(6831 S. K. m. 1) (3402 S. K. m. 5, 12, 13, 14)
Dava: Taraflar arasında kadastro tespitinden doğan dava sonucunda verilen hükmün, Yargıtay'ca incelenmesi davalılar tarafından istenilmekle, temyiz isteminin süresinde olduğu anlaşılmakla dosya incelendi, dosyadaki belgeler okundu, tetkik hakiminin açıklamaları dinlendi gereği görüşüldü:
Karar: Kadastro sırasında 771 parsel sayılı 3250 m2 yüzölçümündeki taşınmaz tapu kaydına, tapu dışı paylaşmaya ve zilyetliğe dayanılarak Fatma Aydın, Ayşe Can ve Havva Tezal adına tespit edilmiştir. İtirazı kadastro komisyonunca reddedilen Tahir Akça zilyetliğe dayanarak dava açmıştır. Mahkemece davanın reddine, taşınmazın Hazine adına tapuya tesciline karar verilmiş, hüküm davalılar vekilince temyiz edilmiştir.
Mahkemece davacı tarafın dayandığı tapu kaydının dava konusu taşınmazı kapsamadığı, taşınmazın 6831 sayılı yasanın 1. maddesi hükmü uyarınca yapılan araştırma ve soruşturma sonunda orman sayılan yerlerden olmadığı, taşınmaz üzerinde tespit gününde taraflar yararına 3402 Sayılı Kadastro Kanununun 14. maddesi hükmünde öngörülen taşınmaz edinme koşullarının gerçekleşmediği gerekçe gösterilerek davanın reddine, taşınmazın dava dışı hazine adına tesciline karar verilmiştir. Dava konusu taşınmaz tutanağında belirtilen hukuksal olgulara dayanılarak davalı taraf adına tespit edilmiştir. Taşınmazın kendi adlarına tescili istemi ile davacılar dava açmıştır. Hazine açılan davaya usulün 53 ve onu izleyen maddeleri hükümleri uyarınca yöntemine uygun şekilde katılmamıştır. Hal böyle olunca hazinenin davada taraf olmadığı kuşkusuzdur. Öte yandan dava konusu taşınmazın kadastro tespiti 3402 Sayılı Kadastro Kanununun 5. maddesi hükmü uyarınca malikhanesi açık bırakılarak yapılmamıştır. Öte yandan dava konusu taşınmaz hakkında tespit gününden önce genel mahkemeye açılan ve kadastro mahkemesine aktarılan yada aktarılması gereken bir davanın varlığı da öne sürülüp kanıtlanmamıştır. Bu nedenle somut olayda aynı yasanın 30. maddesi hükmünün uygulanmasına bir başka anlatımla gerçek hak sahibinin saptanmasına yasal açıdan olanak yoktur. Kuşkusuz Hazinenin 3402 Sayılı Kadastro Kanununun 12. maddesi hükmünde öngörülen süre içerisinde koşullarının varlığı halinde genel mahkemede dava açma hakkı saklıdır. Mahkemece tespit gününde davacı taraf yararına 3402 Sayılı Kadastro Kanununun 13 ve 14. maddesi hükümlerinde öngörülen taşınmaz edinme koşullarının gerçekleşmediği dikkate alınarak davanın reddine karar verilmesinde bir isabetsizlik yoktur. Dava reddedildiğine göre taşınmazın tespit gibi davalılar adına tesciline karar verilmesi gerekirken, taşınmazın davanın tarafı olmayan dava dışı Hazine adına tesciline karar verilmesi isabetsiz,
Sonuç: Davalı tarafın temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde görüldüğünden kabulü ile hükmün BOZULMASINA, 24.2.2004 gününde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy