(818 S. K. m. 41)
Dava: Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün, Yargıtay'ca incelenmesi davacı tarafından istenilmekle, temyiz isteminin süresinde olduğu anlaşılmakla dosya incelendi, dosyadaki belgeler okundu, tetkik hakiminin açıklamaları dinlendi. Gereği görüşüldü:
Karar: Davacı vekili davalıların gerçekleştirdiği kazı çalışması sırasında müvekkiline ait tesislerin hasara uğradığını ileri sürerek 412.996.819 TL'nın olay tarihinden itibaren avans faizi ile birlikte davalılardan müteselsilen tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı İSKİ Genel Müdürlüğü vekili, müvekkiline husumet yönetilemeyeceğini savunmuştur.
Diğer davalı davaya cevap vermemiştir.
Mahkemece, davalı İSKİ Genel Müdürlüğü aleyhine açılan davanın husumetten reddine,
Diğer davalı aleyhine açılan davanın kabulü ile 412.996.819 Lira tazminatın haksız fiil tarihi olan 10.6.2002 tarihinden işleyecek Merkez Bankasının kısa vadeli krediler için öngördüğü reeskont faiziyle birlikte davalı Seda İnşaat Taahhüt ve Tic. A.Ş.'den alınıp davacı tarafa verilmesine karar verilmiş, hüküm davacı tarafından temyiz edilmiştir.
Davacının temyizi davalı İSKİ Genel Müdürlüğü aleyhine açılan davanın husumet yönünden reddine ilişkin hükme yöneliktir.
Mahkemece davalılar arasında yapılan sözleşmede hasar ve zararın yüklenici firmaya ait olması nedeniyle davalı İSKİ Genel Müdürlüğü aleyhine açılan davanın husumet nedeniyle reddine karar verilmiş ise de, davalılar arasındaki sözleşmenin kendi iç ilişkilerini düzenlediği, davalı İSKİ Genel Müdürlüğü'nün işin yapımı sırasında diğer davalıyı denetleme, gerektiğinde işi durdurma yetkisinin bulunduğu, sözleşmenin niteliği itibariyle işin başından sonuna kadar salt yüklenici davalının kontrolüne bırakılmadığı, davalı işverenin kontrol ve sorumluluğunun da devam ettiği, bu nedenle davalı İSKİ Genel Müdürlüğü'ne dava yöneltilmesinde bir yanlışlık bulunmadığı anlaşıldığından, anılan davalı yönünden de işin esasına girilmesi gerekirken, bu davalı hakkındaki davanın husumet yönünden reddine karar verilmesi yerinde görülmediğinden kararın bu nedenle davacı yararına bozulması gerekir.
Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenlerle kararın davacı yararına BOZULMASINA, bozma nedenlerine göre de sair yönlerin şimdilik incelenmesine yer olmadığına, ödediği temyiz peşin harcının istek halinde davacıya iadesine 26.4.2004 tarihinde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy