(3402 S. K. m. 14)
Taraflar arasında kadastro tespitinden doğan dava sonucunda verilen hükmün Yargıtay'ca incelenmesi davalı Hazine tarafından istenilmekle temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşılmakla, dosya incelendi, dosyadaki belgeler okundu, tetkik hakiminin açıklamaları dinlendi. Gereği görüşüldü:
Kadastro sırasında 219 ada 93 parsel sayılı 11293 m2 yüzölçümündeki taşınmaz İbrahim Duman'ın zilyetliğinde bulunmasına rağmen zilyetlikle mülk edinme şartlarını taşımadığından Hazine adına tespit edilmiştir. Davacı Bekir Duman miras yolu ile gelen hakka, paylaşmaya, eklemeli kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayanarak dava açmıştır. Mahkemece davanın kabulü ile çekişmeli parselin tespitinin iptali ile davacı adına tesciline karar verilmiş, hüküm davalı Hazine tarafından temyiz edilmiştir.
Mahkemece toplanan ve doğru olarak değerlendirilen delillere göre diğer temyiz itirazları yerinde değildir. Ancak, kadastro tespiti 26.7.1972 tarihinden sonra yapılmıştır. 3402 Sayılı Kadastro Kanununun 14. maddesi hükmünce bir kimsenin bir çalışma alanı içinde belgesiz zilyetlikle sulu toprakta 40, kuru toprakta 100 dönüm yüzölçümündeki taşınmaz iktisap edebilir. Mahkemece bu yön gözönünde tutularak belgesiz olarak davacı tarafın miras bırakanı ile davacı ve dava dışı mirasçıları adlarına belgesizden zilyetlik yoluyla tespit ve tescil edilen başka taşınmaz bulunup bulunmadığının Kadastro ve Tapu Sicil Müdürlükleri ile Hukuk Mahkemeleri Yazı İşleri Müdürlüklerinden ayrı ayrı sorulup saptanarak deliller bu çerçevede değerlendirilip bir karar verilmesi gerekirken, mahkemenin bu yönü gözönünde tutmamış olması isabetsiz, Hazinenin temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde görüldüğünden kabulü ile hükmün BOZULMASINA, 4.3.2004 gününde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy