(3402 S. K. m. 20) (4721 S. K. m. 719)
Dava: Taraflar arasında kadastro tespitinden doğan dava sonucunda verilen hükmün, Yargıtay'ca incelenmesi davacı Hazine tarafından istenilmekle, temyiz isteminin süresinde olduğu anlaşılmakla dosya incelendi, gereği görüşüldü:
Karar: Mahkemece bozma kararına uyularak hüküm kurulmuş ise de bozma kararı gerekleri tam olarak yerine getirilmemiştir. Kural olarak, harita ve krokisi bulunan tapu kayıtlarına Medeni Kanunun 719, 3402 sayılı Kadastro Kanununun 20.maddesi uyarınca kapsam belirleneceği kuşkusuzdur. Dosyaya getirtilen Hazineye ait tapu kaydının 4753 sayılı yasaya göre toprak tevzi komisyonunca oluşturulduğu ve haritası bulunduğu anlaşılmaktadır. Ne varki; mahkemece bu harita uzman bilirkişiler aracılığı ile gereği şekilde yerine uygulanmamış, tapu kaydının ve haritasının ölçekleri gözönünde bulundurulmak suretiyle araziye tatbik edilmemiş, koordinatları ve ölçeği çakıştırılmak suretiyle kapsamı kesin olarak saptanmamıştır. Bu durumda tapu kaydının yerine yeteri şekilde uygulanmak suretiyle sonuç alındığından söz edilemez. Hal böyle olunca, Hazineye ait tapu kaydı ve dosyada mevcut haritası dikkate alınmak suretiyle yerinde tapu fen memuru veya mühendisi sıfat ve yeteneğini taşıyan uzman bilirkişi ve bilirkişiler kurulu tarafından kapsamının belirlenmesi, dava konusu taşınmazların Hazineye ait tapu kaydının dayanağı haritanın kapsamında kalıp kalmadığının kesin olarak saptanması ve sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken, yetersiz uygulama ve bilirkişi raporuna dayanılarak yazılı olduğu şekilde hüküm kurulması doğru değildir.
Sonuç: Hükmün yukarıda açıklanan sebeplerden dolayı H.U.M.K.nun 428.maddesi uyarınca BOZULMASINA, 27.1.2004 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy