(1086 S. K. m. 187/7)
Dava: Muhdesatın aidiyetinin tespiti istemiyle açılan davada mahkemece verilen kararın incelenmesi davalı İsmet tarafından istenilmekle temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşılmakla dosya incelendi, gereği görüşüldü:
Karar: Davacılar Mustafa, Ziyaettin ve Asiye vekilleri vasıtasıyla verdikleri dava dilekçesiyle 2645 ada 2 parsel sayılı taşınmazın imar uygulaması sonucu 755 ada 16 parsel sayılı taşınmazdan ifrazen miras bırakanları Hüseyin ile davalı İsmet adına tespit ve tescil edildiğini, ancak taşınmaz üzerindeki binanın miras bırakanları tarafından yapıldığını, davalının ilgisi olmadığını, öne sürerek İsmet aleyhine dava açmışlardır. Davalı vekili olarak duruşmalara katılan Av.Kamber öncelikle dava dilekçesinin davalı asile tebliğ edilmesini ve arsa payı oranında davalının gecekondunun da sahibi olduğunu savunmuştur. Mahkemece davanın kabulüne, 2645 ada 2 parsel üzerindeki tek katlı binanın davacıların miras bırakanı Hüseyin tarafından yapıldığının tespitine karar verilmiş, hüküm davalı İsmet vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava taraflar arasında görülmekte olan ortaklığın giderilmesi davasına konu edilen taşınmaz üzerinde bulunun binanın aidiyetinin tespitine ilişkindir.
Davalı vekilince dava dilekçesinin asile tebliğ edilmeden yani taraf teşkil edilmeden davaya devam edildiğini ileri sürerek usule ilişkin temyiz itirazında bulunulmuştur. Dava dilekçesinin 23.10.2001 tarihinde davalıya, 10 Eylül 2001 tarihinde vekil tayin edilen avukat İmam'a usulüne uygun şekilde tebliğ edildiği, HUMK.nun 187/7 maddesi uyarınca süresinde tebligatın geçersizliğine ilişkin ilk itirazda bulunulmadığı gibi tebliğ belgesi muhataba tebliğin yapılamamış olması nedeni ile mahkemeye geri çevrilmemiştir. Kaldı ki, tebligatı kabul eden vekil tarafından da hükmü temyiz eden davalı vekili tevkilen atanmış ve duruşmaları takip etmiştir. Bu nedenlerle taraf teşkili yapılmadığına ilişkin davalı vekilinin temyiz itirazları yerinde değildir.
İşin esasına gelince: Dava ve temyize konu binanın davacıların miras bırakanı tarafından yaptırıldığı, binanın ona ait olduğu mahkemece yapılan keşif, uygulama, tanık sözleri, bilirkişi raporu, ve toplanıp değerlendirilen diğer delillerle saptanmıştır. Delillerin takdiri mahkemeye aittir. Takdirde de bir yanılgı bulunmadığına göre,
Sonuç: Davalı vekilinin yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddi ile hükmün ONANMASINA, peşin alınan ilam harcının mahsubu ile geriye kalan 285.725.000.- lira harcın hükmü temyiz eden davalıdan alınmasına, 20.1.2004 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy