(3402 S. K. m. 14, 17)
Taraflar arasında kadastro tespitinden doğan dava sonucunda verilen hükmün Yargıtay'ca tetkiki davacılar tarafından istenilmekle temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşılmakla dosya incelendi, dosyadaki belgeler okundu. Tetkik hakiminin açıklamaları dinlendi. Gereği görüşüldü:
Kadastro sırasında 331 ada 8 parsel s. 1533.53 m2 yüzölçümündeki taşınmaz hali arazi (arsa) niteliği ile davalı hazine adına tespit edilmiştir. Davacı Hüsnü, Süleyman, Fevzi ve Mustafa Şan ile Salih Sancı satın almaya ve zilyetliğe dayanarak dava açmışlardır. Mahkemece davacıların 331 ada 8 parsel s. taşınmaz içinde kalan ve teknik bilirkişinin C, F ve I harfleri ile gösterdiği yerlere ait davaların reddi ile taşınmazın tespit gibi davalı hazine adına tapuya tesciline, keşif sırasında ortaya çıkan 200 ada 115 parselde A, D, G, K harfleri ile yolda kalan B, E, H ve L harfleri ile gösterilen yerlere ait davacıların usulüne uygun açtıkları bir davaları olmadığından bu konudaki istemlerinin reddine, istem halinde davalarını görevli ve yetkili Mazıdağı Asliye Hukuk Mahkemesinde açmakta muhtariyetlerine karar verilmiş, hüküm davacılar tarafından temyiz edilmiştir.
Mahkemece 331 ada 8 parsel s. taşınmazın dava ve temyize konu bölümleri üzerinde tespit tarihinde davacılar yararına 3402 s. KK. nun 14. maddesi hükmünde ön görülen kazandırıcı zaman aşımı zilyetliği ile taşınmaz edinme koşullarının gerçekleşmediği gerekçe gösterilerek hüküm kurulmuştur. 331 ada 8 parsel s. taşınmazın dava ve temyize konu bölümlerinin belediye hudutları içinde imar planı kapsamında kaldığı Belediye Başkanlığından gelen 12.6.2002 tarihli yazı ve eki harita kapsamı ile belirlenmiştir. Öte yandan uzman bilirkişi ziraat mühendisi Cuma Uçaş tarafından düzenlenen 7.6.2002 havale tarihli raporda dava ve temyiz konusu taşınmazların fiziksel yapısının taşlık, kayalık niteliğinde bulunduğu belirtilmiştir. Kaldı ki Belediyeye ilişkin taşınmazların satışını Belediye Meclisi yada yetki verilmek koşulu ile Belediye Encümeni yetkilidir. Hal böyle olunca tespit tarihinde davacılar yararına 3402 s. KK.nun 14. maddesi hükmünde ön görülen koşulların gerçekleşmediği aynı kanunun 17/son maddesi hükmü gereğince belirlenmiştir. Bu olgular dikkate alınarak yazılı biçimde hüküm kurulmasında bir isabetsizlik bulunmadığından davacıların yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddi ile hükmün ONANMASINA, ilam harcı peşin alındığından yeniden harç alınmasına yer olmadığına, 29.04.2003 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy