(4721 S. K. m.1025) (1086 S. K. m.151)
Dava: Kadastro tespitine dayalı olarak oluşan tapu kaydının iptali istemi ile açılan davada mahkemece verilen karar davacı tarafından incelenmesi istenilmekle, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşılmakla, dosya incelendi. Dosyadaki belgeler okundu. Tetkik hakiminin açıklamaları dinlendi, gereği görüşüldü:
Karar: Dava konusu 139 ada 15 parsel sayılı 29530 m2 , 14 parsel sayılı 4440 m2 yüzölçümündeki taşınmazlar tapu kaydı, taksim ve zilyetliğe dayanılarak davalı Ahmet adına tespit ve tescil edilmiştir. Davacı Dursun, davalı ile kardeş olduklarını, kadastro öncesinde bu taşınmazları birlikte satın almalarına rağmen kaydın sadece davalı adına yapıldığını ileri sürerek taşınmazların tapu kayıtlarının 1/2 hissesinin iptali ile adına tescili için dava açmıştır. Mahkemece davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacı tarafından temyiz edilmiştir.
Dava konusu taşınmazların kadastro tespitine esas olan tapu kayıtlarının kapsamında kaldığı konusunda yanlar arasında herhangi bir çekişme bulunmamaktadır. Yanlar arasındaki çekişme İnanç sözleşmesi gereğince davacı tarafın taşınmazlarda yarı payı olup olmadığı noktasında toplanmaktadır. 5.2.1947 tarih 20/6 sayılı içtihadı birleştirme kararı uyarınca İnançlı işlemler nedeniyle açılan tapu iptal ve tescil davasında yazılı belge veya yazılı belge başlangıcının mevcut bulunması gerekir. Davacı taraf böyle bir belgenin mevcut olmadığını, duruşma aşamasında H.U.M.K.'nun 151.maddesi gereğince tasdik edilen beyanı ile belirlenmiştir. Davacı taraf bu durumda davasını kanıtlayamamıştır. Mahkemece dosya içindeki mevcut maddi ve hukuki olgu ve bulgular da gözönünde tutularak yazılı biçimde karar verilmesinde herhangi bir isabetsizlik bulunmamaktadır.
Sonuç: Bu nedenlerle davacı tarafın yerinde olmayan temyiz itirazlarının reddi ile hükmün ONANMASINA, harç peşin alındığından yeniden alınmasına yer olmadığına, 13.11.2003 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy