(3402 S. K. m. 20)
Dava: Kadastro tespitine dayalı olarak oluşan tapu kaydının iptali istemiyle açılan davada mahkemece verilen karar davacı hazine tarafından incelenmesi istenilmekle temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşılmakla dosya incelendi. Dosyadaki belgeler okundu. Tetkik hakiminin açıklamaları dinlendi. Gereği görüşüldü:
Karar: Dava konusu 103 ada 27 parsel sayılı 50374 m2 yüzölçümündeki taşınmaz tapu kaydına ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayanılarak Mehmet adına tespit ve tescil edilmiştir. Davacı hazine tapu kayına dayanarak davalı Mehmet 'i hasım göstermek suretiyle tapu iptal ve tescil davası açmıştır. mahkemece davanın reddine karar verilmiş,hüküm davacı hazine tarafından temyiz edilmiştir.
Mahkemece,dava konusu taşınmazın kadastro tespitine dayanak yapılan davalı tarafın dayandığı tapu kaydının kapsamında kaldığı gerekçe gösterilerek hüküm kurulmuş ise de yapılan araştırma, uygulama hüküm vermeye yeterli bulunmamaktadır. Taraflar ayrı ayrı tapu kayıtlarına dayanmışlardır. Tapu kayıtlarının dava dışı başka parsellere revizyon görüp görmediği Kadastro Müdürlüğü ve Tapu Sicil Müdürlüğünden sorulup saptanmamıştır. Öte yandan tarafların tutunduğu tapu kaydının uygulaması yetersizdir. Kaldıki uzman bilirkişi tarafından düzenlenen haritada tarafların tutunduğu tapu kayıtlarında tarif edilen sınır yerleri yöntemine uygun şekilde gösterilmemiş, uygulamaya ilişkin bilirkişi ve tanık sözleri, komşu parsellerin tespit tutanakları ve dayanakları kayıtlarla denetlenmemiştir. Öte yandan bilgisine başvurulan yerel bilirkişinin sözleri dayanaktan yoksun soyut nitelikte beyanlardan ibarettir.
Mahkemece sağlıklı bir sonuca varılabilmesi için taşınmaz başında yeniden keşif yapılmalı, yöreyi iyi bilen elverdiğince yaşlı yerel ve uzman bilirkişi aracılığı ile keşif yapılmalı, yerel bilirkişi yardımı, uzman bilirkişi eliyle tarafların dayandıkları tapu kayıtları 3402 Sayılı Kadastro Kanunun 20.maddesi hükmü uyarınca yönteme uygun şekilde yerine uygulanarak kapsamları belirlenmeli, taraf tapularının kapsamı belirlenirken tarafların dayandığı tapu kayıtları dava dışı başka taşınmazlara revizyon görmüş ise özellikle bu yön gözününde tutulmalı, dayanılan tapu kayıtlarının haritası var ise kadastro paftasının ölçeği ile tapu kaydının dayanağı harita ölçeği eşitlenmeli, arz üzerindeki doğal yada yapay sınır yerlerinden haritalarda tarif edilen belli poligon ve röper noktalardan yararlanılarak haritalar çakıştırılmak suretiyle yerine uygulanmalı, yerel bilirkişice bilinmeyen sınırlar bulunduğu takdirde taraflara tanık dinletme olanağı sağlanmalı, dava konusu taşınmazın hangi tarafın dayandığı tapu kaydının kapsamında kaldığı sağlıklı biçimde belirlenmeli, tapu kayıtlarının tedahül ettiği bir başka deyişle iç içe girmesi halinde önceki günlü doğru temele dayanan hukuksal değerini yitirmeyen kayda değer verileceği gözönünde tutulmalı, uzman bilirkişiden keşfi izlemeye, bilirkişi sözlerini denetlemeye imkan verecek şekilde ayrıntılı, gerekçeli rapor alınmalı, komşu parsellerin tespit tutanakları, dayanakları belgeler davalı iseler dosyaları getirtilmeli, bilirkişi ve tanık sözleri bu yolla denetlenmeli, bundan sonra toplanan ve toplanacak tüm deliller birlikte değerlendirilerek sonucuna uygun bir karar verilmelidir.
Sonuç: Mahkemece böylesine bir araştırma ve soruşturma yapılmaksızın yazılı şekilde hüküm kurulması isabetsiz, davacı hazinenin temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde görüldüğünden kabulü ile hükmün BOZULMASINA, 26.12.2003 gününde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy