(3402 S. K. m. 14)
Dava: Taraflar arasında kadastro tespitinden doğan dava sonucunda verilen hükmün, Yargıtay'ca incelenmesi davacı davalı hazine tarafından istenilmekle, temyiz isteminin süresinde olduğu anlaşılmakla dosya incelendi. Dosyadaki belgeler okundu, Tetkik Hakiminin açıklamaları dinlendi. Gereği görüşüldü:
Karar: Hükmüne uyulan bozma ilamında özetle yetersiz inceleme sonucu verilen hükmün isabetsiz olduğu belirtilerek taşınmaza komşu parsellere ait kadastro tespit tutanakları ile dayanakları kayıtların getirtilip dosyaya konulması, mahallinde dava sonucunda yararı bulunmayan komşu köy halkından seçilecek yerel bilirkişi aracılığı ile özellikle taşınmazın niteliğinin belirlenmesi yönünden keşif yapılması, dinlenecek bilirkişi ve tanıklardan taşınmazın öncesinin ne olduğu kimden kime nasıl intikal ettiği, kullanımın ekonomik amaca uygun olup olmadığının olaylara dayalı olarak sorulup saptanılması, taşınmazın tümü yada bir bölümünün mera olmadığının belirlenmesi halinde tespit gününe dek taraflar yararına edinme koşullarının gerçekleşip gerçekleşmediğinin araştırılması tespitle belirlenen hukuksal duruma aykırı sonuca ulaşılması halinde tutanak bilirkişileri dinlenilmek suretiyle çelişkinin giderilmesi toplanacak deliller birlikte değerlendirilerek sonucuna göre bir karar verilmesi gerektiğine değinilmiştir.
Mahkemece bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonunda Sabri'nin davasının kısmen kabulüne, kısmen reddine taşınmazların tümünün payları da gösterilmek suretiyle Hasan mirasçıları adına tapuya tesciline karar verilmiş; hüküm davacı-davalı hazine tarafından temyiz edilmiştir.
Mahkemece bozma kararına uyulmuştur. Bozma kararına uyulmakla taraflar yararına usulü kazanılmış hak doğar. Mahkemece bozma kararında öngörülen hususların aynen yerine getirilmesi gerekir. Bozma kararından evvel dava konusu taşınmazlardan 882 parselin krokisinde A harfi ile işaretli bölüm dışında kalan taşınmazların hazine adına yine 881 ve 883 parsel sayılı taşınmazlardan 882 sayılı parselin A harfi ile işaretli 20000 m2 lik bölümün payları oranında Hasan mirasçıları adına tapuya tesciline karar verilmiştir.
Mahkemece bozmaya uyularak yapılan yargılama sonucunda dava konusu taşınmazların geleneksel biçimde kullanıla gelen kamu malı niteliğinde mera olmadığı sonucuna varılmak suretiyle taşınmazların Hasan mirasçıları adına tapuya tesciline karar verilmiş ise de verilen karar dosyadaki delilere uygun düşmemektedir. Nizalı taşınmazların mera olmadığı toplanan delillerle belirlenmiştir. Ne var ki dava konusu taşınmazlardan 882 parsel sayılı taşınmazın yüzölçümü 954.000 m2 miktarındadır.
Taşınmazların tespit tarihine göre ancak 100 dönüm bölümün belgesiz olarak zilyetlikle edinilebileceği yasa gereğidir. Dava konusu 881,882ve 883 parsel sayılı taşınmazların bir bütün olduğu da kuşkusuzdur. Diğer yönden Iğdır Sulh hukuk Mahkemesinin 1959/127, 1960/211 Esas ve karar sayılı 8.11.1960 tarihli ilamında Hasan tarafından Mirza mirasçılarına aleyhine açılan müdahalenin önlenmesi davasına ait karar örneği bulunmaktadır. Her ne kadar aramalarına rağmen dosyasının bulunamadığı belirlenmiş ise de; anılan karar örneğinin kesinleşip kesinleşmediği de belirlenmemiştir. Bu defa karar kartonundan ve defterlerinden aranmak suretiyle anılan kararın kesinleşip kesinleşmediği saptanmalıdır.
Her ne kadar anılan kararda hazine taraf değil ise de yararına tescil kararı verilen Hasan mirasçıları olan Sabri ve paydaşlarının dosyada saptanan delilleri itibariyle bağlayacağı kuşkusuzdur. Sözü edilen kararda özellikle dava konusu 882 parsel sayılı taşınmazın bir bölümünün taşlık ve kayalık olduğu ekilip sürülmediği belirtilmiş bulunmasına göre mahallinde yapılacak keşifte anılan karar yerel bilirkişiye okunmak suretiyle dava konusu taşınmazların hangi bölümlerinin kayalık taşlık ve ham toprak olduğu sorulup belirlenmeli, ondan sonra yararına tescil kararı verilen zilyet Hasan mirasçılarının bir bütün olan taşınmazlardan 100 dönüm miktarının belgesizden edinilebileceği düşünülmeli, 100 dönümden fazla olan bölümün hazine adına tapuya tesciline karar verilmesi gerekirken yazılı biçimde karar verilmesi isabetsiz,
Sonuç: Hazinenin bu nedenlerle yerine olan temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, 30.5.2003 gününde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy