(3402 S. K. m. 14, 19, 31) (6831 S. K. m. 2)
Dava: Taraflar arasında kadastro tespitinden doğan dava sonucunda verilen hükmün, Yargıtay'ca incelenmesi taraflar tarafından istenilmekle, temyiz isteminin süresinde olduğu anlaşılmakla dosya incelendi, dosyadaki belgeler okundu, tetkik hakiminin açıklamaları dinlendi, gereği görüşüldü:
Karar: Kadastro sırasında 103 parsel sayılı 2196,49 m2 yüzölçümündeki taşınmaz satın alma yoluyla gelen kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayanılarak davalı Aslan Sevim adına tespit edilmiştir. Davacı Hazine taşınmazın 1973 yılında orman tahdit hattı içinde kaldığından tespit dışı bırakıldığını, 1991'de 2/B madde uyarınca orman dışına çıkarılmadığını, 2.kadastronun geçersiz olduğunu, zilyetlikle kazanılamayacağını, 20 yıllık zilyetlik süresinin de dolmadığını öne sürerek dava açmıştır. Mahkemece davanın kabulüne, 103 parsel sayılı taşınmazın davalı adına kadastro tespitinin iptaliyle davacı Hazine adına tapuya tesciline, 3402 Sayılı Kadastro Kanununun 19/2 maddesi uyarınca taşınmaz üzerinde davalı tarafından emek verilerek yetiştirildiği anlaşılan 20-25 yaşlarında 3 adet kiraz ağacı, 5 adet erik ağacının, 2 adet elma ağacının davalı Aslan Sevim'e ait olduğunun beyanlar hanesinde gösterilmesine, 3402 Sayılı Kadastro Kanununun 31/3 maddesi uyarınca takdiren 100.000.000 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacı Hazineye verilmesine karar verilmiş, hüküm taraflarca temyiz edilmiştir.
Dava konusu 103 parsel sayılı taşınmazın bölgede tespit gününden önce 6831 sayılı yasanın 1744 sayılı kanunla değişik 2. maddesi uyarınca orman sınırları dışına çıkarılan yerlerden olduğu, orman sayılan yerlerden olmadığı, davalıların taşınmaz üzerinde zemini ekonomik amaca uygun kullanacak şekilde iktisap sağlayan zilyetliklerinin bulunmadığı, 3402 sayılı Kadastro Kanununun 19. maddesi hükmünde öngörülen koşulların davalı taraf yararına gerçekleştiği, davalılar yararına tespit gününde 3402 sayılı Kadastro Kanununun 14. maddesi hükmünde öngörülen kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği ile taşınmaz edinme koşularının gerçekleşmediği, mahkemece yapılan keşif, uygulama, toplanıp değerlendirilen delillerle belirlenmiştir.
Sonuç: Bu nedenlerle tarafların yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile hükmün ONANMASINA, peşin alınan ilam harcının mahsubu ile geriye kalan 2.220.000 Lira ilam harcının davalıdan alınmasına, Hazineden ilam harcı alınmasına yer olmadığına, 17.2.2004 gününde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy