(3402 S. K. m. 20) (4721 S. K. m. 713, 719) (1086 S. K. m. 38)
Taraflar arasında kadastro tesbitinden doğan dava sonucunda verilen hükmün, Yargıtay'ca duruşmalı olarak incelenmesi davalılar tarafından istenilmekle, duruşma için tebliğ edilen 6.4.2004 günü belirlenen saatte tarafların gelmedikleri, duruşmalı temyiz inceleme isteğinde bulunan davalılar vekiline yöntemine uygun şekilde gerekli tebliğ giderlerini karşılaması için muhtıra tebliğ edildiği, adı geçen davalılar vekilinin tebliğ giderlerini karşılamaksızın 18.2.2004 havale günlü dilekçe ile vekillik görevinden çekildiğini bildirmesi müvekkilleri asillere tebligat yapılması için gerekli ve zorunlu tebliğ giderlerini de karşılamadığı anlaşılmakla davalılar ve vekillerinin duruşma isteklerinin reddine karar verilerek temyiz incelemesinin evrak üzerinde yapılmasına karar verildi. Tetkik Hakiminin raporu okundu, dosyadaki belgeler incelendi, Tetkik Hakiminin açıklamaları dinlendi. Gereği görüşüldü:
Hükmüne uyulan bozma ilamında özetle yetersiz inceleme sonucu verilen hükmün isabetsiz olduğu belirtilerek davalı tarafın dayandığı tapu kaydının revizyon gördüğü tüm taşınmazlara ait tutanakların ve bu taşınmazlara dışarıdan komşu taşınmazların tutanakları ve dayanakları kayıtların getirtilip dosyaya konulması, mahallinde yaşlı, yansız ve yöreyi iyi bilen bilirkişiler huzuru ile keşif icra edilmesi, keşif sırasında kaydın sınırlarının tek tek okunarak saptanılması, bilinmeyen sınırlar yönünden tarafların göstereceği tanıkların taşınmaz başında dinlenip kaydın kapsamının kuşkuya yer bırakmayacak şekilde belirlenmesi, taşınmazın tapu kaydının kapsamı dışında kaldığının anlaşılması halinde öncesinin kime ait olup, kime nasıl intikal ettiğinin, kimin tarafından ne süredir ne şekilde kullanıldığının belirlenmesi, beyanlar arasında çelişki doğduğunda tutanak bilirkişilerinin de tanık sıfatı ile dinlenilmesi, zilyetlik koşullarının değerlendirilmesi, kayıt kapsamında ise kaydın hukuki değerini koruyup korumadığının belirlenmesi ve sonucuna göre karar verilmesi gerektiğine değinilmiştir. Mahkemece bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonunda davacı A. Bıyık'ın davasının kabulüne, taşınmazın tespitinin iptali ile taşınmazın davacı A. Bıyık mirasçıları adına tapuya tesciline karar verilmiş; hüküm davacı N. Öztan vekili, davalı Ö. F.Tugayoğlu mirasçıları vekili ve davalı S.Tugayoğlu mirasçıları vekili tarafından temyiz edilmiştir.
1- Davacı N. Öztan, aleyhindeki önceki günlü mahkeme hükmünü temyiz etmemiştir. Hal böyle olunca önceki günlü aleyhindeki mahkeme hükmü Nuran yönünden kesinleşmiştir. Oluşturulan sonraki günlü hükümle de aleyhinde hukuksal bir durum yaratılmadığından adı geçen N. Öztan'ın hükmü temyizde hukuksal yararı bulunmadığı anlaşılmakla temyiz inceleme isteğinin REDDİNE,
2- Mahkemece bozma kararına uyularak yapılan araştırma ve soruşturma sonunda tesbite dayanak yapılan davalı tarafın dayandığı değişebilir ve genişletilmeye elverişli sınırlı bu niteliğiyle kapsamının yüzölçümü ile belirlenmesi zorunlu bulunan tapu kaydının yüzölçümünden fazlası ile dava dışı taşınmazlara revizyon gördüğü çekişmeli taşınmazın tesbite dayanak yapılan davalı tarafın dayandığı tapu kaydının kapsamında kalmadığı, dava konusu taşınmazın davalı tarafın tutunduğu tapu kaydının kapsamında kaldığı kabul edilse bile 3402 sayılı Kadastro Kanununun 20/B maddesi hükmü uyarınca tapu kaydı kapsamında kalan taşınmazın hak sahibi tarafından kullanılmadığı, çekişmeli taşınmaz üzerinde davacı tarafın zilyet olduğu gerekçe gösterilerek yazılı şekilde hüküm kurulmuştur. Toplanıp değerlendirilen delillere, dosya içeriğine ve duruşma tutanağına yansıyan bilgilere göre tesbit maliki davalı A. N. Ulusoy ile tesbit maliklerinden davalı Sırrı mirasçısı Tevfik ve Ahmet Tahir mirasçısı İsfendiyar'ın ölü olup olmadıkları belirlenememiştir. Hal böyle olunca öncelikle adı geçenlerin kanuni mirasçılarını gösterecek şekilde vukuatlı nüfus aile kayıt örnekleri getirtilmeli, ölmüş iseler davada taraf olan mirasçıları dışında başka mirasçıları bulunduğu takdirde tebliğe elverişli adresleri zabıta aracılığıyla belirlenmeli, öncelikle dava dilekçesi ve duruşma günü 7201 sayılı Tebligat Kanunu ve Nizamnamesi uyarınca adı geçenlere yöntemine uygun şekilde tebliğ edilmeli, ilgililerden davaya karşı diyecekleri, delilleri sorulup saptanmalı, gösterecekleri deliller toplanmalı, husumet yaygınlaştırılarak bu yolla taraf koşulu oluşturulmalıdır. Taraf koşulunun oluşturulmamış olması başlı başına bozma nedenidir. Öte yandan mahkemece bozma kararına uyulmuştur. Kural olarak bozma kararına uyulmakla orada belirtilen biçimde işlem yapılması yolunda lehine bozma yapılan taraf yararına kazanılmış hak aynı doğrultuda yerel mahkeme için zorunluluk doğar. Ne var ki bozma kararına uyulduğu halde bozma kararı gerekleri aynen ve tümü ile yerine getirilmemiştir. O halde öncelikle taraf koşulu oluşturulmalı, ondan sonra bozma kararı gerekleri tümü ile aynen yerine getirilmeli, bundan sonra toplanan ve toplanacak tüm deliller birlikte değerlendirilerek sonucuna uygun bir karar verilmelidir. Mahkemece bu olgular gözardı edilerek yazılı şekilde hüküm kurulması isabetsiz, davalı Ö. Faruk ile S. Tugayoğlu mirasçılarının temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde görüldüğünden kabulü ile hükmün BOZULMASINA, 06.04.2004 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy