(3402 S. K. m. 5, 11, 27)
Taraflar arasında kadastro tespitinden doğan dava sonucunda verilen hükmün, Yargıtay'ca incelenmesi davacı S.H. ve R.K., A.Y. ile katılan M.Y. tarafından istenilmekle, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşılmakla, dosya incelendi. Dosyadaki belgeler okundu. Tetkik hakiminin açıklamaları dinlendi, gereği görüşüldü:
Kadastro sırasında 2972, 2973, 2974 ve 2975 parsel sayılı 7400, 7000, 12500 ve 3500 m2 yüzölçümündeki taşınmazlar tapu kaydına, miras yolu ile gelen hakka ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayanılarak M.Ö. ve arkadaşları adına tespit edilmiştir. Kadastro komisyonunca itirazı red edilen R.K. ve arkadaşları taşınmazlarda davalı M.Ö'nün payı olmadığına ilişkin dava ile ilgili dava dosyası ve ekleri tapulama müdürlüğüne iade edilmiştir. Kadastro komisyonunca taşınmazların davalı olduğundan söz edilerek tespit tutanakları ve ekleri kadastro mahkemesine devredilmiştir. Tespitten önce M.Ö. tarafından M.K. ve arkadaşları aleyhine genel mahkemeye açılan el atmanın önlenmesi davası görevsizlik kararı ile kadastro mahkemesine aktarılmıştır. Mahkemece taşınmazların paylan da gösterilmek suretiyle M.Ö. ve arkadaşları adına tapuya tesciline karar verilmiş, hüküm davacı S., H. ve R.K., A.Y. ile katılan davacı M.Y. tarafından temyiz edilmiştir.
Dava konusu taşınmazlar tutanaklarında belirtilen hukuksal olgulara dayanılarak davalı M.Ö. ve arkadaşları adına tespit edilmiştir. İtiraz üzerine kadastro komisyonunca, dava konusu taşınmazlar davalı olduklarından söz edilerek tutanak ve ekleri kadastro mahkemesine gönderilmiştir. Öte yandan tespitten önce M.Ö. ve arkadaşları tarafından genel mahkemeye açılan el atmanın önlenmesi davasının görevsizlik kararı ile kadastro mahkemesine aktarıldığı dosya içeriği, duruşma tutanağına yansıyan bilgi ve belgelerle saptanmıştır. Hal böyle olunca, dava konusu taşınmazların kadastro tespitlerinin 3402 sayılı Kadastro Kanunu'nun 5. maddesi hükmü uyarınca malik haneleri açık bırakılmak suretiyle yapıldığının kabulü gerekir. Çekişmeli taşınmazların malik hanelerinin doldurulmuş olmasının hukuksal bir değeri bulunmamaktadır. Kural olarak saptanan bu hukuksal olgu, tespit maliklerinin davada zorunlu olarak taraf olmalarını gerektirir. Mahkemece dava konusu taşınmazların tespitlerinin 3402 sayılı Kadastro Kanunu'nun 5. maddesi hükmü uyarınca yapıldığı dikkate alınarak aynı yasanın 11 ve 27. maddesi hükümleri dikkate alınarak yöntemine uygun şekilde askı ilanları yapılmamıştır. Kural olarak askı ilanları yöntemine uygun şekilde yapılmadıkça kadastro hakiminin yargılamaya başlamasına olanak yoktur. Öte yandan aktarılan davanın kapsamı da sağlıklı biçimde belirlenmemiştir. Dosya içeriğine göre aktarılan davanın, dava dilekçesinde 13 parça taşınmazın davaya konu yapıldığı anlaşılmaktadır. Keşifte ise dava dilekçesinin 11. sırasında tarif edilen taşınmazların 2972 ila 2975 parsel sayılı taşınmazlar olduğu belirlenmiş, dava dilekçesinde tarif edilen ve davaya konu yapılan diğer taşınmazların kadastro sırasında hangi parsel ya da parseller altında tespit edildikleri ve hangi parsel sayılarını aldıkları saptanmamış, tutanak ve eki belgeler getirtilerek dava dosyası ile birleştirilmemiştir. O halde öncelikle 3402 sayılı Kadastro Kanunu'nun 11 ve 27. maddesi hükmü uyarınca yöntemine uygun şekilde aktarılan davanın konusu olan taşınmazlarla ilgili olarak yöntemine uygun şekilde gerekli askı ilanları yapılmalı, taşınmazlar başında yöreyi iyi bilen, elverdiğince yaşlı, yansız, yerel ve uzman bilirkişi hazır olduğu halde taşınmazlar başında keşif yapılmalı, dava dilekçesi yerel bilirkişi yardımı ve uzman bilirkişi eliyle yerine uygulanmalı, 2972 ila 2975 parsel sayılı taşınmazlar dışında kalan dava dilekçesinde tarif edilen diğer taşınmazların kadastro sırasında hangi parsel ya da parseller adı altında tespit edildiği belirlenmeli, bu yolla aktarılan davanın kapsamı sağlıklı biçimde saptanmalı, sözü edilen taşınmazların tespit tutanakları, dayanakları, belgeler davalı iseler, dava dosyalan getirtilmeli, malik haneleri doldurulmuş ise adı geçen tespit maliki ya da maliklerinin davada taraf olacakları düşünülmeli, adı geçenlere dava dilekçesi ve duruşma günü 7201 sayılı Tebligat Kanunu ve Nizamnamesi uyarınca yöntemine uygun şekilde tebliğ edilmeli, adı geçenlerden davaya karşı diyecekleri, delilleri, sorulup saptanmalı, gösterecekleri deliller toplanmalı, 2972 ila 2975 parsel sayılı taşınmazlar dışında kalan aktarılan davanın kapsamı olan taşınmazlarla ilgili olarak da yöntemine uygun şekilde gerekli askı ilanları yapılmalı, bundan sonra toplanan ve toplanacak tüm deliller birlikte değerlendirilerek 3402 sayılı Kadastro Kanunu'nun 5 ve 30. maddesi hükümleri de dikkate alınarak sonucuna göre bir karar verilmelidir. Mahkemece bu olgular göz ardı edilerek yazılı şekilde hüküm kurulması isabetsiz, bir bölüm davacılar ile katılan davacı M.Y'nin temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde görüldüğünden kabulü ile hükmün BOZULMASINA, bozma nedenlerine göre de sair yönlerin şimdilik incelenmesine yer olmadığına, 12.7.2004 gününde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy