile Arif Özaydın ve Hüseyin Akaydın adlarına tespitine karar verilmesi üzerine Ayşe Baran vergi kaydına, miras yolu ile gelen hakka, dayanarak, Hazine ise miktar fazlasının Hazineye ait olduğunu öne sürerek dava açmışlardır. Mahkemece davaların reddine, davalı tarafça yapılan pay bağışlamaları ve satışlar dikkate alınarak taşınmazın payları da gösterilmek suretiyle davalı taraf adına tapuya tesciline karar verilmiş; hüküm davacı Hazine ve davacı Ayşe Baran vekili tarafından temyiz edilmiştir.
1- Davacı Ayşe Baran vekili 10.3.1986 günlü oturumda davadan feragat etmiştir. Bu beyan usulün 151. maddesi uyarınca yöntemine uygun şekilde belgelendirilmiştir. Kural olarak feragat kabul gibi irade beyanları yöntemine uygun şekilde belgelendirilmiş olmak koşulu ile kesin hükmün bütün sonuçlarını doğurur. Feragattan dönmeyi haklı gösteren hukuksal bir neden ileri sürülmemiştir. Mahkemece bu olgu dikkate alınarak Ayşe Baran'ın davasının reddine karar verilmesinde bir isabetsizlik görülmediğinden, Ayşe Baran vekilinin temyiz itirazlarının reddi ile aleyhindeki hükmün ONANMASINA, peşin alınan ilam harcının mahsubu ile geriye kalan 2.220.000 lira harcın hükmü temyiz eden Ayşe Baran vekilinden alınmasına,
2- Davacı Hazinenin temyiz itirazlarına gelince: Mahkemece dava konusu taşınmazın tespite dayanak yapılan davalı tarafın dayandığı tapu kaydının değişmez nitelikteki sınırlarıyla kapsamında kaldığı gerekçe gösterilerek hüküm kurulmuş ise de yapılan araştırma, uygulama hüküm vermeye yeterli bulunmamaktadır. Dava konusu taşınmaz davacı-davalı hazine ile diğer davalılar adına paylı olarak tespit edilmiştir. İtiraz üzerine kadastro komisyonunca Hazineye ait pay davalılar adına tescil edilmiştir. Hazine tapu kaydı miktar fazlasına yönelik olarak aleyhindeki komisyon kararının tebliği üzerine, süresinde dava açmıştır. Kural olarak çoğun içinde azda vardır. Dayanılan tapu kaydı zilhicce 1278 daimi varak 28 sayılı sicilden gelen T.sani 1316 tarih, 179, 181 ve 183 sayılı pay tapu kayıtlarıdır. Pay tapu kayıtlarının niteliği ve içeriği dikkate alındığında 3/8 payın açıkta kaldığı anlaşılmaktadır. Ne varki, mahkemece açık kalan 3/8 pay üzerinde herhangi bir araştırma ve soruşturma yapılmamıştır. Öte yandan Hazine davasının miktar fazlasına yönelik olduğu dikkate alındığında tapu kaydında "tarikihas" olarak tarif edilen sınır yerinin sonradan sürülerek açıldığını yerel bilirkişi haber vermiştir. Hal böyle olunca kaydın oluştuğu gündeki "tarikihas" sınırının belirlenmesi zorunludur. Öte yandan tapu kayıtlarında yüzölçümler de farklıdır. Gelen kayıt örneğinin birinde yüzölçüm 24 dönüm, diğerinde 32 dönüm yazılmıştır. Mahkemece bu farklılığın neden ileri geldiği, haklı hukuksal bir nedene dayanıp dayanmadığı da araştırılmamıştır. O halde sağlıklı bir sonuca varılabilmesi için davalıların dayandığı tespite dayanak yapılan tapu kaydı ilk oluştuğu günden itibaren oluşma nedenleri ve tüm paylar açıkta kalmayacak şekilde Tapu Kadastro Genel Müdürlüğü ve yerel Tapu Sicil Müdürlüğünden getirtilmeli, açıkta kalan 3/8 pay üzerinde gerektiğinde siciller üzerinde uzman bilirkişi araştırması yapılmalı, 3/8 payın akibeti belirlenmeli, bilirkişi incelemesi yapılırken kayıtlarda meydana gelen yüzölçüm farklılığının neden ileri geldiği açıklığa kavuşturulmalı, haklı hukuksal bir nedene dayanıp dayanmadığı belirlenmeli, açıkta kalan 3/8 payın kime yada kimlere ait olduğu belirlenemediği takdirde Hazinenin yasal mirasçı olup olmadığı üzerinde durulmalı, ayrıca açıkta kalan 3/8 payın hukuksal değerini yitirip yitirmediği yönü incelenmeli, bundan sonra taşınmaz başında keşif yapılarak yerel bilirkişi yardımı, uzman bilirkişi eliyle dayanılan tapu kaydı yerine uygulanmalı, kaydın oluştuğu gündeki "tarikihas" sınırı duraksamasız saptanmalı, yerel bilirkişice bu sınır yeri bilinemediği takdirde taraflara tanık dinletme olanağı sağlanmalı, kayıtlarda tarif edilen sınır yerleri uzman bilirkişiye düzenlettirilecek haritada işaret ettirilmeli, komşu parsellerin tespit tutanağı ve dayanağı belgeler davalı iseler dava dosyası getirtilerek tapu kaydının uygulamasına ilişkin bilirkişi ve tanık sözleri denetlenmeli, uzman bilirkişiden keşfi izlemeye, bilirkişi sözlerini denetlemeye elverişli ayrıntılı, gerekçeli rapor alınmalı, "tarikihas" sınırı kesin olarak saptanamadığı takdirde kaydın bir sınırı açık kaldığından yüzölçümü ile geçerli olduğu düşünülmeli, miktar fazlası üzerinde zilyetliğin başlangıç günü, süresi, sürdürülüş biçimi hakkında yerel bilirkişi ve tanıklardan olaylara dayalı bilgi alınmalı, bundan sonra toplanan ve toplanacak tüm deliller birlikte değerlendirilerek sonucuna uygun bir karar verilmelidir.
Sonuç: Mahkemece böylesine bir araştırma ve soruşturma yapılmaksızın yazılı şekilde hüküm kurulması isabetsiz, davalı Hazinenin temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde görüldüğünden kabulü ile hükmün BOZULMASINA, 10.2.2004 gününde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy