(3402 S. K. m. 13, 14)
Dava: Taraflar arasında kadastro tespitinden doğan dava sonucunda verilen hükmün, Yargıtay'ca incelenmesi davacı hazine ile davaya katılan Orman Genel Müdürlüğü tarafından istenilmekle, temyiz isteminin süresinde olduğu anlaşılmakla dosya incelendi. Dosyadaki belgeler okundu, Tetkik Hakiminin açıklamaları dinlendi. Gereği görüşüldü:
Karar: Kadastro sırasında 3299 parsel sayılı 1850,63 m2 yüzölçümündeki taşınmaz orman sayılmayan yerlerden olduğu halde 30.8.1975 tarihinde yapılan Kadastro çalışmaları sırasında orman tahdidi sınırları içerisinde kaldığı zannı ile tespitinin yapılmadığından söz edilerek tapu kaydına, satın almaya, paylaşmaya ve zilyetliğe dayanılarak davalı Mehmet ve Ebazer adına tespit edilmiştir. Davacı hazine yapılan bu ikinci tespitin geçersiz olduğunu ileri sürerek dava açmıştır. Dava sırasında da taşınmazın orman sayılan yerlerden olduğunu ileri sürerek Orman Genel Müdürlüğü da davaya katılmıştır. Mahkemece davanın reddine, taşınmazın davalı Ebuzer mirasçıları ile Mehmet adına tapuya tesciline karar verilmiş; hüküm davacı hazine ile davaya katılan Orman Genel Müdürlüğü tarafından temyiz edilmiştir.
Mahkemece dava konusu taşınmazların 1948 yılında yapılan ve kesinleşen orman tahdit sınırları dışında kaldığı davalı tarafın dayandığı tespite esas alınan tapu kaydının dava konusu taşınmazlara ait olduğu gerekçe gösterilerek hüküm kurulmuş ise de yapılan inceleme, araştırma ve uygulama hüküm vermeye yeterli değildir. Her ne kadar bilirkişiler 17.1.2001 tarihli raporlarında dava konusu taşınmazların kesinleşen orman tahdit alanı dışında kaldığını bildirmişler ise de 1948 yılında yapılan orman tahdidine ait tutanakların dosyada bulunmadığı anlaşılmıştır. Öncelikle bu tutanaklar getirtilerek dosyaya konulmalıdır.
Bilirkişiler tarafından yapılan uygulamada orman tahdit haritasının ölçeği ile kadastro haritasının ölçeği denkleştirilmeli, üst üste çakıştırılmalı, dava konusu taşınmazların orman tahdit haritasının neresinde kaldığı keşfi izlemeye elverişli biçimde gösterilmeli, ayrıca özellikle 1975 yılında yapılan kadastroda düzenlenen haritalar da getirtilmeli, o tarihte yapılan uygulamada 1948 yılına ait tahdit haritasının ne şekilde uygulandığı gösterilmeli, dosyada bulunan 1954 tarihli olduğu bildirilen 1948 yılındaki orman tahdidine ait haritada adları belirtilen Yarmatepe, Otobüs yolu, Çantaçavuşlu yolu, Yarmatepe Ormanı, Kurtulmuş Ormanı, Ayazmaçatağı, Küçükçeltik, Battalköprü Çatağı, Keçeci Ağlı Deresi, Kösdemir Ormanı yerlerinin nereye isabet ettiği bilirkişi haritasında işaretlenmeli, bütün bunlardan ayrı olarak davalı tarafın dayandığı tapu kaydının sınırlarının arazi üzerinde nereye uyduğu bilirkişilerden ayrı ayrı sorularak haritada gösterilmeli, yapılacak tüm işlemler komşu parsel kayıtlarıyla denetlenmeli, ayrıca kadastro tutanağında sözü edilen ve 84 ayrı taşınmaza ayrıldığı bildirilen çiftlik arazisinin aldığı parsel sayıları belirlenerek bunlara ait komşu bulunan taşınmazların tutanakları getirtilmeli, ne şekilde sonuçlandığı kesinleşip kesinleşmediği araştırılmalı, dava konusu ise dava sonuçları saptanmalı, toplanan ve toplanacak deliller birlikte değerlendirilerek sonucuna göre karar verilmelidir.
Sonuç: Açıklandığı şekilde inceleme, araştırma ve uygulama yapılmaksızın hüküm kurulması isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenle yerinde görüldüğünden kabulü ile hükmün BOZULMASINA, 4.11.2003 gününde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy