(1086 S. K. m. 237)
Dava: Taraflar arasında kadastro tespitinden doğan dava sonucunda verilen hükmün Yargıtay'ca incelenmesi davalı Fahrettin tarafından istenilmekle temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşılmakla dosya incelendi, dosyadaki belgeler okundu. Tetkik hakiminin açıklamaları dinlendi. Gereği görüşüldü:
Kadastro sırasında 106 ada 51 parsel sayılı 5365.26m2 yüzölçümündeki taşınmaz kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayanılarak Fahrettin adına tespit edilmiştir. Davacı Celal tapu kaydına, miras yolu ile gelen hakka, mahkeme kararına dayanarak tespitin iptali ile Hacı mirasçıları adlarına tescili için dava açmıştır. Mahkemece davanın kabulü ile çekişmeli parselin veraset ilamındaki payları oranında Hacı mirasçıları adlarına tapuya tesciline karar verilmiş, hüküm davalı Fahrettin tarafından temyiz edilmiştir.
Karar: Mahkemece hükümde açıklanan nedenler gerekçe gösterilerek davanın kabulüne karar verilmiştir. Davacı Celal tarafından davalı Fahrettin aleyhine açılan tapu iptali ve tescil davasının sonuçlandığı yerel mahkemeden verilen hükmün 21.9.2002 tarihinde kesinleştiği getirtilen dosya içeriği ile belirlemiştir. Dayanılan tapu kaydı davanın konusu taşınmaz ile davanın tarafları dikkate alındığında taraflar arasında koşulları usulün 237. maddesi hükmünde öngörülen şekilde kesin hükmün bulunduğu tartışmasızdır.
Kural olarak kesin hükmün varlığı halinde aynı taşınmaz yada taşınmazlara ilişkin sonraki günlü uyuşmazlıkların önceki günlü kesin hükme göre çözümlenmesi zorunludur. Kesin hüküm kamu düzenine ilişkin istek olmasa bile yargılamanın her aşamasında mahkemece resen gözetilmesi gerekli olumsuz dava koşullarından olup kamu düzenine ilişkindir.
O halde sağlıklı bir sonuca varılabilmesi için taraflar arasında görülen ve sonuçlanan tapu iptali ve tescil davası sonucunda oluşan 12.3.2002 günlü 1999/122 2002/73E-K sayılı ilam ile dayanağı haritanın yöreyi iyi bilen elverdiğince yaşlı yerel ve uzman bilirkişi hazır olduğu halde taşınmaz başında yeniden yapılacak keşifte yerine uygulanması uygulamada dayanılan ilamın dayanağı haritanın ölçeği ile kadastro paftasının ölçeği eşitlenerek dava konusu taşınmaza çakıştırılarak uygulama yapılması, uygulamada haritalar tarif edilen belli poligon ve röper noktalar ile arz üzerindeki doğal yada yapay sınır yerlerinden yararlanılması, uzman bilirkişiden keşfi izlemeye bilirkişi sözlerini denetlemeye imkan verecek şeklide ayrıntılı gerekçeli rapor alınması, bundan sonra toplanan ve toplanacak tüm deliller birlikte değerlendirilerek taraflar arasındaki uyuşmazlığın başka delil aranmaksızın kesin hükme göre çözümleneceği düşünülerek sonucuna göre bir karar verilmesi gerekir.
Sonuç: Mahkemece bu olgular gözardı edilerek yazılı şekilde hüküm kurulması isabetsiz, davalının temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde görüldüğünden kabulü ile hükmün BOZULMASINA, 19.2.2004 gününde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy