(3402 S. K m. 36)
Taraflar arasında kadastro tespitinden doğan dava sonucunda verilen hükmün Yargıtay'ca incelenmesi davacı tarafından istenilmekle temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşılmakla dosya incelendi, dosyadaki belgeler okundu. Tetkik hakiminin açıklamaları dinlendi. Gereği görüşüldü:
Kadastro sırasında 130 ada 40 parsel sayılı 6600 m2 yüzölçümündeki taşınmaz İsmail Demirbacak adına vergi kaydı kapsamında kaldığından ancak 30-40 yıldır terk edildiğinden söz edilerek hazine adına tespit edilmiştir. Davacı Emin Demirbacak tespitte uygulanan vergi kaydına, dededen babadan intikalen gelen zilyetliğe dayanarak dava açmıştır. Mahkemece davanın reddine, taşınmazın tespit gibi hazine adına tapuya tesciline karar verilmiş, hüküm davacı tarafından temyiz edilmiştir.
Mahkemece davacı tarafın 3402 Sayılı Kadastro Kanununun 36. maddesinde öngörüldüğü gibi ek, keşif avansını yatırmadığı gerekçe gösterilmek suretiyle davanın reddine karar verilmiştir. Ne var ki davacı Emin Demirbacak vergi kaydına ve zilyetliğe dayanarak dava açmıştır. Yanlar arasındaki çekişmenin taşınmaz başında yapılacak keşifle halledilmesi gerekir. Nitekim mahkemece 7.2.2002 günlü oturumda detayları gösterildiği gibi 191.250.000.- lira keşif avansının mahkeme veznesine depo edilmesi için ara kararı verilmiş ve davacı tarafından mahkemece belirlenen keşif parası mahkeme veznesine yatırılmıştır. Bundan sonraki oturumlarda davacı tarafın kusuru olmadığı halde hava muhalefeti nedeniyle keşfe gidilmediği, bilahare davacı tarafın müracaat etmemesi nedeniyle keşfe gidilemediği, ondan sonra davacı tarafa ek keşif avansı yatırılması için süre verildiği buna rağmen müracaat edilmemesi nedeniyle keşfe gidilmediği daha sonra verilen ara kararında da ek keşif avansının yatırılması konusunda kesin mehil verilmiştir. Davacı taraf mahkemece belirlenen ek keşif avansını yatıramamıştır. Davacı tarafın müracaat etmemesi nedeniyle keşfe gidilmemesi davacı tarafın kusuru sayılamaz. Kadastro hakimi keşifle halli gereken çekişmelerde re' sen keşif yapmakla yükümlüdür. Diğer yönden ek keşif avans ile yatırılması konusunda verilen ara kararında da bilirkişi de belli edilmemiştir.
Sonuç: Bu nedenlerle keşfe gidilememesinin nedenini davacı tarafın kusuru olarak kabulüne olanak bulunmamaktadır. Yukarıda izah edildiği gibi davacı tarafın yerinde olan temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, 31.03.2003 gününde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy