(3402 S. K. m. 12) (1086 S. K. m. 7, 27)
Taraflar arasında kadastro tespitinden doğan dava sonucunda verilen hükmün, Yargıtay'ca incelenmesi davacı Hazine tarafından İstenilmekle, temyiz İsteminin süresinde olduğu anlaşılmakla dosya incelendi, dosyadaki belgeler okundu, tetkik hakiminin açıklamaları dinlendi. Gereği görüşüldü:
Kadastro sırasında 750 parsel sayılı 500000 m2 yüzölçümündeki taşınmaz tapu kaydına ve miras hakkına dayanılarak davalılar Yusuf ve paydaşları adına tespit edilmiştir, itirazı komisyonca reddedilen Hazine dava açmıştır. Mahkemece davacı Hazinenin dava dilekçesinin Kadastro Kanununun 12. maddesine göre reddine, mahkemenin görevsizliğine, dava dosyası ile tutanak ve eklerinin onaylı örneklerinin görevli ve yetkili Silopi Asliye Hukuk Mahkemesine, tutanak asıl ve eklerinin Tapu Sicil Müdürlüğüne gönderilmesine karar verilmiş, hüküm davacı Hazine tarafından temyiz edilmiştir.
Dava konusu taşınmazın tespiti 14.8.1964 tarihinde yapılmıştır. Taşınmazla ilgili askı ilanının 11.2.1969 günü ile 14.3.1969 günleri arasında yapıldığı, davacı Hazinenin tespite karşı 13.2.1971 tarihinde askı ilan süresinin bitiminden sonra itiraz ettiği, yasal süresinde itiraz etmediği, tespitin davacı Hazine yönünden kesinleştiği dosya içeriği ile belirlenmiştir. Dava konusu taşınmaz hakkında dava dışı gerçek yada tüzel kişiler tarafından yasal süresinde tespite itiraz edilerek oluşturulan komisyon kararına karşı bir dava açılmadığı, Hazinenin bu davasının açıklanan nedenle katılma olarak nitelendirilmesine olanak bulunmadığı da belirlenmiştir. Hal böyle olunca Hazinenin açtığı davanın kesinleşen kadastroya karşı açılan bir dava olduğunun kabulü gerekir. Bu nitelikteki davaların kadastro mahkemesinde görülmesi olanaksız genel mahkemede çözümlenmesi zorunludur. Görev kamu düzenine ilişkin olup İstek olmasa bile yargılamanın her aşamasında mahkemece resen gözetilmesi zorunludur. Mahkemece bu olgular dikkate alınarak davacı dilekçesinin görev yönünden reddine dava dosyasının usulün 27. maddesi hükmü uyarınca görevli hukuk mahkemesine gönderilmesine, tutanak ve eklerinin geri çevrilmesine karar verilmesinde bir isabetsizlik bulunmamaktadır. Bu nedenlerle davacı Hazinenin sair temyiz itirazları yerinde değildir. Kural olarak kadastro komisyonları konum itibari ile idari mercilerdir. Ne var ki oluşturdukları komisyon kararları nitelikleri ve içerikleri itibari ile yargısal niteliktedir. Kadastro komisyonları kendilerine askı ilan süresi içerisinde yapılan itirazları incelemekle yükümlüdürler. Askı ilan süresinin dolumundan sonra bir başka deyişle askı ilan süresi geçtikten sonra yapılan itirazlarla ilgili olarak oluşturdukları komisyon kararının hukuksal bir değeri bulunmamaktadır. Mahkemece bu olgular dikkate alınarak hüküm yerinde ayrıca dayanaktan yoksun komisyon kararının iptaline karar verilmesi gerekirken, bu konuda olumlu yada olumsuz bir hüküm kurulmamış olması isabetsiz, davacı Hazinenin temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde ise de yanılgının düzeltilmesi yargılamanın tekrarını gerektirmediğinden hüküm fıkrasına "yasal dayanağı bulunmayan komisyon kararının iptaline" sözlerinin yazılmasına, hükmün düzeltilen bu şekli ile (ONANMASINA), hüküm düzeltilerek onandığından harç alınmasına yer olmadığına, 13.4.2004 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
YKD Temmuz 2004
Full & Egal Universal Law Academy