(3402 S. K. m. 14)
Dava: Taraflar arasında kadastro tespitinden doğan dava sonucunda verilen hükmün, Yargıtay'ca incelenmesi davalı hazine tarafından istenilmekle, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşılmakla, dosya incelendi, gereği görüşüldü:
Karar: Kadastro sırasında 142 ada 24 parsel sayılı 15958,68 m2 yüzölçümündeki taşınmaz kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayanılarak davacı Bekir, aynı ada 25 parsel sayılı 56692,91 m2 yüzölçümündeki taşınmaz devletin hüküm ve tasarrufu altındaki yerlerden olduğundan söz edilerek ham toprak niteliği ile davalı hazine adına tespit edilmiştir. Davacı Bekir 25.000 m2 lik taşınmazın da eksik tespit edilen 10.000 m2 lik bölümünün hazineye ait 142 ada 25 parsel sayılı taşınmaz içersinde kaldığını öne sürerek dava açmıştır. Mahkemece davanın kısmen kabulü ile 142 ada 25 sayılı parselin keşif haritasında (A) harfi ile gösterilen 5800 m2 lik bölümün davacı geriye kalan ve (B) harfi ile gösterilen bölümün davalı hazine adına tapuya tesciline karar verilmiş; hüküm davalı hazine tarafından temyiz edilmiştir.
Mahkemece dava konusu taşınmaz üzerinde tespit gününde adına tescile karar verilen zilyet davacı yararına 3402 sayılı Kadastro Kanununun 14. maddesi hükmünde öngörülen kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği ile taşınmaz edinme koşullarının gerçekleştiği, gerekçe gösterilerek hüküm kurulmuş ise de, yapılan araştırma, soruşturma hüküm vermeye yeterli değildir. Dava konusu taşınmaz tutanağında belirtilen hukuksal nedenlere dayanılarak davalı hazine adına tespit edilmiştir. Bu olgu dikkate alındığında tutanak bilirkişilerinin beyanları ile hükme dayanak yapılan bilirkişi ve tanık sözleri çelişmiştir. Ne var ki mahkemece tutanak bilirkişilerinden biri dinlenmiş diğer tutanak bilirkişileri dinlenmemiş, hüküm yerinde diğer tutanak bilirkişilerinin dinlenmeme nedenleri tartışılmamıştır. Sağlıklı bir sonuca varılabilmesi için taşınmaz başında tutanak bilirkişilerinin tümü hazır olduğu halde yeniden keşif yapılmalı, dinlenmeyen tutanak bilirkişileri taşınmaz başında ayrı ayrı dinlenilmeli, bundan sonra dinlenen tutanak bilirkişisi ile dinlenmeyen tutanak bilirkişilerinin beyanları hükme dayanak yapılan keşifte dinlenen bilirkişi ve tanık sözleri ile çeliştiği dikkate alınarak aykırılık giderilmeli, toplanan ve toplanacak tüm deliller birlikte değerlendirilerek sonucuna uygun bir karar verilmelidir.
Sonuç: Mahkemece bu olgular göz ardı edilerek yazılı şekilde hüküm kurulması isabetsiz davalı hazinenin temyiz itirazları bu nedenle yerinde görüldüğünden kabulü ile hükmün BOZULMASINA, 19.1.2004 gününde oybirliği ile karar verildi.(¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy