(1086 S. K. m. 237)
Dava: Taraflar arasındaki dava sonucunda verilen hükmün Yargıtay'ca duruşmalı olarak incelenmesi istenilmekle duruşma için tebliğ edilen 3.6.2003 günü belirlenen saatte temyiz eden Şerif ve aleyhine temyiz istenen Hüseyin gelenlerin huzuru ile duruşmaya başlandı. Duruşmada hazır bulunan tarafların sözlü açıklamaları dinlendi. Duruşmanın bittiği bildirildi. Tetkik hakiminin raporu okundu, dosyadaki belgeler incelendi. Tetkik hakiminin açıklamaları dinlendi. Gereği görüşüldü:
Karar: Kadastro sırasında 415 ada 6 parsel sayılı 3005,42 m2, aynı ada 12 parsel sayılı 586 m2 yüzölçümündeki taşınmazlar davacı Şerif, aynı ada 7 parsel sayılı 3189,34 m2, 11 parsel sayılı 920 m2 yüzölçümündeki taşınmazlar davalı Hüseyin adlarına tapu kayıtlarına dayanılarak tespit edilmiştir. Davacı Şerif ifraz tapu kayıtların miktarları eşit olduğu halde kadastroca davalı adına fazla taşınmaz tespit ve tescil edildiğini öne sürerek, kadastroca oluşturulan tapu kayıtlarının iptali ile, eşit olarak adlarına tapuya tescili talebiyle dava açmıştır. Davalı davanın reddini savunmuştur. Mahkemece davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacı tarafından temyiz edilmiştir.
Kesin hüküm olumsuz dava koşuludur. İstek olmasa bile yargılamanın her aşamasında mahkemece gözetilmesi zorunludur. Kamu düzeni ile de ilgili olduğundan mahkemelerce doğrudan doğruya gözönünde tutulur. Aynı taşınmaza yönelik olarak yanlar arasında sonradan ortaya çıkan uyuşmazlıklarda başkaca bir araştırmaya gerek görülmeksizin kesin hükme göre çözümlenir. Kesin hüküm Yasama organının tasarrufu, Yargı organının içtihadı ve ikrar ile dahi ortadan kaldırılamaz. Yanlar arasında Şebinhisar Asliye Hukuk Mahkemesinin 1978/52 esas 1978/64 karar sayılı 6.7.1978 günlü kesinleşmiş mahkeme ilamı somut olayımız için kesin hüküm teşkil etmektedir.
Davacı Şerif tarafından davalı aleyhine açılan müdahalenin önlenmesi davası reddedilmiş, derecattan geçmek suretiyle onanarak kesinleşmiştir. Sözü edilen dava dosyasındaki krokinin dava konusu taşınmaza ait olduğu, yanların aynı bütünden bölünme taşınmazlar için ortak sınırın ark olduğu belirlenmiştir. Kadastronun geometrik durumu da kesin hüküm krokisine uygun olduğu mahkemece saptanmış olmakla davanın reddi yolunda verilen kararda herhangi bir isabetsizlik bulunmamaktadır.
Sonuç: Bu nedenlerle davacının yerinde olmayan temyiz itirazlarının reddi ile hükmün ONANMASINA, peyin alınan ilam harcının mahsubu ile geriye kalan 4.640.000 lira harcın temyiz edenden alınmasına, 3.6.2003 gününde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy