(1086 S. K. m. 151) (3402 S. K. m. 14)
Dava: Kadastro tespitine dayalı olarak oluşan tapu kaydının iptali istemiyle açılan davada mahkemece verilen kararın incelenmesi davacı tarafından istenilmekle temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşılmakla dosya incelendi. Dosyadaki belgeler okundu. Tetkik hakiminin açıklamaları dinlendi. Gereği görüşüldü:
Karar: Kadastro sırasında 164 ada 21, 51, 107 parseller ile 169 ada 86 parsel Ali Osman oğlu Halil Yücel adına, 164 ada 118 parsel ve 169 ada 3 parsel İbrahim oğlu Ahmet Yücel, 164 ada 120 parsel ve 169 ada 106 ve 109 parsel İbrahim oğlu Mehmet Yücel, 169 ada 80 parsel Selim oğlu Süleyman Yücel, 169 ada 103 parsel ve 108 parsel Arslan oğlu Arslan Yücel, 169 ada 107 parsel ve 174 ada 6 parsel Ali Osman oğlu Süleyman Yücel, 169 ada 4 parsel Mehmet evlatları Fatma Gülcemal, Şükrü, Salih, İdris Yücel, 164 ada 122 parsel İbrahim oğulları Ahmet ve Mehmet Yücel, 169 ada 54 parsel Ahmet oğlu Ali Osman Yücel, 174 ada 4 parsel Arslan çocukları Hüdaver, Arslan ve Elmas Yücel ve 174 ada 11 parsel Arslan kızı Elmas Yücel adlarına pay tapu kayıtlarına, ifraz ve paylaşmaya kısmen bağış, kısmen satın almaya dayanılarak ve 164 ada 73 parsel miras ve paylaşma yoluyla gelen kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayanılarak İbrahim oğlu Ahmet Yücel adına tespit edilmiştir, tespitler kesinleşmiştir. Davacı Mustafa Yücel 1996/32 esas sayılı dosyadaki dava dilekçesinde 164 ada 21, 51, 107, 118, 120, 121, 122 parseller ile 169 ada 30, 80, 86, 103, 106, 107, 108, 109 parseller ve 174 ada 6 parsele, 1996/31 esas sayılı dosyadaki dava dilekçesinde 164 ada 73, 122 parseller ve 169 ada 3, 4, 54 parseller ve 174 ada 4 ve 11 parsellere yönelik İsmail, İzzet, Şükrü, İdris, Salih, Elmas, Hüdaver, Arslan, Gülcemal, Zeki Mesut, Ömer ve Halil Yücel aleyhlerine taşınmazların ortak miras bırakandan kaldığını, mirasın paylaşılmadığını öne sürerek dava açmıştır. Davalılar ortak miras bırakandan gelen mirasın alt miras bırakanları tarafından paylaşıldığını, tapu kayıtlarına göre pay sahibi olan babasının ve davacının başka taşınmazlarda payını aldığını savunmuşlardır. Keşifte davacı 169 ada 30 ve 80 parsellerle ilgisi ve talebi olmadığını ve 169 ada 3, 4 ve 54 parselleri dava dilekçesinde göstermiş ise de davasının 169 ada 50 parsele olduğunu, 164 ada 73 parseli dava dilekçesinde göstermiş ise de davasının 164 ada 111 parsele olduğunu, 164 ada 122 parseli dava dilekçesinde göstermiş ise de davasının 174 ada 10 parselin yanında mevcut yol olduğunu belirtmiştir. Yine davacı değişik tarihlerde verdiği dilekçelerinde dava konusu parselleri değişik olarak göstermiştir. Mahkemece davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacı tarafından temyiz edilmiştir.
Davacı taraf birden fazla taşınmaz hakkında dava açmıştır. Davacının 1.2.1997 günlü keşifte keşif tutanağına yansıyan usulün 151. maddesi hükmü uyarınca belgelendirilen beyanı dikkate alındığında davaya konu taşınmazların 174 ada 4 ve 11 parsel sayılı taşınmazlar olduğu, bu taşınmazlar üzerinde davacının terekeden miras yoluyla gelen bir hakkının bulunmadığı mahkemece toplanıp değerlendirilen deliller, keşif, uygulama ile saptanmıştır.
Sonuç: Mahkemece bu olgular dikkate alınarak yazılı şekilde hüküm kurulmasında bir isabetsizlik bulunmadığından davacının yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddi ile hükmün ONANMASINA, peşin alınan ilam harcının mahsubu ile geriye kalan 2.220.000 lira ilam harcının davacıdan alınmasına, 17.2.2004 gününde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy