(3402 S. K. m. 13, 14)
Dava: Taraflar arasında kadastro tespitinden doğan dava sonucunda verilen hükmün, Yargıtay'ca incelenmesi davacı Nazmiye Güngör tarafından istenilmekle, temyiz isteminin süresinde olduğu anlaşılmakla dosya incelendi, dosyadaki belgeler okundu, tetkik hakiminin açıklamaları dinlendi. Gereği görüşüldü:
Karar: Kadastro sırasında 107 ada 35 parsel sayılı 1024.67 m2 yüzölçümündeki taşınmaz vergi kaydına miras yolu ile gelen hakka paylaşmaya, kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayanılarak Yusuf ve Halil İbrahim Çakar ile Zekiye Geçkinli adlarına tespit edilmiştir. Davacı Nazmiye Güngör miras yolu ile gelen hakka, paylaşmaya, kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayanarak tespitin iptali ile adına tescil için dava açmıştır. Mahkemece davanın reddi ile çekişmeli parselin tespit gibi tesciline karar verilmiş, hüküm davacı Nazmiye Güngör tarafından temyiz edilmiştir.
Dava konusu 107 ada 35 parsel sayılı taşınmaz tutanağında belirtilen hukuksal nedenlere dayanılarak davalılar adına tespit edilmiştir. Davacı taraf miras yoluyla gelen hakka kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine ve paylaşmaya dayanarak dava açmıştır. tespitte saptanan hukuksal olgu ile davacının dayandığı hukuksal nedenler dikkate alındığında, dava konusu taşınmazın öncesinin kime ait olduğu, kimden kime kaldığı belirlenerek mirasçıları arasında yöntemine uygun bir paylaşmanın yapılıp yapılmadığının somut olayda çözümlenmesi zorunludur. Ne varki, mahkemece yapılan araştırma, soruşturma bu doğrultuda olmadığı gibi yapılan araştırma, uygulama da yetersizdir. O halde dava konusu taşınmaza sınırda komşu taşınmazların tespit tutanakları ve dayanakları kayıtlar getirtilmeli, yöreyi iyi bilen elverdiğince yaşlı, yerel ve uzman bilirkişi, tarafların aynı yöntemle gösterecekleri tanıklar, tespit tutanağı bilirkişilerinin tümü hazır olduğu halde taşınmaz başında yeniden keşif yapılmalı, yerel bilirkişi ve tanıklardan taşınmazın öncesinin kime ait olduğu kimden kime kaldığı mirasçılar arasında yöntemine uygun bir paylaşmanın yapılıp yapılmadığı yolunda yerel bilirkişi ve tanıklardan olaylara dayalı bilgi alınmalı, tespit tutanağı bilirkişileri taşınmaz başında yeniden dinlenerek keşifte dinlenecek olan yerel bilirkişi ve tanık sözleri arasında aykırılık bulunduğu takdirde çelişki giderilmeli, duraksamaya meydan vermeyecek biçimde taşınmazın öncesinin kök miras bırakan 15.1.1947 tarihinde vefat eden Hacı Halil'e ait olup olmadığı, ölümü ile Hacı Halil mirasçıları arasında yöntemine uygun şekilde paylaşma yapılıp yapılmadığı, onların da ölümü ile geride kalan mirasçıları arasında yöntemine uygun paylaşma yapılıp yapılmadığı belirlenmeli, tespite dayanak yapılan vergi kaydının hangi nedenlerle Mehmet mirasçıları Halil ve Nazmiye adına oluştuğu incelenmeli, paylaşma olgusu yerel mahkemece değerlendirilirken bu yön göz önüne alınmalı, taşınmaz üzerinde sürdürülen zilyetliğin başlangıç günü, süresi, sürdürülüş biçimi hakkında yerel bilirkişi ve tanıklardan olaylara dayalı bilgi alınmalı, yöntemine uygun bir paylaşmanın varlığından söz edilebilmesi için miras bırakanın ölüm gününden sonra tüm mirasçılarının bir araya gelerek terekeyi kendi aralarında pay edip etmedikleri her bir mirasçının kendi payına karşılık ne aldığı, sağlıklı biçimde belirlenmeli, dava dışı başka taşınmaz alanlar var ise bu taşınmazların tutanak ve dayanakları kayıtlar getirtilip incelenmeli, komşu parsellerin tespit tutanakları içeriği ve dayanakları kayıtlar ile bilirkişi ve tanık sözleri denetlenmeli, bundan sonra toplanan ve toplanacak tüm deliller birlikte değerlendirilerek sonucuna uygun bir karar verilmelidir.
Sonuç: Mahkemece bu olgular gözardı edilerek eksik araştırma ve soruşturma ile yazılı şekilde hüküm kurulması isabetsiz davacı Nazmiye Güngör'ün temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde görüldüğünden kabulü ile hükmün BOZULMASINA,15.4.2004 gününde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy