(3402 S. K. m. 5) (1086 S. K. m. 45)
Dava: Taraflar arasında kadastro tespitinden doğan dava sonucunda verilen hükmün, Yargıtay'ca duruşmalı olarak inlenmesi istenilmekle, duruşma için tebliğ edilen 10.12.2002 günü belirlenen saatte temyiz eden hazine vekili avukat Ulviye Sarp geldi. Gelenin huzuru ile duruşmaya başlandı. Duruşmada hazır bulunan tarafın sözlü açıklamalı dinlendi. Duruşmanın bittiği bildirildi. Tetkik hakiminin raporu okundu. Dosyadaki belgeler incelendi, Tetkik hakiminin açıklamaları dinlendi. Gereği görüşüldü;
Karar: Kadastro sırasında 18 ada 1, 56 ada 10, 107 ada 17, 119 ada 37, 49, 66, 120 ada 50, 125 ada 35, 126 ada 25, 127 ada 6 ve 7, 139 ada 20 parsel s. yüzölçümleri toplamı 100 dönümü geçmeyen taşınmazların tespiti davalı olduklarından söz edilerek, malik haneleri boş bırakılmak suretiyle yapılmıştır. Tespitten önce davacı Mehmet Köse tarafından davalılar hazine, Doğanşehir belediye Başkanlığı ve Devlet Su İşleri Genel Müdürlüğü aleyhlerine Asliye Hukuk Mahkemesinde açılan tescil davasına Vakkas Karakurt mirasçıları katıldıktan sonra görevsizlikle Kadastro Mahkemesine aktarılmıştır. Mahkemece Murtaza Köse'nin davacı dışındaki sair mirasçıları Abide Köse ve Şemsinur Çekmegil davalılar yanında davaya dahil ettirildikten sonra yapılan yargılama sonucu davacı ve katılanların kısmen kabulü ile 119 ada 66 s. parselin davacı Mehmet Köse, 120 ada 50, 139 ada 20, 18 ada 1, 107 ada 17, 125 ada 35, 127 ada 6 ve 7, 119 ada 37 ve 49, 126 ada 25 parsel s. taşınmazların 1/2 şer paylı olarak davacı Mehmet Köse ile davalı Abide Köse, 56 ada 10 s. parselin 10/40 payının davacı Mehmet Köse, 10/40 payının davalı Abide Köse geriye kalan 20/40 payın da Vakkas Karakurt mirasçıları adlarına payları oranında tapuya tesciline karar verilmiş; hüküm davacı Mehmet Köse, katılanlar Vakkas Karakurt mirasçıları, davalılar Şemsinur Çekmegil ve hazine tarafından temyiz edilmiştir.
Dava konusu taşınmazların kadastro tespitleri 3402 s. kadastro yasanın 5. maddesi hükmü gereğince malik haneleri açık bırakılarak yapılmıştır. Tespit tarihinden önce Asliye mahkemesine açılan tescil davası görevsizlik kararı ile kadastro mahkemesine aktarılmıştır. Hal böyle olunca Kadastro Mahkemesinin yapacağı ilk iş Asliye Hukuk Mahkemesinden görevsizlik kararı ile Kadastro Mahkemesine aktarılan davanın kapsamı yöntemine uygun şekilde belirlenmemiştir. Sağlıklı bir sonuca varılabilmesi için taşınmazlar başında keşif yapılmalıdır. Yerel bilirkişi yardımı uzman bilirkişi eliyle dava dilekçesinde davaya konu yapılan taşınmazlar belirlenmeli, bu belirleme yapılırken kadastro paftası yerine uygulanmalı, kadastro sırasında dava dilekçesinde tarif edilen taşınmazların hangi parsel sayısı altında tespit gördüğü duraksamasız saptanmalı, bu yolla gerçekten dava dosyası ile birleştirilen kadastro tutanaklarının tümünün davanın kapsamı olup olmadığı belirlenmelidir. Mahkemece bu biçimde bir uygulama yapılmamış, dava dışı 57 ada 70 ve 71 parsel s. taşınmazların aktarılan bu davanın kapsamı olup olmadığı belirlenmemiştir. Kaldı ki, 57 ada 70 ve 71 parsel s. taşınmazlar hakkında tespit tarihinden önce genel mahkemeye açılan davada 1982/191, 1987/419 E.K s. kararla Kadastro Mahkemesine aktarılmıştır. İddianın öne sürülüş biçimi dikkate alındığında dava konusu bu taşınmazlar ile dava dışı 57 ada 70 ve 71 parsel s. taşınmazlardan biri hakkında verilecek karar sair taşınmazlar hakkında açılan davanın sonucunu etkileyecektir. Usulün 45 ve onu izleyen maddeleri dikkate alındığında davalar arasında irtibatın varlığının kabulü gerekir. Hal böyle olunca, dava dosyalarının birleştirilmesi de zorunludur. O durumda aktarılan davanın sağlıklı bir şekilde belirlendikten sonra 57 ada 70 ve 71 parsel s. taşınmazlarla ilgili dava dosyasının iş bu dava dosyası ile birleştirilmesi, toplanan ve toplanacak bütün deliller birlikte değerlendirilerek sonucuna göre bir hüküm kurulması gerekirken bu olgular gözardı edilerek işin esası hakkında yazılı biçimde hüküm kurulması isabetsiz, temyiz itirazları bu sebeplerle yerinde görüldüğünden kabulü ile hükmün BOZULMASINA, Bozma nedenlerine göre de diğer yönlerin şimdilik incelenmesine yer olmadığına,
Yargıtay ilamının niteliği dikkate alınarak Yargıtay duruşmasında vekille temsil edilen hazine yararına avukatlık parası tespit ve takdirine yer olmadığına, 15.04.2003 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy