(3402 S. K. m. 20)
Taraflar arasında kadastro tespitinden doğan dava sonucunda verilen hükmün Yargıtay'ca incelenmesi davacılardan E.K. ve arkadaşları vekili AV.M.E. tarafından istenilmekle temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşılmakla dosya incelendi, dosyadaki belgeler okundu. Tetkik hakiminin açıklamaları dinlendi. Gereği görüşüldü:
Kadastro sırasında 105 ada 26 parsel sayılı 14460.26 m2 yüzölçümündeki taşınmaz vergi kaydına, paylaşmaya, bağışa ve zilyetliğe dayanılarak A.K. ve arkadaşları adına tespit edilmiştir. Davacı E.K. ve arkadaşları taşınmazın murisleri adına tapulu olduğunu davalıların zilyetliklerinin bulunmadığını ve miras haklarının yok edildiğini ileri sürerek dava açmıştır. Mahkemece davanın reddine, taşınmazın tespit gibi tapuya tesciline karar verilmiş, hüküm davacılardan E.K. ve arkadaşları vekili AV.M.E. tarafından temyiz edilmiştir.
Mahkemece dava konusu taşınmaz üzerinde tespit gününde adlarına tescil kararı verilen zilyetleri davalılar yararına 3402 sayılı Kadastro Kanunu'nun 14. maddesi hükmünde öngörülen zilyetlikle taşınmaz edinme koşullarının gerçekleştiği gerekçe gösterilerek hüküm kurulmuş ise de mahkemece yapılan inceleme, araştırma ve uygulama hüküm vermeye yeterli değildir. Davacılar tapu kaydına dayanmışlardır. Ne var ki, davacıların dayandığı tapu kaydının maliki ya da malikleri ile davacıların akdi, irsi bağlantısı gereği gibi belirlenmemiş, tespitte saptanan hukuksal olgu dikkate alınarak davacıların tutunduğu tapu kaydının hukuksal değerini yitirip yitirmediği belirlenmemiştir. O halde sağlıklı bir sonucu varılabilmesi için davacı tarafın tapu kaydı ile akdi yada irsi ilişki saptandığı ve kaydın hukuksal değerini yitirmediği belirlendiği takdirde taşınmaz başında yeniden keşif yapılmalı, yerel bilirkişi yardımı, uzman bilirkişi eli ile tapu kaydı yöntemine uygun şekilde yerine uygulanmalı kapsamı 3402 sayılı Kadastro Kanunu'nun 20. maddesi hükmüne uygun şekilde belirlenmeli, yerel bilirkişice bilinemeyen sınır yerleri bulunduğu takdirde taraflara tanık dinletme olanağı sağlanmalı, dava konusu taşınmazın tümü ya da bir bölümü tapu kaydı kapsamı dışında kaldığı takdirde yeterli biçimde zilyetlik araştırması yapılmalı, tespite esas alınan vergi kaydı yerine uygulanmalı, kapsamı belirlenmeli, özellikle davacı tarafın gösterdiği tanıklar dinlenilmeli, bundan sonra tutanak bilirkişileri dinlenerek dinlenen yerel bilirkişi ve tanık sözleri arasındaki aykırılık giderilmeli, uzman bilirkişiden keşfi izlemeye bilirkişi sözlerini denetlemeye imkan verecek şeklide ayrıntılı gerekçeli rapor alınmalı, komşu parsellerin tutanak ve dayanakları belgelerle bilirkişi ve tanık sözleri denetlenmeli bundan sonra toplanan ve toplanacak tüm deliller birlikte değerlendirilerek sonucuna göre bir karar verilmelidir. Mahkemece bu olgular gözardı edilerek hüküm kurulması isabetsiz, davacılar vekilinin temyiz itirazlarının bu nedenlerle kabulü ile hükmün BOZULMASINA, 16.02.2004 gününde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy