(3402 S. K. m. 12, 14) (1086 S. K. m. 74)
Dava: Taraflar arasında kadastro tespitinden doğan dava sonucunda verilen hükmün, Yargıtay'ca incelenmesi davacı Dilaver mirasçısı Nizamettin ile davalı Hazine tarafından istenilmekle, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşılmakla, dosya incelendi. Dosyadaki belgeler okundu. Tetkik hakiminin açıklamaları dinlendi, gereği görüşüldü:
Karar: Kadastro sırasında 370 parsel sayılı 77000 m2 yüzölçümündeki taşınmaz vergi kaydına ve zilyetliğe dayanılarak davacıların miras bırakanı Dilaver adına tespit edilmiştir. Hazinenin vergi kayıt miktar fazlalığına yönelik itirazı kadastro komisyonunca kabul edilerek taşınmazın 13500 m2'lik bölümünün aynı parsel sayısı altında tespit maliki adına, kadastro komisyon kararının dayanağı haritada ( A ) harfi ile gösterilen 5400 m2'lik kesimin ise köyün son parsel sayısı verilerek davacıların miras bırakanı Dilaver adına aynı haritada ( B ) harfi ile gösterilen vergi kaydı miktar fazlasından oluşan 58.100 m2 yüzölçümündeki bölümünün son parsel numarası verilmek suretiyle davalı hazine adına tespit ve tesciline karar verilmiştir. Davacı Dilaver vergi kaydına ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayanarak kadastro komisyonunca hazine adına tespit ve tescil edilen 58.100 m2 yüzölçümündeki bölüme yönelik olarak dava açmıştır. Mahkemece davanın reddine, kadastro komisyonu kararına ekli krokide ( B ) harfi ile gösterilen 58.100 m2'lik bölümün köyün son parsel numarasını takip eden parsel numarası verilerek hazine adına, aynı krokide kırmızı renklerle taralı 13500 m2'lik bölümün 370 parsel sayısı altında paylarıda gösterilmek suretiyle davacı Dilaver mirasçıları adına, aynı haritada ( A ) harfi ile gösterilen 5400 m2'lik kesimin köyün son parsel sayısı verilerek miras payları oranında davacı Dilaver mirasçıları adına tapuya tesciline karar verilmiş; hüküm davacı Dilaver mirasçısı Nizamettin ile davalı Hazine tarafından temyiz edilmiştir.
1-Davacı Dilaver mirasçılarından Nizamettin 'in temyizi Murat tarafından düzenlenen kadastro komisyon kararının dayanağı haritada ( B ) harfi ile işaretli 58100 m2 yüzölçümünde kadastro komisyonunca davalı hazine adına tescile karar verilen bölümle ilgili hükme yöneliktir. Kadastro tespit gününde dava ve temyize konu taşınmaz bölümü üzerinde davacı Dilaver ve mirasçıları yararına 3402 sayılı Kadastro Kanununun 14. maddesi hükmünde öngörülen kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği ile taşınmaz edinme koşullarının gerçekleşmediği mahkemece toplanıp değerlendirilen deliller, dosya içeriği ile belirlenmiştir. Gerçekten davanın dayanağını oluşturan 3402 sayılı Kadastro Kanununun 14/son maddesi hükmünde aynı çalışma alanı içerisinde kayıtsız ve belgesizden zilyetlik yoluyla bir kişinin edinebileceği toplam taşınmaz miktarı sulu toprakta 40 kuru toprakta 100 dönümdür. Davacı Dilaver adına kayıtsız ve belgesizden zilyetlik yoluyla 100 dönümden fazla taşınmaz mal tespit ve tescil edildiği dosya içeriği ile belirlenmiştir. Dilaver ve mirasçıları bir kayıt ve belgeye, paylaşmaya da dayanmamışlardır. Mahkemece bu olgular dikkate alınarak dava ve temyize konu kadastro komisyon kararının dayanağı haritada ( B ) harfi ile işaretli 58100 m2 yüzölçümündeki kesimin davalı hazine adına tesciline karar verilmesinde bir isabetsizlik bulunmamaktadır. Açıklanan nedenler ve hükümde gösterilen diğer gerekçelere göre davacı Dilaver mirasçısı Nizamettin 'in tüm temyiz itirazları yerinde değildir. Davalı hazinenin temyiz itirazlarına gelince; Mahkemece komisyon kararının dayanağı haritada 370 parsel sayısı altında tespit edilen 13500 m2 yüzölçümündeki taşınmaz kesimi ile aynı haritada ( A ) harfi ile işaretli 5400 m2 yüzölçümündeki davacı taraf adına kadastro komisyon kararı ile tespit ve tescile karar verilen bölümlerle ilgili olarak hazine tarafından komisyon kararına karşı bir dava açılmamıştır. Hal böyle olunca sözü edilen bölümler yönünden kadastro komisyon kararı kesinleşmiştir. Kural olarak kadastro hakimi önüne gelen uyuşmazlığı açılan davanın kapsamı ile sınırlı olarak çözümlemekle yükümlüdür. Yerel mahkemenin bu olguları gözardı ederek sözü edilen bölümler hakkında hazine aleyhinde kesin hüküm oluşacak biçimde ve usulün 74. maddesine aykırı olarak davanın dışına çıkarak söz konusu bölümler hakkında hüküm oluşturması isabetsizdir. Kuşkusuz hazine koşullarının varlığı halinde 3402 sayılı Kadastro Kanununun 12/son maddesi hükmünde öngörülen hak düşürücü süre içerisinde dava açmadığı bu nedenle dava konusu olmayan söz konusu kesimler hakkında dava açabilir. Mahkemece komisyon kararının dayanağı haritada gösterildiği gibi gerekli ifraz haritası yaptırılarak 58100 m2 yüzölçümündeki dava ve davacı Dilaver mirasçılarının temyize konu bölümün davalı hazine adına tesciline, aynı haritada 370 parsel sayısı altında 13500 m2 yüzölçümünde ve ( A ) harfi ile işaretli 5400 m2'lik bölümler hakkında hazine tarafından açılan bir dava bulunmadığı ve kadastro komisyon kararının sözü edilen bölümler yönünden kesinleştiği dikkate alınarak bu kesimlerle ilgili olarak tutanak ve eki belgelerin kütüklerin devri halinde Tapu Sicil Müdürlüğüne aksi halde Kadastro Müdürlüğüne geri çevrilmesine karar verilmesi gerekirken, dava dışına çıkılarak hazine aleyhine kesin hüküm oluşacak şekilde hüküm kurulması isabetsiz,
Sonuç: Davalı Hazinenin temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde görüldüğünden kabulü ile hükmün BOZULMASINA, 29.4.2004 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy