(3402 S. K. m. 14)
Dava : Taraflar arasında kadastro tespitinden doğan dava sonucunda verilen hükmün, Yargıtay'ca incelenmesi davacı tarafından istenilmekle, temyiz isteminin süresinde olduğu anlaşılmakla dosya incelendi, dosyadaki belgeler okundu, tetkik hakiminin açıklamaları dinlendi. Gereği görüşüldü:
Karar: Kadastro sırasında dava konusu 123 ada 2 parsel sayılı 82.64 m2 yüzölçümündeki taşınmaz miras yoluyla gelen hakka, paylaşmaya ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayanılarak Azime Dinç ve paydaşları adına tespit edilmiştir. Davacı İsmet Dinç miras yoluyla gelen hakka, paylaşmaya ve zilyetliğe dayanarak dava açmıştır. Mahkemece davanın reddine, taşınmazın tespit gibi tesciline karar verilmiş; hüküm davacı tarafından temyiz edilmiştir.
Kadastro sırasında dava konusu taşınmaz tutanağında belirtilen hukuksal nedenlere dayanılarak davalı taraf adına tespit edilmiştir. Davacı taraf dava konusu taşınmazın kendi adına tescili gerektiğini öne sürerek dava açmıştır. Mahkemece tespit gününde davacı yararına 3402 sayılı Kadastro Kanununun 14. maddesi hükmünde öngörülen kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği ile taşınmaz edinme koşullarının gerçekleşmediği gerekçe gösterilerek hüküm kurulmuş ise de, iddia ve savunma ve dava niteliği dikkate alındığında yapılan araştırma, uygulama hüküm vermeye yeterli bulunmamaktadır. Sağlıklı bir sonuca varılabilmesi için yöreyi iyi bilen elverdiğince yaşlı yansız yerel ve uzman bilirkişi tespit tutanağı bilirkişileri, tarafların aynı yöntemle gösterecekleri tanıklar hazır olduğu halde dava konusu taşınmaz başında yeniden keşif yapılmalı, bilirkişi ve tanıklardan dava konusu taşınmazın öncesinin kime ait olduğu, kimden kime kaldığı, zilyetliğin başlangıç günü, süresi, sürdürülüş biçimi hakkında yerel bilirkişi ve tanıklardan olaylara dayalı bilgi alınmalı, tutanak bilirkişileri taşınmaz başında ayrı ayrı dinlenerek keşifte dinlenen bilirkişi ve tanık sözleri arasında varsa aykırılık giderilmeli, çekişmeli taşınmaza dıştan komşu taşınmazların daha açık bir anlatımla, doğu, güney ve batıda yönünde komşu taşınmazların tespit tutanakları ve dayanakları kayıtlar davalı iseler dava dosyaları getirtilmeli, bilirkişi ve tanık sözleri bu yolla denetlenmeli, taşınmazın öncesinin kime ait olduğu duraksamaya meydan vermeyecek biçimde belirlendikten sonra ölmüş ise miras bırakanın mirasçılarını gösterecek şekilde nüfus kayıt örnekleri getirtilmeli, bu yolla bilirkişi ve tanık sözleri denetlenmeli, mirasçılar arasında yöntemine uygun şekilde bir paylaşmanın yapılıp yapılmadığı, yapılmış ise hangi günde yapıldığı, her bir mirasçının miras payına karşılık terekeden kendisine hangi taşınmazın yada taşınmazların isabet ettiği veya taşınmaz dışında miras payına karşılık menkul mal alıp almadığı araştırılmalı, yöntemine uygun bir paylaşmanın varlığının kabul edilebilmesi için ortak miras bırakanın ölüm gününden sonra tüm mirasçılarının bir araya gelerek terekeyi kendi aralarında pay etmeleri, her bir mirasçının kendi miras payına düşeni aldıktan sonra terekedeki diğer miras haklarından vazgeçmesi koşuluna bağlı olduğu gözönünde tutulmalı, deliller bu çerçevede değerlendirilerek sonucuna uygun bir karar verilmelidir. Mahkemece böylesine bir araştırma ve soruşturma yapılmaksızın yazılı şekilde hüküm kurulması isabetsizdir.
Sonuç: Davacının temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde görüldüğünden kabulü ile hükmün BOZULMASINA, 26.2.2004 gününde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy