(1086 S. K. m.237) (4721 S. K. m.1025)
Dava: Kadastro tespitine dayalı olarak oluşan tapu kaydının iptali istemi ile açılan davada mahkemece verilen karar davalı hazine tarafından incelenmesi istenilmekle, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşılmakla, dosya incelendi. Dosyadaki belgeler okundu. Tetkik hakiminin açıklamaları dinlendi, gereği görüşüldü:
Karar: Kadastro sırasında 193 ada 124 parsel sayılı 766.67 m2 yüzölçümündeki taşınmaz hali arazi vasfı ile hazine adına tespit edilmiş, 16.11.2000 tarihinde hükmen hazine adına tapuya tescil edilmiştir. Davacı Demet, tapu kaydına dayanarak, hazine aleyhine tapu iptal ve tescil davası açmıştır. Mahkemece davanın kısmen kabulüne, kısmen reddine, 193 ada 124 parsel sayılı 4 taşınmazın tapu kaydının iptali ile taşınmazın teknik bilirkişinin düzenlediği 20.12.2002 tarihli haritada (C) harfi ile gösterilen 612,67 m2 yüzölçümündeki bölümünün davacı Demet adına (A) ve (B) harfleri ile gösterilen toplam 154 m2 yüzölçümündeki bölümün davalı Hazine adına tapuya tesciline karar verilmiş, hüküm, davalı hazine tarafından temyiz edilmiştir.
Hazinenin temyizi teknik bilirkişinin düzenlediği 20.12.2002 tarihli haritada (C) harfi ile gösterilen ve davacı taraf adına tesciline karar verilen 612.67 m2 yüzölçümündeki bölümle ilgili hükme yöneliktir. Temyize konu kesimin davacının dayandığı hazinenin de taraf olduğu tescil davası sonucunda oluşan 23.9.1992 tarih 40 sayılı tapu kesin hükmün dayanağı harita kapsamında kaldığı, mahkemece yapılan keşif, uygulama ve toplanıp değerlendirilen delillerle belirlenmiştir. Kesin hüküm kamu düzenine ilişkindir. Yargılamanın her aşamasında istek olmasa bile mahkemece resen gözetilmesi gerekli olumsuz dava koşullarındandır.
Sonuç: Bu olgular dikkate alınarak yazılı şekilde hüküm kurulmasında isabetsizlik bulunmadığından davalı hazinenin yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddi ile hükmün ONANMASINA, hazineden ilam harcı alınmasına yer olmadığına, 26.12.2003 gününde oybirliği ile karar verildi.(¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy