(3402 S. K. m. 11, 12)
Dava: Taraflar arasında kadastro tespitinden doğan dava sonucunda verilen hükmün Yargıtay'ca incelenmesi davacı vekili tarafından istenilmekle temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşılmakla dosya incelendi, dosyadaki belgeler okundu. Tetkik hakiminin açıklamaları dinlendi. Gereği görüşüldü:
Karar: Kadastro sırasında 331 ada 7 parsel sayılı 986m2 yüzölçümündeki taşınmaz Gültekin, Ali Rıza, Selahattin, S. , Nuran, V. ve Cahide adlarına, 331 ada 8 parsel sayılı 3279m2 yüzölçümündeki taşınmaz Mehmet adına tapu kaydına, miras hakkına, paylaşmaya ve zilyetliğe dayanılarak tespit edilmiştir. tespite karşı Selahattin'e vekaleten itiraz etmiş, itirazın komisyonca reddedilmesi üzerine komisyon kararına karşı Selahattin'e vekaleten tarafından miras taksim sözleşmesi ve noter satış vaadine dayanarak dava açmıştır. Yargılama sırasında davacı taraf miras taksimi anlaşmasının bozulduğunu öne sürmüştür.
Mahkemece davacının taksimin bozulduğuna dair davasının kabulü ile 331 ada 7 ve 8 parsel sayılı taşınmazın ortak miras bırakan İbrahim terekesi 72 pay kabul edilerek 24 payının Musa Kazım oğlu Mehmet adına, 24 payının İbrahim oğlu Hacı Feramuz mirasçıları Nadire, Özdemir, V. , Cahide, S. , Nuran, Gültekin, Ali Rıza, Selahattin ve 24 payının İbrahim kızı Naciye mirasçıları Yüksel, Abdullah ve Göksel adına tapuya tesciline, davacının satınalma iddiası yönünden mahkemenin görevsizliğine karar verilmiş, hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava konusu taşınmazlar tutanaklarında belirtilen hukuksal nedenlere dayanılarak davalı taraf adına tespit edilmiştir. Çekişmeli taşınmazların tespitlerine karşı Selahattin vekili tarafından yasal süresinde itiraz edilmiştir. Kadastro komisyonunca itirazın reddine karar verilmiştir. Aleyhteki komisyon kararının davacı Selahattin vekiline 20.8.1996 gününde tebliğ edildiği davanın ise 25.7.1997 tarihinde açıldığı dosya içeriği ile belirlenmiştir. Davacı tarafa aleyhlerindeki komisyon kararının tebliğ edildiği gün ile davanın açıldığı gün arasında yasada belirtilen 30 günlük dava açma süresi geçmiştir. Hal böyle olunca kadastro komisyon kararı kesinleşmiştir.
Açılan dava kesinleşen kadastroya karşı açılmış dava niteliğindedir. Bu nitelikteki davaların kadastro mahkemesinde görülmesi olanaksız, genel mahkemede çözümlenmesi zorunludur. Görev kamu düzenine ilişkin olup, istek olmasa bile yargılamanın her aşamasında mahkemece resen gözetilmesi zorunludur. Kural olarak kadastro hakimi tespit günündeki hukuksal duruma göre uyuşmazlığı çözümler. tespitten sonra doğan haklar yenilik doğurucu hak niteliğinde olduğundan bu haklarla ilgili davalarda genel mahkemede çözümlenir.
Mahkemece bu olgular dikkate alınarak acılan tüm davalar hakkında dava dilekçesinin görev yönünden reddine, usulün 27. maddesi hükmü uyarınca dosyanın görevli hukuk mahkemesine gönderilmesine, tutanak ve eki belgelerin onaylı örnekleri dosyada alıkonularak asıllarının kütüklerin devri halinde tapu sicil müdürlüğüne, aksi halde kadastro müdürlüğüne geri çevrilmesine karar verilmesi gerekirken tespit gününden sonra satın alma iddiasına dayalı dava hakkında doğru olarak görevsizliğe karar verildiği halde diğer davanın esası hakkında yazılı şekilde karar verilmesi isabetsiz,
Sonuç: Davacı tarafın temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde görüldüğünden kabulü ile hükmün BOZULMASINA, 20.1.2004 gününde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy