(3402 S. K. m. 13, 14)
Dava: Taraflar arasında kadastro tespitinden doğan dava sonucunda verilen hükmün, Yargıtay'ca incelenmesi davacı Ali, Mehmet Ali ve Zehra vekili tarafından istenilmekle, temyiz isteminin süresinde olduğu anlaşılmakla dosya incelendi. Dosyadaki belgeler okundu, Tetkik Hakiminin açıklamaları dinlendi. Gereği görüşüldü:
Karar: Kadastro sırasında 719, 720, 721, 722, 723, 724, 725, 726, 727, 728, 729, 686, 695, 696, 701, 717, 718, 737, 746, 747, 748, 749 ve 750 parsel sayılı taşınmazlar davalı olduğundan söz edilerek yüzölçümleri ve malik haneleri açık bırakılmak suretiyle tespit edilmiştir. Tespitten önce davacı Ali Kemal, Mehmet Ali, Süleyman, Zehra ve Emine tarafından Asliye Hukuk Mahkemesinde Haydar ve Harun aleyhine açılan meni müdahale davası görevsizlik kararı ile Kadastro Mahkemesine aktarılmıştır. Mahkemece davanın kısmen kabulüne, kısmen reddine, 719 ila 729 parsel sayılı taşınmazların davacılar adına 686, 696, 717, 747, 748, 749 ve 750 parsel sayılı taşınmazlar 6310, 662, 7730, 1620, 833.85, 225.81 ve 4440 m2 yüzölçümleri ile Haydar oğlu Hacı adına, 695 ve 718 parsel sayılı taşınmazlar 1157 ve 822 m2 yüzölçümü ile Harun oğlu Eyüp adına 701 ve 746 parsel sayılı taşınmazlar 3670 ve 1326,12 m2 yüzölçümü ile Harun oğlu Yusuf adına, 737 parsel sayılı taşınmazda 11290 m2 yüzölçümü ile Mustafa oğlu Müslüm ve Bekir adlarına tapuya tescillerine karar verilmiş; hüküm davacı Ali Kemal, Mehmet Ali ve Zehra vekili avukat tarafından temyiz edilmiştir.
Yanlar arasındaki çekişme ortak sınır uyuşmazlığı noktasında toplanmaktadır. Ne var ki yanların dayandığı tapu kayıt malikleri veya mirasçılarının bazıları davaya çağrılıp savunmaları alınıp delilleri toplanmamıştır. Diğer bir anlatımla taraf oluşturulmamıştır. Taraf oluşturulmadan sonuca gidilmesi isabetsiz olduğu gibi taşınmazların Asliye Hukuk Mahkemesinde dava konusu olması nedeni ile malik haneleri açık bırakılmış yüzölçümleri de belirlenmemiştir. Duruşma aşamasında yapılan keşifte teknik bilirkişi taşınmazların yüzölçümlerinin belirlendiği halde bir bölüm taşınmazların kararda yüzölçümleri belirtilmemiştir.
Diğer yönden kısa karar ile gerekçeli karar farklıdır. 10.4.1992 gün 1991/7 esas ve 1992/4 karar sayılı içtihadı birleştirme kararı da göz önünde tutulmamıştır. Taraf oluşturulmadan karar verilmesi isabetli değildir. Bu husus dava koşuludur. Bu nedenle mahkemece öncelikle davacı tarafın dayandığı 11.1.1944 tarih ve 310 nolu tapuda malik olan İsmail Oğlu Mahmut 21.7.1973 tarihinde ölmüş olup getirtilen nüfus kaydına göre 22.10.1973 ölen oğlu Temel'in mirasçıları olan Ümmühan'dan olan Mehmet, Ümran ve Ayşegül'ün davaya dahil edilmediği davalı tarafın tutundu 11.1.1944 tarih 309 aynı tapunun gitti kayıtları olan 3.5.1978 tarih 4 nolu 7,7.1978 tarih 13 sayılı tapu kayıtlarında davalı Harun ve Haydar da paydaş olup diğer paydaşlar olan Ömer oğlu Mustafa, Hüseyin oğlu Hasan, Hüseyin oğlu Eyüp Ali ve yine Hüseyin oğlu Mehmet Nuri ile Haydar oğlu Hacı'nın davaya çağrılması savunmalarının alınması, delilerinin toplanması ve varılacak sonuca göre bir karar verilmesi gerekirken taraf koşulu yerine getirilmeden yazılı biçimde karar verilmesi isabetsiz olduğu gibi kabule göre de; bir bölüm taşınmazların yüzölçümleri de belirtilmeden tescil kararı verilmesi de isabetsiz olduğu gibi az yukarda belirtildiği gibi 10.4.1992 gün ve 1991/7 esas ve 1992/4 karar sayılı içtihadı birleştirme kararının da göz önünde tutulmaması dahi isabetsiz,
Sonuç: Temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan davacı Ali Kemal, Mehmet Ali ve Zehra'nın yerinde olan temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, 27.5.2003 gününde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy