(3402 S. K. m. 9, 10)
Dava: Taraflar arasında kadastro tespitinden doğan dava sonucunda verilen hükmün Yargıtay'ca incelenmesi davacı hazine tarafından istenilmekle temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşılmakla dosya incelendi, dosyadaki belgeler okundu. Tetkik hakiminin açıklamaları dinlendi. Gereği görüşüldü:
Karar: Kadastro sırasında 766 parsel sayılı 6900m2 yüzölçümündeki taşınmaz veri kaydına miras hakkına ve zilyetliğe dayanılarak Mustafa mirasçıları Ayşe, Hanım, Asiye, Ayşe, Meryem, Fatma, Dudu, Hüseyin ve Ramazan adlarına 767 parsel sayılı 20000m2 yüzölçümündeki taşınmaz kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayanılarak Mustafa adına 1260 parsel sayılı 25750m2 yüzölçümündeki taşınmaz 766 parsele revizyon gören vergi kaydının miktar fazlası olarak ve 1263 parsel sayılı 15100m2 yüzölçümündeki taşınmaz 767 parsel sayılı taşınmazın 20 dönüm fazlası olarak hazine adına tespit edilmiştir. Mehmet 766, 767, 1260 ve 1263 parseller arasında atalarından kalma 20 dekar kadar yeri olduğunu öne sürerek tespitlere itiraz etmiştir. Komisyonca tersimat hataları da düzeltilerek itirazın kabulüne ekli haritada A harfi ile gösterilen 36900m2 miktarındaki kısmın son parsel numarası verilerek Mehmet mirasçıları Meryem, Hasan, Himmet, Meryem, Melahat ve Huma adlarına, 766 parsel 2760m2 yüzölçümü ile ve 1260 parsel 9200m2 yüzölçümüyle Mustafa mirasçıları Ayşe, Hanım, Asiye, Ayşe, Meryem, Fatma, Dudu, Hüseyin ve Ramazan adlarına payları oranında 767 parsel 10900m2 ve 1263 parsel 7950m2 yüzölçümleriyle Mustafa adına tespit edilmiştir. Hazine ilk tespitte hazine adına tespit edilen 1260 ve 1263 parsellere yönelik komisyon kararına karşı süresinde dava açmıştır.
Mahkemece 15.1.1999 tarih 4039 sayılı komisyon kararının iptali ile harita mühendisi Ömer'in karara ekli krokisinde A harfi ile gösterilen 37000m2 kısmın son parsel numarası verilerek Mehmet mirasçıları adlarına payları oranında, 766 parselin ekli krokide 5 no ile gösterilen 2525m2 ve 1260 parselin ekli krokide 6 no ile gösterilen 8390m2 yüzölçümlerindeki kesimlerinin Mustafa mirasçıları adlarına payları oranında, 767 parsele ekli krokide 7 no ile gösterilen 7550m2 ve 1263 parsel ekli krokide 8 no ile gösterilen 8275m2 yüzölçümündeki kesimlerinin Mustafa mirasçıları adlarına payları oranında tapuya tesciline karar verilmiş; hüküm davacı hazine tarafından temyiz edilmiştir.
Dava ve temyiz konusu 1260 ve 1263 parsel sayılı taşınmazlar vergi kaydı miktar fazlası olarak davacı hazine adına tespit edilmiştir. Mehmet'in itirazı kadastro komisyonunca kabul edilmiştir. Hazine tespitte saptanan hukuksal olgunun doğru olduğunu her iki taşınmazın hazine adına tescili gerektiğini öne sürerek aleyhindeki komisyon kararına karşı yasal süresinde dava açmıştır.
Mahkemece hazinenin davasının reddine, dava konusu 1260 ve 1263 parsel sayılı taşınmazlar ifraz edilerek haritasında gösterilen bölümlerin davalılar adına tesciline karar verilmiştir. 1260 ve 1263 parsel sayılı taşınmazların tespitine Mehmet tarafından itiraz edilmiştir. Adı geçenin itirazı az yukarıda vurgulandığı üzere kadastro komisyonunca kabul edilmiştir. 766 ve 767 parsel sayılı taşınmazların tespit maliklerinin 1260 ve 1263 parsel sayılı taşınmazlara yönelik olarak itiraz ve davaları bulunmadığı gibi açılan davaya da yöntemine uygun şekilde katılmamışlardır. Davacı taraf dilekçesinde 1260 ve 1263 parsel sayılı taşınmazlar içinde ve 766 ve 767 parsel sayılı taşınmazlar arasında kalan kesimde atasından 20 dönüm yüzölçümünde taşınmazın bulunduğunu öne sürerek dava açmıştır. Kural olarak kadastro hakimi önüne gelen uyuşmazlıkları açılan davanın kapsamı ile sınırlı olarak çözümlemekle yükümlüdür. Hal böyle olunca mahkemenin yaptığı araştırma ve soruşturmanın yetersiz olduğu tartışmasızdır.
Sağlıklı bir sonuca varılabilmesi için yöreyi iyi bilen, elverdiğince yaşlı, yerel ve uzman bilirkişi hazır olduğu halde, taşınmazlar başında yeniden keşif yapılmalı, yerel bilirkişiye dava dilekçesi okunmalı, yerel bilirkişi yardımı, uzman bilirkişi eliyle dava dilekçesinde tarif edilen taşınmazlara arz üzerinde gösterilmeli, bundan sonra kadastro paftası uzman bilirkişi aracılığı ile dava dilekçesinde tarif edilen taşınmazlara uygulanmalı, bu taşınmazların kadastro tespitinde hangi parsel sayıları altında tespit gördüğü tespitlerinin kesinleşip kesinleşmediği belirlenmeli ve uyuşmazlığın öncelikle davaya konu yapılan ve tespitleri kesinleşmeyen taşınmazlarla sınırlı olarak çözümleneceği dikkate alınmalı, davacının dilekçesi kapsamına göre davaya konu yaptığı taşınmazlar dışında başka taşınmazlarında dava konusu yapıldığı saptandığı takdirde tespitlerine itiraz edilip edilmediği az yukarıda belirtildiği gibi incelenmeli, itiraz edilmemiş ise tespitlerin kesinleştiği bu taşınmazlara ilişkin olarak açılan davaların kesinleşen kadastroya karşı açılan dava niteliğinde olduğu bu nitelikteki davaların genel mahkemede çözümleneceği dikkate alınmalı, daha sonra Mehmet'in açtığı davanın kapsamı belirlendikten sonra 766 ve 767 parsel sayılı bu taşımazlara yönelik bir itirazının bulunup, bulunmadığı tespite itirazları içeren dilekçesi incelenerek belirlenmeli, açılan davanın komisyon kararına karşı açıldığı gözönünde tutulmalı, uyuşmazlığın komisyon kararı ile sınırlı olarak çözümlenmesi gerektiği düşünülmeli, tarafların iddia ve savunmaları doğrultusunda gösterdikleri ve gösterecekleri deliller toplanmalı, bundan sonra toplanan ve toplanacak tüm deliller birlikte değerlendirilerek sonucuna uygun bir kara verilmelidir.
Mahkemece davanın kapsamı belirlenmeden komisyon kararı incelenmeksizin 766 ve 767 parsel sayılı taşınmazların tespit maliklerin tespitlere karşı itiraz ve davaları bulunmadığı halde dava dışına çıkılarak kesinleşen geometrik durumları değiştirecek biçimde hüküm kurulması isabetsiz,
Sonuç: Davacı hazinenin temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde görüldüğünden kabulü ile hükmün BOZULMASINA, bozma nedenlerine göre de sair yönlerin şimdilik incelenmesine yer olmadığına,17.2.2004 gününde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy