(3402 S. K. m. 14)
Dava: Taraflar arasında kadastro tespitinden doğan dava sonucunda verilen hükmün Yargıtay'ca incelenmesi davalı İbrahim tarafından istenilmekle, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşılmakla, dosya incelendi, dosyadaki belgeler okundu, tetkik hakiminin açıklamaları dinlendi. Gereği görüşüldü :
Karar: Kadastro sırasında 101 ada 14,104 ada 1, 105 ada 199, 103 ada 27,34 ve 44 parsel sayılı sırasıyla 806.34 m2, 6338.09 m2, 432.58 m2, 2600.55 m2, 135.22 m2 ve 2777.72 m2 yüzölçümündeki taşınmazlar davalı olduğundan sözedilerek malikhaneleri açık bırakılmak suretiyle tespit edilmiştir. tespitten önce davacı Muzaffer tarafından davalı İbrahim aleyhine açılan paya yönelik el atmanın önlenmesi davası görevsizlik kararı ile kadastro mahkemesine aktarılmıştır. Mahkemece davanın kabulüne, taşınmazların teknik bilirkişi Vuslat'ın düzenlediği 15.5.2003 tarihli raporu esas alınarak taraflar ile dava dışı paydaşları adına tapuya tesciline karar verilmiş hüküm davalı İbrahim tarafından temyiz edilmiştir.
Mahkemece davalı tarafın dayandığı 20.4.1976 günlü senedin geçersiz olduğu, dava konusu taşınmazlar üzerinde tespit gününden önce genel mahkemeye açılan görevsizlik kararı ile kadastro mahkemesine aktarılan davanın açıldığı günde adlarına tescile karar verilen zilyetleri yararına 3402 Sayılı Kadastro Kanununun 14.maddesi hükmünde öngörülen kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği ile taşınmaz edinme koşullarının gerçekleştiği gerekçe gösterilerek yazılı şekilde hüküm kurulmuş ise de iddia ve savunma, uyuşmazlığın niteliği dikkate alındığında yerel mahkemece yapılan araştırma, soruşturma ve uygulama hüküm vermeye yeterli değildir. Sağlıklı bir sonuca varılabilmesi için dava konusu taşınmazların ortak miras bırakan Veli oğlu Hurşit'e mi yada Veli oğlu İsmail'e mi ait olduğunun duraksamasız belirlenmesi zorunludur. O halde yöreyi iyi bilen elverdiğince yaşlı, yansız, yerel ve uzman bilirkişi, tarafların aynı yöntemle gösterecekleri tanıklar hazır olduğu halde taşınmazlar başında yeniden keşif yapılmalı, dava konusu taşınmazların öncesinin kime ait olduğu, kimden kime kaldığı, mirasçılar arasında yöntemine uygun bir şekilde paylaşılıp paylaşılmadığı, paylaşma yapılmış ise çekişmeli taşınmazların kim yada kimlerin miras payına isabet ettiğinin belirlenmesi, bu belirleme yapılırken taşınmazların önceki malikinin ortak miras bırakan Veli oğlu Hurşit'mi yoksa Veli oğlu İsmail'mi olduğu belirlenmeli bu konuda yerel bilirkişi ve tanıklardan olaylara dayalı bilgi alınmalı, adı geçenin ölmesi halinde davada tüm mirasçılarının taraf olması gerektiği düşünülmeli, taşınmazların önceki malikinin mirasçılarını gösterecek şekilde ilgili nüfus müdürlüğünden onaylı nüfus kayıt örnekleri getirtilmeli, kimlikleri bu yolla tebliğe elverişli adresleri zabıta aracılığı ile belirlenmeli, adı geçenlere dava dilekçesi ve duruşma günü tebliğ edilmeli, husumet yaygınlaştırılarak bu yolla taraf koşulu oluşturulmalı, bundan sonra toplanan ve toplanacak tüm deliller birlikte değerlendirilerek sonucuna göre bir hüküm kurulmalıdır.
Sonuç: Mahkemece bu olgular gözardı edilerek yazılı şekilde hüküm kurulması isabetsiz, davalı İbrahim Temel'in temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde görüldüğünden kabulü ile hükmün BOZULMASINA 24.5.2004 gününde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy