(3402 S. K. m. 14)
Dava: Taraflar arasında kadastro tespitinden doğan dava sonucunda verilen hükmün, Yargıtay'ca incelenmesi davacı ve davalılar tarafından istenilmekle, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşılmakla, dosya incelendi. Dosyadaki belgeler okundu. Tetkik hakiminin açıklamaları dinlendi, gereği görüşüldü:
Karar: Kadastro sırasında 664, 665, 666 parsel sayılı sırasıyla 10100 m2, 8200 m2, 7250 m2 yüzölçümündeki taşınmazlar, tapu kaydına, miras yoluyla gelen hakka ve paylaşmaya dayanılarak 664 parsel Fatma ve Vedat Ilgar, 665 parsel Mustafa Ilgar, 666 parsel Cemal Ilgar adlarına tesbit edilmiştir. İtirazı komisyonca reddedilen hazine tapu kayıt miktar fazlasının hazine adına tescili istemiyle dava açmıştır. Mahkemece davanın kabulüne, dava konusu 664, 665, 666 parsel sayılı taşınmazlardaki fen bilirkişisinin 25.11.2002 havale tarihli rapor ve krokisinde (A), (C), (E) harfleri ile gösterilen toplam 10560 m2 lik miktar fazlasının son parsel numarasıyla hazine adına tapuya kayıt ve tesciline karar verilmiş, hüküm davacı ve davalılar tarafından temyiz edilmiştir.
1- Teknik bilirkişi krokisinde 665 nolu parselin (A) harfi ile gösterilen 4366 m2 lik bölümün 1948 yılında yapılan orman tahdit harita ve tutanağı kapsamında kaldığı, sözü edilen bölümün 1976 yılında 1744 sayılı yasanın 2.maddesi uygulaması sonucu hazine adına orman sınırları dışına çıkarıldığı, mahkemece yapılan keşif, uygulama, teknik bilirkişi Ahmet Kurocak'ın 25.11.2002 tarihli krokisi orman yüksek mühendisi Ali Haydar Çelik'in 21.5.998 günlü raporu ve toplanıp değerlendirilen diğer delillerle saptanmıştır. Bu nedenlerle davalı tarafın anılan bölüme yönelik yerinde olmayan temyiz itirazlarının reddi ile hükmün ONANMASINA ilam harcı peşin alındığından yeniden alınmasına yer olmadığına,
2- Davacı hazine ile davalıların 664, 666 ve 665 sayılı parsellere yönelik temyiz itirazlarına gelince: Teknik bilirkişi Ahmet Kuruocak tarafından tanzim edilen 25.11.2002 havale tarihli krokide 666 sayılı parselin (C) harfi ile gösterilen 2994, 664 sayılı parselin (E) harfi ile gösterilen 3200 m2 lik sarı renkle boyalı bölümlerin kadastro tespitine esas olan ve davalı tarafın tutunduğu tapu kaydı yüzölçümü fazlası olduğu, aynı krokide 666 sayılı parselin (D), 665 nolu parselin (B), 664 sayılı parselin (F) harfleri ile gösterilen ve haritasında yüzölçümleri yazılı bulunan bölümlerin tapu kaydı yüzölçümü miktarı olduğu, tapu kaydının anılan bölümleri kapsadığı yanlar arasında çekişme olmadığı gibi bu bölümler dava konusu da edilmemiştir. Dava ve temyiz konusu az yukarda belirtildiği gibi 666 parsel sayılı taşınmazın (C) harfi ile gösterilen 2994 m2 lik bölümü ile 664 sayılı parselin (E) harfi ile gösterilen 3200 m2 lik bölümleridir. Anılan bu bölümlerin 1948 yılında kesinleşen orman tahdit harita ve tutanağı dışında kaldığı belirlenmiştir. Hal böyle olunca tapu kaydı yüzölçümleri fazlasının ormandan açıldığından söz edilemez. Nitekim, anılan bölümlerin tarım toprağı olduğu ve tespit gününe kadar taşınmazlar üzerinde diğer bir anlatımla tapu kaydı yüzölçümü fazlası üzerinde davalı taraf yararına 3402 Sayılı Kadastro Kanununun 14. maddesi hükmünde öngörülen taşınmaz edinme koşullarının gerçekleştiği mahkemece yapılan keşif, uygulama, dinlenen yerel bilirkişi anlatımı, tanık sözleri, teknik bilirkişilerin haritalı ve açıklamalı raporları ve toplanıp değerlendirilen diğer delillerle saptanmıştır. Hal böyle olunca tapu kaydı miktar fazlası olan 666 sayılı parselin haritasında sarı renkle boyalı (C) harfi ile gösterilen 2994 m2 lik bölüm ile 664 sayılı parselin (E) harfi ile gösterilen 3200 m2 lik bölümünün tespit maliki davalı taraf adına tapuya tesciline karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde karar verilmesi isabetsiz olduğu gibi kabule göre tapu kaydı yüzölçümü kapsamında kalan 666 sayılı parselin krokisinde (D) harfi ile gösterilen 665 sayılı parselin krokisinde (B) harfi ile gösterilen ve 664 sayılı parselin krokisinde (F) harfi ile gösterilen bölümleri hakkında sicil oluşturulmaması dahi isabetsizdir. Bu nedenle hazinenin tapu kaydı miktar fazlasına yönelik temyiz itirazlarının reddi ile davalı tarafın anılan bölümlere yönelik temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün davalı taraf yararına BOZULMASINA, 12.06.2003 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy