(3402 S. K. m. 14, 16/B)
Dava: Taraflar arasında kadastro tespitinden doğan dava sonucunda verilen hükmün, Yargıtay'ca incelenmesi davalı Hazine tarafından istenilmekle, temyiz isteminin süresinde olduğu anlaşılmakla dosya incelendi, dosyadaki belgeler okundu, tetkik hakiminin açıklamaları dinlendi. Gereği görüşüldü:
Karar: Kadastro sırasında 190 ada 17 parsel sayılı 295,17 m2 yüzölçümündeki taşınmaz dava dışı 14, 15, 16 parsel sayılı taşınmazlara revizyon gören vergi kaydının miktar fazlası ve harman yeri olarak sınırlandırılmıştır. Ziya Biçer irsen gelen zilyetliğe dayanarak dava açmıştır. Mahkemece davanın kabulüne, dava konusu 190 ada 17 sayılı parselin davacı Ziya Biçer adına tesciline karar verilmiş, hüküm davalı Hazine tarafından temyiz edilmiştir.
Mahkemece davacı tarafın dayandığı dava dışı parsellere revizyon gören vergi kaydının miktar fazlasından oluşan dava konusu taşınmazların, kamu malı niteliğinde harman yeri olmadığı tespit gününde adlarına tescile karar verilen zilyet davacılar yararına 3402 sayılı Kadastro Kanununun 14. maddesi hükmünde öngörülen kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği ile taşınmaz edinme koşullarının gerçekleştiği gerekçe gösterilerek hüküm kurulmuş ise de toplanıp değerlendirilen delillere göre yerel mahkemenin vardığı sonuç dosya içeriğine uygun düşmemektedir. Davacıların dayandığı dava dışı 14, 15 ve 16 parsel sayılı taşınmazlara revizyon gören vergi kaydında nizalı parseller yönü kuzeyde kuyu, doğuda ağıl ve sırt olarak sınır tarif edilmiştir. Taşınmazın kuzey ve doğu sınırlarını oluşturan 20 parsel sayılı taşınmazın harman yeri niteliği ile sınırlandırıldığı ve tespitinin kesinleştiği dosya kapsamı ile belirlenmiştir. Saptanan bu hukuksal olgu karşısında yerel bilirkişi ve tanıkların resmi kayıt ve belgelere ve eylemli duruma aykırı düşen dayanaktan yoksun sözlerine değer verilemez. Daha açık bir anlatımla dayanılan ve dava dışı 14, 15 ve 16 parsel sayılı taşınmazlara miktarıyla revizyon gören 1937 tarih 7 tahrir sayılı vergi kaydının sınırında her ne kadar nizalı parsel yönü kuzeyde kuyu doğuda ağıl ve sırt olarak sınır tarif edilmiş ise de çekişmeli taşınmazın sınırında harman yeri niteliğiyle sınırlandırıldığı ve kesinleştiği belirlenen 20 parsel sayılı taşınmazın bulunduğu belirlenmiştir. Kural olarak kayıtta tarif edilen sınır yeri eylemli duruma uymadıkça eylemli duruma değer verilmesi zorunludur. Kaldı ki, bu nitelikteki taşınmazların içerisinde yol, hendek, çukur, kuyu gibi doğal sınır yerlerinin bulunması da mümkündür. Hal böyle olunca vergi kaydı miktar fazlasından oluşan dava konusu taşınmazın harman yeri olduğunun kabulü gerekir. Bu nitelikteki taşınmazlar üzerinde sürdürülen zilyetlik süresi ne olursa olsun hukukça değer taşımaz. Mahkemece bu olgular dikkate alınarak davanın reddine dava konusu taşınmazın 3402 sayılı Kadastro Kanununun 16/B maddesi hükmü gereğince harman yeri olarak sınırlandırılmasına karar verilmesi gerekirken delillerin takdirinde yanılgıya düşülerek yazılı şekilde hüküm kurulması isabetsiz, davalı Hazinenin temyiz itirazları bu nedenle yerinde görüldüğünden kabulü ile hükmün BOZULMASINA, 4.3.2004 gününde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy