(6831 S. K. m. 2/B) (3402 S. K. m. 28)
Dava: Taraflar arasında kadastro tespitinden doğan dava sonucunda verilen hükmün Yargıtay'ca incelenmesi davacı tarafından istenilmekle temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşılmakla dosya incelendi, dosyadaki belgeler okundu, gereği görüşüldü:
Karar: Kadastro sırasında 174 ada 14 parsel sayılı 5866.70 m2 yüzölçümündeki taşınmaz 6831 sayılı yasanın 2/B maddesi uyarınca hazine adına orman sınırları dışına çıkartılan yerlerden olduğu ve orman vasfını kaybettiği andan beri Süleyman'ın zilyetliğinde bulunduğu belirtilerek hazine adına tespit edilmiştir. Davacı miras yolu ile gelen hakka dayanarak bu taşınmazla birlikte yine aynı ada 224 parsele ilişkin olarak dava açmıştır. Mahkemece 174 ada 224 parsele ilişkin davanın husumet yokluğu nedeni ile reddine, 174 ada 14 parsele ilişkin davanın ise 3402 sayılı yasanın 28/2 maddesi gereğince açılamamış sayılmasına karar verilmiş, hüküm davacı tarafından temyiz edilmiştir.
Mahkemece 174 ada 224 parsel sayılı taşınmaza yönelik davanın husumet yokluğu nedeni ile reddine, 174 ada 14 parsel sayılı taşınmaza yönelik davanın ise davacının 3402 sayılı K.K.'nun 28. maddesi hükmü uyarınca yöntemine uygun şekilde meşruhatlı davetiye tebliğine rağmen delillerini bildirmediğinden söz edilerek davanın açılmamış sayılmasına karar verilmiştir. 174 ada 224 parsel sayılı taşınmazla ilgili tespit tutanağı getirtilip incelenmemiş kimin adına tespit edildiği duraksamaya meydan vermeyecek şekilde belirlenmemiştir. Dosya içeriğine göre taşınmazın Ramazan Akdeniz adına tespit edildiği anlaşılmaktadır. 174 ada 14 parsel sayılı taşınmaz ise hazine adına tespit edilmiştir. Davacı dilekçesinde hazineyi hasım göstererek dava açmıştır. 174 ada 224 parsel sayılı taşınmazı da dava ettiğini açıklamıştır. Kadastro davaları hakları çatışanlar arasında görülür. Hal böyle olunca 174 ada 224 parsel sayılı taşınmazın tespit tutanağı getirtilmeli, tespit maliki kim yada kimler ise dava dilekçesi ve duruşma günü tebliğ edilmeli, bu yolla taraf koşulu oluşturulmalı, öte yandan, davacı, dilekçesinde delil olarak tanık bilirkişi incelemesi, keşif ve her türlü delile dayandığını açıklamıştır. Daha açık bir anlatımla davacı delillerini bildirmiştir. Mahkemece yapılacak iş taraflara tanıklarını ve yerel bilirkişi adaylarını makul bir süre içerisinde bildirmeleri için mehil vermekten ibarettir. Bundan sonra tarafların gösterdiği ve gösterecekleri deliller toplanmalı, iddia ve savunmanın kıymetlendirilmesi yönünden mahallinde keşif yapılmalı, toplanan ve toplanacak tüm deliller birlikte değerlendirilerek sonucuna göre bir karar verilmelidir.
Sonuç: Mahkemece bu olgular gözardı edilerek yazılı şeklide hüküm kurulması isabetsiz, davacının temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde görüldüğünden kabulü ile hükmün BOZULMASINA, 22.1.2004 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy