(3402 S. K. m. 25) (1086 S. K. m. 7, 27)
Dava: Taraflar arasında kadastro tespitinden doğan dava sonucunda verilen hükmün,
Yargıtay' ca incelenmesi davacı Vakıflar Genel Müdürlüğü, katılan davacılardan M. ve H.B. ile davalı Hazine tarafından istenilmekle, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşılmakla, dosya incelendi, dosyadaki belgeler okundu. Tetkik hakiminin açıklamaları dinlendi. Gereği görüşüldü:
Karar: 1- Dava ve temyize konu taşınmazların davacı Vakıflar İdaresi'nin tutunduğu 6 Recep 1994 tarihli Yemen Fatihi Gazi Sinan Paşa Vaktiyesi kapsamında ka1dığı mahkemece yapılan keşif, uygulama, toplanıp değerlendirilen delillerle belirlendiği gibi esasen bu olgu hükmüne uyulan daire bozma kararında da açıkça vurgulanmıştır. Ne var ki, davacı Vakıflar Genel Müdürlüğü'nün tutunduğu 6 Recep 1994 tarihli Yemen Fatihi Gazi Sinan Paşa Vakfiyesi'nin gayri sahih vakıf niteliğinde olduğu, gelirinin vakfedildiği, zemini kapsamadığı dosya içeriği ve uzman bilirkişi raporu ile belirlenmiştir. Bu nedenler ve hükümde gösterilen diğer gerekçelere göre davacı Vakıflar İdaresi'nin yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddi ile aleyhindeki hükmün ONANMASINA, ilam harcı peşin alındığından yeniden alınmasına yer olmadığına,
2- Katılan davacılar M. ve H.B., noterce düzenlenen 22.02.1985 tarihli satış vaadi sözleşmesine dayanmışlardır. Sözü edilen satış vaadi sözleşmesi Noterlik Kanunu'nun 89 ve Borçlar Kanunu'nun 213. maddesi hükümlerine uygundur. Dava konusu taşınmazların tespiti 1957 tarihinde yapılmıştır. Hal böyle olunca adı geçenlerin tespitten sonra doğan hakka dayandıklarının kabulü gerekir. Tespitten sonra doğan haklarla ilgili uyuşmazlıklar niteliği ve içeriği itibariyle "yenilik doğurucu haklara" ilişkindir. Kural olarak yenilik doğurucu haklarla ilgili uyuşmazlıkların kadastro mahkemesinde görülmesi olanaksız, genel mahkemede çözümlenmesi zorunludur. Görev kamu düzenine ilişkin olup, istek olmasa bile yargılamanın her aşamasında mahkemece re'sen gözetilmesi zorunludur. Kural olarak kadastro hakimi tespit günündeki hukuksal duruma göre uyuşmazlıkları çözümlemekle yükümlüdür. Mahkemece bu olgular dikkate alınarak hükmü temyiz eden katılan davacılar M. ve İ'nin davaları hakkında yazılı şekilde görevsizlik kararı verilmesinde bir isabetsizlik bulunmadığından adı geçenlerin temyiz itirazlarının reddi ile hükmün ONANMASINA, ilam harcı peşin alındığından yeniden alınmasına yer olmadığına,
3- Davalı Hazine'nin temyizine gelince; davalı Hazine'nin temyizi dava konusu 42 parsel sayılı taşınmazın haritasında ( A ) harfi ile işaretli M.H. mirasçıları adına tescile karar verilen 85625 m2 yüzölçümündeki bölümle ilgili hükme yöneliktir. Mahkemece, davaya ve davalı Hazine'nin temyizine konu 42 parsel sayılı taşınmazın haritasında ( A ) harfi ile işaretli 85625 m2 yüzölçümündeki bölümünün M.H. ve mirasçılarının tutunduğu dava dışı 6, 8, 9, 10, 11, 12, 13, 14, 17 ve 18 parsel sayılı taşınmazlara revizyon gören Ekim 339 tarih 146 sayılı tapu kaydının kapsamında kaldığı gerekçe gösterilerek hüküm kurulmuştur. Gerçekten az yukarıda sözü edilen M.H. ve mirasçılarının dayandığı tapu kaydının revizyon gördüğü dava dışı parseller ile dava konusu 42 parsel sayılı taşınmazın davalı Hazine'nin temyizine konu bölümüne ait olduğu mahkemece yapılan keşif, uygulama, toplanıp değerlendirilen delillerle belirlenmiştir. Sözü edilen tapu kaydında tarif edilen sınır yerleri dikkate alındığında dayanılan kayıt, değişebilir ve genişletilmeye elverişli sınırlı kayıtlardan olup 3402 sayılı K.K.'nun 20. maddesi hükmü uyarınca kapsamının yüzölçümü ile belirlenmesi zorunludur. Kural olarak, "taş" değişebilir ve genişletilmeye elverişli sınırlardandır. Kaydın oluştuğu gün dikkate alındığında bir dönüm 919 m2'dir. M.H. ve mirasçılarının tutunduğu tapu kaydının yüzölçümü kayıtta 500 dönüm olarak gösterilmiştir. Hal böyle olunca kaydın gerçek yüzölçümünün 459500 m2 olduğu tartışmasızdır. Az yukarıda vurgulandığı gibi sözü edilen tapu kaydının revizyon gördüğü dava dışı parsellerin toplam yüzölçümleri ise 414375 m2 olduğu göz önüne alındığında M.H. ve mirasçılarının tutunduğu tapu kaydının dava konusu ve davalı Hazine'nin temyizine konu 42 parsel sayılı taşınmazın 45125 m2'lik bölümünü yüzölçümü ile kapsayacağı kuşkusuzdur. Mahkemece dava konusu 42 parsel sayılı taşınmazın davalı Hazine'nin temyizine konu bölümünden 45125 m2 yüzölçümündeki bölümün ifrazı ile M.H. mirasçıları adına, geri kalan 260075 m2 yüzölçümündeki kesimin ise davalı Hazine adına tesciline karar verilmesi gerekirken, bu olgular göz ardı edilerek dava konusu 42 parsel sayılı taşınmazın haritasında ( A ) harfi ile işaretli 85625 m2 yüzölçümündeki bölümün M.H. mirasçıları adına tesciline karar verilmesi isabetsiz,
Sonuç: Davalı Hazine'nin temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde görüldüğünden kabulü ile hükmün BOZULMASINA, 01.07.2004 gününde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy