(3402 S. K. m. 14, 16)
Dava: Taraflar arasında kadastro tespitinden doğan dava sonucunda verilen hükmün, Yargıtay'ca incelenmesi davacı tarafından istenilmekle, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşılmakla, dosya incelendi. Dosyadaki belgeler okundu. Tetkik hakiminin açıklamaları dinlendi, gereği görüşüldü:
Karar: Kadastro sırasında 135 ada 11 parsel sayılı 17979.23 m2 yüzölçümündeki kıraç tarla vasfındaki taşınmaz miras yolu ile gelen hakka, paylaşmaya ve zilyetliğe dayalı olarak Süleyman Alkan'ın tasarrufunda iken bu yeri 1984 yılında terk ederek hak ve alakasını kestiği ve o tarihten beri de herhangi bir şekilde zilyet edilmediğinden bahisle 3402 sayılı Yasanın 16. maddesi uyarınca hazine adına tespit edilmiştir. Davacı Süleyman Alkan taşınmazın ecdadından kaldığını ve 50 seneyi aşkın süredir zilyetliğinde bulunduğunu belirterek yapılan tespitin iptali ve taşınmazın adına tespit ve tesciline karar verilmesi istemi ile hazine aleyhine dava açmıştır. Mahkemece 3402 sayılı Yasının 14. maddesinde öngörülen koşulların davacı yararına oluşmadığından bahisle davanın reddine, 135 ada 11 parsel sayılı taşınmazın tespit gibi hazine ardına tespit ve tapuya tesciline karar verilmiş, hüküm süresi içerisinde davacı Süleyman Alkan tarafından temyiz edilmiştir.
Sonuç: Dava ve temyize konu taşınmaz üzerinde tespit gününe kadar davacı yararına 3402 sayılı yasanın 14. maddesi uyarınca zilyetlikle taşınmaz edinme koşullarının gerçekleşmediği, davacının taşınmaz üzerinde 20 yıldır hiçbir tasarruf ve zilyetliğinin bulunmadığı, mahkemece yapılan keşif, uygulama, bilirkişi ve tanık anlatımları, teknik bilirkişilerin krokili raporu ve toplanıp değerlendirilen delillerle anlaşılmıştır. Mahkemece davanın reddine karar verilmesinde bir isabetsizlik bulunmamaktadır. Bu nedenlerle davacının temyiz itirazlarının reddi ile hükmün ONANMASINA, ilam harcı peşin alındığından yeniden alınmasına yer olmadığına, 11.12.2003 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy