(4721 S. K. m. 684)
Dava: Mülkiyetin tespiti istemiyle açılan davada mahkemece verilen kararın incelenmesi davalılardan F.Z.B. ve paydaşları vekili, Y.K. ve paydaşları vekili A.P. ve paydaşların vekili T.K.D. vekili tarafından istenilmekle temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşılmakla dosya incelendi. Dosyadaki belgeler okundu. Tetkik Hakiminin açıklamaları dinlendi. Gereği görüşüldü:
Karar: Davacılar H.S. ve paydaşları davalılarla müşterek paydaş oldukları 292 ada 47 parsel sayılı taşınmazın Sulh Hukuk Mahkemesinde izaleyi şüyu davasına konu olduğunu, üzerindeki evin, kömürlüğün su kuyusunun ağaçların kendilerine ait olduğunun tespitine fazlaya ilişkin taleplerinin saklı kalmak kaydıyla 30.000.000.000 TL'nin yasal faizi ile birlikte tahsiline karar verilmesini isteyerek dava açmışlardır. Mahkemece 292 ada 47 parsel sayılı taşınmaz üzerindeki muhtesatların mülkiyetlerinin davacılara ait olduğunun tespitine, 9.550.000.000 TL'nin dava tarihinden itibaren yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile hisseleri nispetinde davacılara verilmesine fazlaya ilişkin talebin reddine karar verilmiş; hüküm davalılardan F.Z.B. ve paydaşları vekili, Y.K., ve paydaşları vekili A.P. ve paydaşları vekili ve T.K.D. vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Davacı taraf dava konusu taşınmaz üzerinde bulunan ev, kömürlük, su kuyusu ve ağaçların miras bırakanları M.S. tarafından yaptırıldığını anılan muhtesatların mülkiyetinin kendilerine ait olduğunun tespit edilmesini ileri sürerek dava açmıştır. Dava konusu taşınmaz hakkında Sulh Hukuk Mahkemesinde ortaklığın giderilmesine ait açılan dava da derdest bulunmaktadır. Bu durumda davacı tarafın davayı açmakta hukuki yararı bulunduğu kuşkusuzdur. Bu durumda mahkemece sözü edilen taşınmaz üzerindeki ev, kömürlük, su kuyusu ve ağaçların davacı tarafın miras bırakanı M.S. tarafından yaptırılıp yaptırılmadığı cinsleri miktarları ve ihdas tarihleri belirlenmek suretiyle sözü edilen muhtesatların aidiyetlerine karar verilmesi gerekirken mahkemece bu konuda gerekli araştırma ve inceleme yapılmamıştır. Tapu kaydında malik olan bir bölüm kişilerin muhtesatın diğer tapu kayıt maliklerinden biri ya da bir kaçına ait olduğu yolundaki beyanlarının diğer kayıt maliklerini bağlamayacağı da tartışmasızdır. Hal böyle olunca ortaklığın giderilmesi davası da esas alınmak üzere sözü edilen muhtesatın davacıların miras bırakanı M.S. tarafından yaptırılıp yaptırılmadığı konusunda araştırma inceleme yapılmalı, bu konuda gerektiğinde bilirkişiden açıklamalı rapor alınmalı, taraflara bu konuda tanık bildirmeleri konusunda önel verilmeli ve yapılan araştırma sonunda muhtesatın kim tarafından yaptırıldığı kesin biçimde saptanmalı muhtesatların mülkiyetinin yaptıran kişiye ait olduğu yolunda karar oluşturulması gerekirken bu konuda yanılgıya düşülerek eksik, araştırma ile hüküm kurulması isabetsiz olduğu gibi kabule göre de taşınmaz üzerindeki muhtesatın davacı tarafa ait olduğunun tespitine ve ayrıca muhtesat bedellerinin de tahsiline karar verilmesi dahi isabetsiz,
Sonuç: Davalı tarafın bu nedenlerle yerinde olan temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, 6.11.2003 gününde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy