(3402 S. K. m. 5) (1086 S. K. m. 45, 237)
Dava: Taraflar arasında kadastro tespitinden doğan dava sonucunda verilen hükmün, Yargıtayca incelenmesi katılan M.Nuri Kaya ile davacı mirasçıları Nejla Kaya ve Hüseyin Kaya tarafından istenilmekle, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşılmakla, dosya incelendi. Dosyadaki belgeler okundu. Tetkik hakiminin açıklamaları dinlendi, gereği görüşüldü:
Karar: Dava konusu taşınmazlar davalı olduklarından söz edilerek 3402 sayılı Kadastro Kanununun 5. maddesi hükmü uyarınca malik haneleri açık bırakılmak suretiyle tespit edilmiştir. Tespit gününden önce davacı Ömer Kaya tarafından davalılar Hazine, Mehmet Soysal ve arkadaşları aleyhine Asliye Mahkemesine açılan ve Fahrettin Saygılı'nın tapu kaydına dayanarak tescile itiraz davacısı olarak katıldığı, tescil davası görevsizlik kararıyla Kadastro Mahkemesine aktarılmıştır. Somut olayda tespit gününden önce Asliye Mahkemesine açılan davanın niteliği ve içeriği dikkate alındığında taşınmazların bulunduğu köy yada belde tüzel kişiliğinin davada taraf olması zorunludur. Taraf koşulunun oluşturulmamış olması başlı başına bozma nedenidir. O halde öncelikle dava konusu taşınmazların bulunduğu köy yada belediye tüzel kişiliğine dava dilekçesi ve duruşma günü yöntemine uygun şekilde tebliğ edilmeli, husumet yaygınlaştırılarak bu yolla taraf koşulu oluşturulmalı, köy yada belediye tüzel kişiliğinden davaya karşı diyecekleri sorulup saptanmalı, göstereceği deliller toplanmalıdır. Öte yandan Kadastro Hakiminin uyuşmazlığı aktarılan davanın kapsamı ile sınırlı olarak çözümleyeceği kuşkusuzdur. Tespitten önce Asliye Mahkemesine açılan ve davanın konusu olduğu kabul edilerek malik haneleri açık bırakılarak tespit edilen 102 ada 14, 52 ada 10, 102 ada 11, 54 ada 1 parsel sayılı taşınmazlarla ilgili davalardan davacı tarafın 6.2.1987 tarihinde yöntemine uygun şekilde feragat ettiği feragatle davanın kendiliğinden son bulacağı, feragatin hukuksal sonuç doğurabilmesi için karşı tarafın kabulüne gerek olmadığı göz önüne alındığında söz konusu taşınmazların aktarılan davanın konusu olmadıkları, aktarılan davanın konusu taşınmazların 116 ada 2 ve 101 ada 5 parsel sayılı taşınmazlar olduğu dosya kapsamı ile belirlenmiştir. Ne var ki önceki günlü iade kararında açıklandığı gibi 101 ada 5 parsel sayılı ve aktarılan davanın kapsamı olan taşınmazın 1989/42 esas sayılı dava dosyası ile davalı olduğu davanın Asliye Mahkemesinde görülmekte olduğu dosyaya yansıyan bilgilerden anlaşılmaktadır. Sözü edilen dava dosyası getirtilip incelenmeli, bu dava derdest ise görevsizlik kararı ile Kadastro Mahkemesine aktarılması sağlanmalı, derdest olmadığı yada hükme bağlanmış ve kesinleşmiş ise bu dava dosyası incelenmeli, taraflar arasında koşulları usulün 237. maddesi hükmünde öngörülen şekilde kesin hüküm bulunup bulunmadığı araştırılmalı, kesin hükmün varlığı halinde kesin hükmün olumsuz dava koşulu olduğu, aynı taşınmaza ilişkin sonraki günlü uyuşmazlıkların önceki günlü kesin hükme göre çözümleneceği düşünülmeli, kesin hükmün bulunmadığı saptandığı takdirde dava dosyası ve dayanağı ilamın güçlü delil niteliğinde olabileceği, güçlü delilin de aksinin daha güçlü delille kanıtlanabileceği deliller değerlendirilirken göz önünde tutulmalı, 101 ada 5 parsel sayılı taşınmazla ilgili olarak Asliye Mahkemesindeki davanın tespit gününden sonra açıldığının belirlenmesi halinde bu davanın katılma niteliğinde olabileceği düşünülmeli, usulün 45 ve onu izleyen maddeleri hükmü uyarınca dava dosyaları birleştirilmeli, bundan sonra toplanan ve toplanacak tüm deliller birlikte değerlendirilerek sonucuna uygun bir karar verilmelidir.
Sonuç: Mahkemece bu olgular göz ardı edilerek işin esası hakkında yazılı şekilde hüküm kurulması isabetsiz, katılan M.Nuri Kaya ile davacı mirasçıları Nejla ve Hüseyin Kaya'nın temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde görüldüğünden kabulü ile hükmün BOZULMASINA, bozma nedenlerine göre sair yönlerin şimdilik incelenmesine yer olmadığına, 16.3.2004 gününde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy