(1086 S. K. m. 234, 275)
Dava: Taraflar arasında görülen davada mahkemece verilen kararın Yargıtay'ca tetkiki davalı şirket tarafından istenilmekle, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşılmakla, dosya incelendi. Dosyadaki belgeler okundu. Tetkik hakiminin açıklamaları dinlendi, gereği görüşüldü:
Karar: Davacı ASKİ Genel Müdürlüğü, inşaat suyu abone sözleşmesi yapılmaksızın kaçak su kullanıldığının tespit edildiğini, kaçak su bedeli olan 8559.374.000 TL. 6.11.2002 gününden itibaren yasal faizi ile birlikte tazminen tahsili için davalı aleyhine 12.3.2003 gününde dava açmıştır. Davalı Sel-Em İnş. Gıda Teks. Oto. Turz. Taah. Paz. San. Tic. Ltd. Şti. duruşmalara gelmediği gibi meşruatlı isticvap davetiyesine de cevap vermemiştir. Mahkemece davanın kabulüne, 8.559.374.000 TL kaçak su bedelinin 6.11.2002 gününden itibaren kanuni faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiş, hüküm davalı şirketçe temyiz edilmiştir.
Dava kaçak su kullanımından kaynaklanan tazminat istemine ilişkindir. Davacı idarece 6.11.2002 gününde davalı şirketin inşaatında abone sözleşmesi yapmaksızın kaçak su kullandığından bahisle 8.559.374.000 TL kaçak su bedelinin olay gününden itibaren kanuni faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini istemiş, davalı tarafça süresinde cevap lahiyası verilmemiş, duruşmalara da katılmamıştır. Bu durumda davalının münkir addedilmesi, fiile ve zarara ait davayı kabul etmediği kuşkusuzdur. Her ne kadar mahkemece davalı tarafa isticvap davetiyesi çıkarılmış ise de sözü edilen davetiye usulün 234. maddesi hükmüne uygun değildir. Gerçekten usulün 234. maddesi hükmünde; isticvap için çağrılmasına karar verilen tarafın geçerli bir özrü olmaksızın gelmediği veya tertip edilen soruları cevaplandırmadığı takdirde, sorulan vakaları ikrar etmiş sayılacağının çıkarılacak davetiyeye yazılacağı, çağrılan tarafın özürsüz olarak gelmediği veya gelip de soruları cevapsız bıraktığı takdirde mahkemenin sorulan vakaları ikrar edilmiş sayacağı duraksamasız açıklanmıştır. Kaldı ki, davacı taraf dava dilekçesi ekinde delillerini göstermiş ve tanık deliline dayandığı gibi bir bölüm zararın miktarına yönelik belgelerde sunmuştur. Kural olarak eksik soruşturma ile hüküm kurulamaz. Hal böyle olunca haksız fiilin vukuuna, işleyene ait davacı tanıkları dinlenmeli, gerektiğinde inşaatın bulunduğu mahalde uzman bilirkişi aracılığıyla keşif yapılmalı, uzman bilirkişiden ayrıntılı gerekçeli rapor alınmalı, ondan sonra toplanan ve toplanacak bütün deliller değerlendirilerek sonucuna göre karar verilmelidir. Davalı şirketin temyiz itirazları bu sebeplerle yerinde görüldüğünden kabulü ile hükmün BOZULMASINA, istem halinde peşin alınan harcın yatıran davalıya iadesine, 03.05.2004 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy