(1086 S. K. m. 445)
Dava: Taraflar arasındaki dava sonucunda verilen hükmün, Yargıtay'ca duruşmalı olarak incelenmesi davalı Mehmet tarafından istenilmekle, duruşma için tebliğ edilen 18.11.2003 günü belirlenen saatte temyiz eden Mehmet vekili ve aleyhine temyiz istenenler Mustafa vekili, Turgay vekili geldiler. Gelenlerin huzuru ile duruşmaya başlandı. Duruşmada hazır bulunan tarafların sözlü açıklamaları dinlendi. Duruşmanın bittiği bildirildi. Tetkik hakiminin raporu okundu. Dosyadaki belgeler incelendi. Tetkik hakiminin açıklamaları dinlendi. Gereği görüşüldü:
Karar: Yargılamanın yenilenmesini isteyen Mustafa, B 3. Asliye hukuk Mahkemesinin 6.6.2000 tarih 2000/107-546 esas ve karar sayılı dosyanın davalısı Turgay aleyhine K 2. İcra Müdürlüğünün 999/2241 esas sayılı dosyası ile icra takibinde bulunduğunu, 565 parsel sayılı taşınmaz üzerinde 7 katlı binanın Turgay'a ait olduğunun belirlenerek haczedildiğini, haczin itirazsız kesinleştiğini satış için icra dosyasını incelediğinde borçlu Turgay 'ın alacaklıdan mal kaçırmak amacıyla davacı Mehmet'ın açtığı tespit davasını kabul edip kesinleştirdiklerini öğrendiğini, davanın alacağını tahsil hususunu doğrudan etkilediği halde kendisine ihbar yapılmadığını, borçlunun borcunu ödememek için hileli yollara başvurduğunu öne sürerek kesinleşen tespit kararının ortadan kaldırılmasını ve davacı Memet in davasının reddine karar verilmesini talep etmiştir. Davalı Turgay davaya konu binanın kendisine ait olduğunu bildirmiş, Mehmet ise davanın reddini savunmuştur. Mahkemece yargılamanın yenilenmesi davasının kabulüne, soğanlı mahallesi, 565 parsel sayılı taşınmaz üzerinde bulunan 7 katlı binanın davalı Turgay'a ait olduğu anlaşıldığından davacı Mehmet tarafından davalı Turgay aleyhine açılan mülkiyetin tespiti davasının reddine karar verilmiş, hüküm davalı Mehmet tarafından temyiz edilmiştir.
Davaya konu olan 565 parsel sayılı taşınmazda Turgay 'ın 3/144 paya, eşi Yurdagül ün 3/144 paya malik olduğu, bu payları 18.8.1995 tarihinde satın aldıkları, daha sonra ortaklar arasında yapılan fiili taksim ve özel parselasyon sonucu arsayı satan Bedri tarafından yaptırılan özel parselasyon krokisinde taşınmazın 16 parçaya bölündüğü 4 parsel sayısını alan 111.50m2 ve yol payı olan 49.50m2 toplam 165m2'lik bölümün Turgay'a, 120m2'lik alan 51m2 yol payı toplam 171m2'lik bölümün Yurdagül payına isabet ettiği daha sonra Turgay 'ın kendi payına düşen 4 özel parselasyon sayılı taşınmaz bölümü üzerinde davaya konu edilen toplam 7 katlı binayı kaçak olarak inşa ettiği, inşaat sırasında Belediye Encümeninin iki kez Turgay'a ceza kestiği ve bu cezanın Turgay'a tebliğ edildiği, itiraz etmediği ve bunun tarafından ödendiği, böylece 7 katlı binanın 4 parsel sayılı taşınmaz bölümü üzerinde bulunduğu ve Turgay'a ait olduğu kesinlik kazanmıştır. Mülkiyetin tespiti davasında Asliye 3.Hukuk Mahkemesinin 2000/107 esas sayılı dosyasında bilirkişiler tarafından düzenlenen 10.5.2000 tarihli harita ve raporda Turgay ve eşi Yurdagül ün parsel sayılarının ve yerlerinin ters olarak gösterildiği, bunun nedeninin de o davada davacı ile davayı kabul eden Turgay ın beyanlarına dayanılarak düzenlenmiş olmasından kaynakladığı anlaşılmıştır. Bu davanın davacısı Mustafa Turgay'dan alacaklı olup, icra takibine girişmiş, Turgay'a ait olan 565 parsel sayılı taşınmazdaki 4 sayılı özel parselasyon bölümü üzerindeki bina ile birlikte arsa payının satılmasını istemiş, bu amaçla taşınmazın bulunduğu icra müdürlüğüne talimat yazılmış, değer tespiti yapılmış ve bu hususlar kesinleşme aşamasında iken bu kez Yurdagül 3/144 payını Nurettin adlı kişiye satmış, Nurettin da bu satıştan kısa bir zaman sonra bu payı Mehmet'a satmıştır.
Diğer taraftan Turgay'da kendisine ait 3/144 payı Nurettin 'e vekaletname vererek bunun kanalıyla Turan'a satmıştır. Bu işlemler yapıldıktan sonra bu kez Mehmet ,Yurdagülün payını satın aldığı ve 7 katlı bina Yurdagül ün payı üzerinde olmadığı, Turgay ın payı üzerinde bulunduğu halde Turgay aleyhine mülkiyetin tespiti davası açmış, sadece Turgay 'ı davalı göstermiş ve Turgay bu davayı kabul ederek 7 katlı binanın kendi payı üzerinde bulunduğu hususunda 10.5.2000 tarihli rapor düzenlenmiş, mahkeme davalının kabulü gözönünde tutularak 7 katlı binanın Turgay'a ait taşınmaz bölümü üzerinde bulunduğuna karar vermiş ve bu karar temyiz edilmeksizin kesinleşmiştir.
Açıklanan duruma göre ortada hilenin varlığı tartışmasızdır. Zira Nurettin Yurdagül ün payını satın alıp, Mehmet'e sattığı halde Mehmet 7 katlı binanın Yurdagül 'e ait pay üzerinde bulunmadığını bildiği halde Turgay'la anlaşarak ve başka kimseyi davalı göstermeyerek mülkiyetin tespiti davası açmış ve Turgay'la anlaşmak suretiyle gerçeğe aykırı bir şekilde ve alacaklıdan mal kaçırmak amacıyla mülkiyetin tespiti davasını sonuçlandırmıştır. Bu aşamadan sonra icra takibi sırasında icra müdürünün yargılamanın yenilenmesi davasını açmak üzere Mustafa 'ya yetki vermesi usul ve kanunlara uygun olup, bu davada süresinde açılmıştır. Zira icra müdürlüğünce yapılan ve talimatla alınan değer tespiti işlemlerinden sonra mülkiyetin tespiti davasının açıldığını ve sonuçlandığını öğrenen Mustafa icra müdürlüğünden yetki alır almaz bu davayı açmıştır.
Bu nedenle bu davanın süresinde açıldığının kabulü gerekir. İcra müdürü bu yetkiyi verme yetkisini sahip olan makam olduğundan bu davayı açan kişinin daha önce açılan mülkiyetin tespiti davasında taraf olmaması sonuca etkili değildir. Bu nedenle dava açma ehliyetinin bulunduğunun kabulü gerekir. Açıklanan deliller karşısında ortada hilenin varlığı kuşkusuzdur. Nitekim tanık olarak dinlenen Yurdagül 7 katlı binanın kendi bölümü üzerinde olmadığını, eşi Turgay'a ait bölüm üzerinde bulunduğunu doğrulamış, davalı olarak dinlenen Turgay da bu beyana katılmış ve 7 katlı binanın kendisine ait özel parselasyon olan 4 sayılı bölüm üzerinde bulunduğunu ve kendisi tarafından yaptırıldığını bildirmiş, böylece daha önce Asliye Hukuk Mahkemesinde mülkiyetin tespiti davasında davayı kabul etme yönündeki beyanının gerçeğe uymadığını açıklamıştır. Mahkemece bu gerekçelerle Asliye 3.Hukuk Mahkemesinin 6.6.2000 günlü 2000/107-546 sayılı hükmünün iptal edilerek davacı Mehmet in davasının reddine karar verilmesinde bir isabetsizlik bulunmamaktadır.
Hükmü temyiz eden Mehmet 'in yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddi ile hükmün ONANMASINA, ilam harcı peşin alındığından yeniden alınmasına yer olmadığına,
Sonuç: Davacı vekili için takdir edilen 250.000.000 lira vekalet ücretinin davalı Mehmet 'den alınarak davacıya verilmesine, 18.11.2003 gününde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy