(3402 S. K. m. 20, 46)
Taraflar arasında kadastro tespitinden doğan dava sonucunda verilen hükmün, Yargıtay'ca incelenmesi davacı vekilleri tarafından istenilmekle, temyiz isteminin süresinde olduğu anlaşılmakla dosya incelendi, dosyadaki belgeler okundu, tetkik hakiminin açıklamaları dinlendi. Gereği görüşüldü:
Kadastro sırasında 110 ada 1 parsel sayılı 20809.94 m2 yüzölçümündeki tarla vasfındaki taşınmaz tapu kaydına dayanılarak Hazine adına tespit edilmiştir. Davacı miras yolu ile gelen hakka ve zilyetliğe dayanarak dava açmıştır. Mahkemece davanın reddine, dava konusu 110 ada, 1 nolu parselin tespit gibi tapuya tesciline karar verilmiş, hüküm yasal süresi içersinde davacı vekillerince temyiz edilmiştir.
Dava konusu taşınmaz tapu kaydına dayanılarak davalı Hazine adına tespit edilmiştir. Davacı taraf, miras yolu ile gelen hakka, kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayanarak dava açmıştır. Mahkemece dava konusu taşınmazın dağıtım haritasının düzenlendiği Hazine tapusunun oluştuğu dönemden önce davacı yararına 3402 Sayılı Yasanın 46/1. maddesi hükmünde öngörülen kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği ile taşınmaz edinme koşullarının gerçekleşmediği gerekçe gösterilerek hüküm kurulmuştur. Toplanan ve değerlendirilen deliller, yapılan araştırma, uygulama hüküm vermeye yeterli değildir. Tapu kaydının temelini oluşturan belirtmelik tutanak ve ekleri getirtilmemiş, uyuşmazlığın niteliği dikkate alınarak sağlıklı bir soruşturma yapılmamıştır. Öte yandan uzman bilirkişi A.Kerim Gündoğdu tarafından düzenlenen haritalı raporda keşfi izlemeye, bilirkişi sözlerini denetlemeye imkan vermemektedir. Dosyaya getirtilen kayıt ve belgelerden dava konusu taşınmazın davalı Hazine tarafından dava dışı kişi ya da kişilere tahsis ve temlik edildiği kesin olarak anlaşılamamaktadır. Uzman bilirkişi raporunda davaya konu 110 ada 1 parsel sayılı taşınmazın 15.11.1963 tarihinde yapılan tahsis haritasında 204 parsel sayısı ile gösterilmiş olduğu da açıklanmıştır. Kural olarak tahsise ilişkin harita düzenlenmiş olması yönetimsel işlem niteliğinde bulunan tahsisin yapıldığı anlamına gelmez. Hazinenin bir taşınmazı tahsis ve temlik etmesi mülkü amirin onayı ile gerçekleşir. Mahkemece bu olgular üzerinde de durulmamıştır. Sağlıklı bir sonuca varılabilmesi için Hazine tapusunun dayanağını oluşturan belirtmelik tutanağının Köy Hizmetleri İl Müdürlüğü'nden getirtilmesi, tapu kaydı ilk oluştuğu günden itibaren tüm tedavülleri ile birlikte Tapu Kadastro Genel Müdürlüğü ve Tapu Sicil Müdürlüğünden iktisap ve oluşma nedenlerini gösterecek şekilde getirtilmeli ve özellikle tapu kaydının 4753 ve 5618 sayılı yasalar uyarınca oluşup oluşmadığı belirlenmeli, oluşma nedenlerinden belirtmelik tutanak ve tapu kayıt örnekleri titizlikle incelenerek taşınmazın öncesinin kaçak ve yitik kişilerden kalıp kalmadığı saptanmalı, davaya konu taşınmazlara komşu tüm taşınmazların tespit tutanakları dayanakları belgeler davalı ise dava dosyaları da getirtilmeli, bundan sonra yöreyi iyi bilen elverdiğince yaşlı yerel ve uzman bilirkişi, tarafların aynı yöntemle gösterecekleri tanıklar ve tapu kaydının temelini oluşturan belirtmelik tutanağı bilirkişileri hazır olduğu halde taşınmaz başında yeniden keşif yapılmalı, yerel bilirkişi yardımı uzman bilirkişi eliyle Hazinenin tapu kaydı ve dayanağı harita 3402 sayılı Kadastro Kanunu'nun 20. maddesi uyarınca yöntemine uygun şekilde yerine uygulanmalı, tapulama paftasının ölçeği ile Hazine tapusunun ölçeği eşitlenerek arz üzerindeki doğal ya da yapay sınır yerlerinden haritalarda tarif edilen belli poligon ve röper noktalarından yararlanarak yerine uygulanmalı, Hazine tapusunun kapsamı belirlenmelidir. Bundan sonra taşınmaz üzerinde davacı taraf ve miras bırakanın sürdürdüğü zilyetliğin başlangıç günü, süresi, sürdürülüş biçimi hakkında olaylara dayalı olarak yerel bilirkişi ve tanıklardan bilgi alınmalı, belirtmelik tutanak bilirkişileri taşınmaz başında ayrı ayrı dinlenerek hükme dayanak yapılan keşifte dinlenen bilirkişi ve tanık sözleri arasındaki aykırılık giderilmeli, tapu kaydının oluşma nedeni belirtmelik tutanağında açıklanan hukuksal nedenler dikkate alınarak taşınmazın öncesinin kaçak ve yitik kişilerden kalıp kalmadığı yolunda bilirkişi ve tanıklardan bilgi alınmalı, uzman bilirkişiden keşfi izlemeye, bilirkişi sözlerini denetlemeye imkan verecek şekilde ayrıntılı gerekçeli rapor alınmalı, dava konusu taşınmazın öncesinin kaçak ve yitik kişilerden kaldığının belirlenmesi halinde bu nitelikteki taşınmazların kanunları uyarınca Hazineye intikal eden taşınmazlardan olduğu süresi ne olursa olsun zilyetlikle kazanılamayacağı düşünülmeli aksi takdirde Hazine tapusunun oluştuğu dönemden önce davacı taraf yararına 3402 sayılı Kadastro Kanunu'nun 46/1. maddesi hükmündeki öngörülen koşulların gerçekleşip gerçekleşmediği saptanmalı, davacı tarafın kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayandığı dikkate alınarak mülkü amirlikçe onaylanan bir kayıt ve belge ile dava konusu taşınmazın dava dışı bir kişiye tahsis ve temlik edildiğinin saptanması halinde hakka etkin ayın davası niteliğinde bulunan bu davanın dinlenip dinlenmeyeceği düşünülmeli, komşu parsellerin tespit tutanakları ve dayanakları belgelerle yerel bilirkişi ve tanık sözleri denetlenmeli bundan sonra toplanan ve toplanacak tüm deliller birlikte değerlendirilerek sonucuna uygun bir karar verilmelidir. Mahkemece bu olgular gözardı edilerek yazılı şekilde hüküm kurulması isabetsiz, davacı tarafın temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde görüldüğünden kabulü ile hükmün BOZULMASINA, 18.12.2003 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy