(1086 S. K. m. 179)
Dava: Muhdesatların aidiyetinin tespiti istemi ile açılan davada mahkemece verilen kararın Yargıtay'ca incelenmesi davalılar tarafından istenilmekle, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşılmakla, dosya incelendi. Dosyadaki belgeler okundu. Tetkik hakiminin açıklamaları dinlendi, gereği görüşüldü:
Karar: Davacı Ali davalıların miras bırakanı Mehmet adına tapuda kayıtlı taşınmaz üzerine miras bırakanın rızasıyla ev yaptırdığını, davalıların kendisini evden çıkartmak istediklerini öne sürerek arsa bedeli karşılığında tapu kaydının iptali ile taşınmazın adına tescili istemiyle dava açmıştır. Yargılama sırasında ise davasını islah ederek bilirkişi raporunda gösterildiği şekilde 1.kat 1 nolu bölümün davacı tarafından ve 3 nolu bölümün davacı ile tapu maliki davalıların miras bırakanı tarafından yapıldığının tespitini istemiştir. Davalılar davanın reddine karar verilmesini savunmuşlardır. Mahkemece davanın kabulüne, 331 parsel sayılı taşınmaz üzerinde 11.3.2003 tarihli bilirkişi rapor ve krokisinde 1.kat, 1 nolu bölümün 4.274.943.750 TL değerinde olup davacı Kadir oğlu Ali'ye ait olduğunun ve yine aynı raporda 3 nolu bölümün 2.312.541.000 TL değerinde olup davacı Kadir oğlu Ali ve Kadir oğlu Mehmet'e ait olduğunun tespitine 586.998.000 Tl vekalet ücretinin davalılardan alınarak davacı vekiline verilmesine, 187.420.000 TL.nin ( yargılama gideri ) davalılardan tahsili ile davacıya verilmesine karar verilmiştir. Karar davalılar Teslime, Nihat, Nimet, Esra ve Mustafa'ya vekaleten Avukat Z tarafından temyiz edilmiştir.
Mahkemece dava ve temyiz konusu muhtesatların davacı tarafından meydana getirildiği gerekçe gösterilerek yazılı şekilde hüküm kurulmuştur. Hukukumuzda tespit davası kendine özgü bir dava türüdür. Hangi hallerde bu davanın açılabileceği öğretide ve uygulamada belirlenmiştir. Aidiyetinin tespiti istenen muhdesatların bulunduğu taşınmazın tapu kaydı malikleri arasında açılmış derdest ortaklığın giderilmesi davasının bulunmadığı dosya kapsamı ile saptanmıştır. Kural olarak eda davası açılabileceği hallerde icra ve infaz kabiliyeti bulunmayan belli bir hukuki olgunun tespitini amaçlayan ilam istihsali için tespit davası açmakta davacının hukuki yararının bulunmadığı tartışmasızdır. Hukuki yarar dava şartıdır.
Sonuç: Mahkemece dava koşulunun oluşmadığı dikkate alınarak dayanaktan yoksun davanın reddine karar verilmesi gerekirken aksine düşünceyle yazılı şekilde hüküm kurulması isabetsiz davalılar vekilinin temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde görüldüğünden kabulü ile hükmün BOZULMASINA, istek halinde temyiz harcının davalılara iadesine, 11.5.2004 gününde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy