(4721 S. K. m. 703)
Dava: Muhtesatın tespiti istemiyle açılan davada mahkemece verilen kararın incelenmesi davalı Osmanlı (Garanti) Bankası A.Ş tarafından istenilmekle temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşılmakla dosya incelendi. Dosyadaki belgeler okundu. Tetkik Hakiminin açıklamaları dinlendi. Gereği görüşüldü:
Karar: Doru Çelik Petrol Ürünleri Madencilik ve İnş. San. Tic. A.Ş. 8.6.2001 tarihinde Asliye Hukuk Mahkemesinde Osmanlı Bankası A.Ş Genel Müdürlüğü ve Fiber İnşaat Akaryakıt Kimya San. Ve Tic. Ltd. Şti. aleyhine açtığı tespit davasında Fiber İnşaat Akaryakıt Kimya San. Ve Tic. Ltd. Şti. 19.8.1996'da satın aldığı 19850 m2 yüzölçümündeki 594 parsel sayılı taşınmaz boş olarak 10 yıllığına kiralandığını, kiralanan taşınmaz üzerine yaptığı inşaat ile bekçi evinin şirketi tarafından yapıldığının tespiti ile tüm taşınmaza kazandırdığı değer oranının tespitini istemiştir. Mahkemece davanın kabulüne, 594 parsel sayılı taşınmaz üzerinde inşaa edilen bekçi evi ve na tamam deponun davacı tarafından yapıldığının ve taşınmazdaki değer oranının 0,62 olduğunun tespitine karar verilmiş; hüküm davalı Osmanlı (Garanti) Bankası A.Ş tarafından temyiz edilmiştir.
Dava konusu taşınmaz üzerindeki deponun ve bekçi evinin davacıya ait olduğuna karar verilmiş ise de varılan sonuç dosya içeriğine uygun değildir. Dava konusu taşınmazın mülkiyeti davalı Fiber İnşaat Akaryakıt Kimya Sanayi Ticaret Limited Şirketine aittir. Davacı taşınmazın arsasında pay sahibi değildir. Her ne kadar davacının dava konusu taşınmazı davalı şirketten kiralandığına dair sözleşme mevcut ise de, arsa üzerinde davacı tarafından bina yapılmış olsa dahi bu ilişki arsa sahibi ve kiracı arasında başka davaların konusu olabilecek bir ilişki içerir. Davacı arsa üzerinde pay sabihi olmadığından ve bu aşamada bina yapmış olsa dahi binanın mülkiyeti arsa sahibine ait olacağından kiracı ile kiralayan arasındaki ilişki alacaklı bankayı bağlamayacağından bütün bunlardan ayrı olarak davalı şirket ile davacı şirketin bir kısım yöneticilerinin aynı kişiler olması karşısında davacı ile davalı şirket arasında mali konuda çeşitli ilişkilerin bulunduğunun kabulü sonucunu doğurmaktadır. Bu durumda taşınmaz üzerindeki binanın davacıya ait olduğunun kabulüne karar verilmesinde isabet bulunmamaktadır.
Sonuç: Dosya içeriğine ve toplanan delillere göre davanın reddine karar verilmesi gerekirken, kabulüne karar verilmesi isabetsiz temyiz itirazları bu nedenle yerinde görüldüğünden kabulü ile hükmün BOZULMASINA, 29.04.2003 gününde oyçokluğu ile karar verildi.
MUHALEFET ŞERHİ
Davacı ve davalılardan Fiber İnşaat Akaryakıt Kimya San. Ve Tic. Ltd. birer sermaye şirketidir, ayrı ayrı tüzel kişilikleri vardır. İpoteğin paraya çevrilmesi yoluyla takibe geçen davalı bankanın davanın tarafı olacağı, ipotekle yükümlü bir taşınmazın kiraya verilebileceği kuşkusuzdur. Davacı kira sözleşmesi kira ödemelerine ilişkin makbuzlar, inşaat malzemelerine dair faturalar sunmuş, tanık dinlenmiş, bunlara göre taşınmazda kiracılık sıfatını ve davaya konu yapıların kendisine aidiyetini kanıtlamıştır. Davalı banka buna karşı koymamış, mukabil delilde sunmamıştır. Bu nedenlerle yerel mahkemenin davanın kabulüne dair kararı isabetlidir. Hükmün onanması gerektiği düşüncesiyle çoğunluk görüşüne katılmıyorum. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy