(3402 S. K. m. 12)
Kadastro tespitine dayalı olarak oluşan tapu kaydının iptali istemiyle açılan davada mahkemece verilen kararın incelenmesi davalı Ayşe tarafından istenilmekle temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşılmakla dosya incelendi. Dosyadaki belgeler okundu. Tetkik hakiminin açıklamaları dinlendi. Gereği görüşüldü;
Kadastro sırasında 2030 parsel sayılı 7637 m2 yüzölçümündeki taşınmazın tapu kaydı ifraza dayanılarak Ayşe adına tespit ve tescil edilmiştir. Davacı Fatma kadastro sırasında memurların hatası sonucu parsellerin karıştırılması sonucu taşınmazların kaydırılarak tespit edildiği 2030 nolu parselin B harfiyle gösterilen kısmının kendisine ait olduğunu, bu kısmın tapusunun iptali ile adına tescili için dava açmıştır. Mahkemece davanın kabulü ile teknik bilirkişinin raporu ve krokilerinde A harfi ile gösterilen 3854,45 m2'lik kısmın tapusunun iptali ile yeni bir parsel numarası verilerek davacı adına tesciline karar verilmiş; hüküm davalı Ayşe tarafından temyiz edilmiştir.
Dava konusu taşınmaz tutanağında belirtilen hukuksal nedenlere dayanılarak 14.8.1968 tarihinde davalı taraf adına tespit edilmiştir. Askı ilanlarının 7.5.1969, 6.6.1969 günleri arasında yapıldığı ve tespitin 7.6.1969 gününde kesinleştiği saptanmıştır. Dava ise 1.11.2002 tarihinde açılmıştır. Açılan dava kesinleşen kadastroya karşı açılmış dava niteliğindedir. Bu nitelikteki davalar 3402 sayılı Kadastro Kanununun 12/son maddesi hükmüne göre 10 yıllık hak düşürücü süreye tabidir. Mahkemece resen bu olgu dikkate alınarak, daha açık bir anlatımla tespitin kesinleştiği gün ile dava günü arasında yasada belirtilen 10 yıllık hak düşürücü süre dolmuş olmakla davanın bu nedenle reddine karar verilmesi gerekirken işin esası hakkında yazılı şekilde hüküm kurulması isabetsiz, davalı tarafın temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde görüldüğünden kabulü ile hükmün BOZULMASINA, 15.12.2003 gününde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy